17 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kırıkkale İçin Fikir Üreteceğiz
   Bu haber 7263 kez okunmuştur.
14 Mart 2014 Cuma 08:30:00
Yazı boyutu :13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
Türk Ocağı Kırıkkale Şubesi’nin yeni başkanı Murat Ünver ile röportajımız kaldığımız yerden devam ediyor. Türk Ocağı’nın yeni döneminin konuşulduğu ilk bölüm röportajımızın ardından son bölümümüzde Kırıkkale siyasetini konuşacağız. Röportajın ikinci bölümünden detaylar sizlerle…

ŞAYIK: Sayın Ünver, röportajımızın ikinci bölümünde biraz Türk Ocağının yeni döneminde yapacağınız çalışmalar, projelerden bahsetmek istiyorum. Fakat öncesinde Mahalli İdareler Seçimlerine kısa bir zaman kala gelelim Kırıkkale’deki siyasi atmosfere. Belediye başkanlığı seçimleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

ÜNVER: Bence Kırıkkaleliler seçim atmosferini seviyor. Çok eğleniyorlar. Yorumlar, mütalaalar, sohbetler, yürüyüşler, kucaklaşmalar, siyasi atraksiyonlar, yalanlar, palavralar daha niceleri. Kavgasız, gürültüsüz, patırtısız bir seçim süreci. Zaten bize de bu yakışır.

ŞAYIK: Sizce Kırıkkale Belediye başkanı nasıl olmalıdır?

ÜNVER: Bu sorunun cevabı iki kısımdır. Birinci kısım herkesin bildiği klişe tanım. Dürüst, çalışkan, halktan biri, çalmayan, taraf tutmayan, vizyon sahibi, kültürlü, vs. vs. Bu sıfatları şu anda herkes taşıyor. Mesele seçildikten sonra da bu sıfatları taşımaya devam edebilmekte. Bu işler kolay işler değil. Bugün ağzınızdan çıkana yarın sahip çıkabilmek çoğu zaman mangal gibi yürek ister. Seçim bürolarının önünden geçerken bakıyorum her an her seçim bürosunda birkaç yüz insan öylece duruyor. Şahsen merak ediyorum bu insanlardan kaçı acaba hiçbir beklentisi olmaksızın orada bulunuyor? Seçimden sonrası için acaba ne gibi beklentileri var? Başkanlar bunların ne kadarını karşılayabilecek? Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. İnsanları boş vaatlerle oyalayamazsınız. Ortaya ciddi şeyler koymak zorundasınız. Önümüzde çok taze bir örnek var. Veli Bey (Korkmaz) bana göre Kırıkkale’de çok ciddi işler yapmıştır. Geldiğinde Samsun Bulvarında çukurdan gidilemezdi, Cumartesi pazarında slalom yaparak araç kullanmak işin doğası olmuştu. Geçen 10 senede yolları asfalt yaptı, kaldırımları kapladı. 80 senede yapılmayan işleri yaptı. Kırıkkale’yi eli yüzü düzgün bir hale getirdi. Esasen güzel bir makyaj yaptı. Sonuç: Bu yeterli olmadı. Kırıkkale’liler bunu yeterli görmedi ve Veli Bey’e desteğini çekti. Veli Bey döneminde Kırıkkale’nin geleceğine ve ihtiyaçlarına dönük ciddi bir iş yapılmamıştır. Siyasilerin şöyle söylemlerini işitiyoruz. Efendim duble yol yaptık, hızlı tren yapıyoruz, otoyola başlıyoruz, organize savunma sanayii bölgesi kuruyoruz, başka, benim aklıma başka bir şey gelmiyor. Bakın Kırıkkale’liler özellikle de son propaganda jeneriklerinden sonra bunları yeterli bulmuyor. Diğer illere yapılan tesisleri ve yatırımları gördükçe Kırıkkale’de Kırıkkale’liler için özel olarak hiçbir şey yapılmadığı ortaya çıkıyor. 47 vilayet için yapılan yatırımları Kırıkkaleli’ye hizmet gibi sunmak uygun olmuyor. Bunlar 47 vilayetin ihtiyacı için tasarlanmış projelerdir. Kırıkkale de 48. Vilayet olarak bunlardan istifade edecektir. Kırıkkale’nin ciddi ihtiyaçları vardır ve bunların ivedilikle karşılanması gerekir.

ŞAYIK: Nedir bu ihtiyaçlar?

ÜNVER: Bunları toplu olarak birazdan açıklayayım dilerseniz.

ŞAYIK: Peki başkan adaylarının projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

ÜNVER: Bu konuda çok sıkıntı çektiklerini düşünüyorum.  Bana göre ortada kayda değer proje pek yok. Sunulan şeyler zaten yapılması gereken şeyler. Bazıları da biraz fazla ütopik. Ankara belediye başkanının önceki seçimlerde yaptığı gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan şeyler. Hakan Bey bakın ben 44 yaşında ve 23 yıllık  bir üniversite hocasıyım. Kimseden şahsi olarak maddi, manevi ve siyasi bir beklentim yok Ocağımızın da geçmişi belli, misyonu belli. Daha öncede söyledim benim tek bir tarafım var o da Kırıkkale halkı, Türk milleti. Ben yaradılışım itibari ile haksızlığa, mantıksızlığa, yanlışlığa tahammül edemem. Ben vazifemi yaparım yanlışı ortaya koyarım, herkes hissesini alır.  Bu halkın, ki buna ben de dâhilim istismarına dur demek lazım. Herkes işini düzgün yapsın. Birbirimizi aldatmayalım el birliği içinde güzel, tertemiz bir ortamda kardeşçe yaşayalım. Ben adayların üçünü yakinen tanırım, diğerlerinin faaliyetlerini de takip ediyorum. Ayrıca üniversitede çalışıyorum. Şu ana kadar hiçbir adayın üniversitedeki hoca arkadaşlardan destek aldığına ilişkin bir duyum almadım. Demek ki bizim adayların desteğe ihtiyacı yok onlar her şeyi gayet iyi biliyor. Zaten sorun da burada, başkan seçildikten sonra çevresini şakşakçılar sarıyor. Başkan kafasına göre bir şeyler takılıyor.  Şak şakçılar şak şak yapıyor başkan kendini Einstein sanmaya başlıyor. Aklıselim birileri bir şeyler demeye çalışıyor başkan üstün zekâsıyla (gülüyor) bunları susturuyor ve çevresinden uzaklaştırıyor. Bu hikâye bir sonraki seçim gecesi başkan Einstein, seçimi kaybettiğini görene kadar sürüyor. Millet çekip gidiyor başkan cascavlak kös kös evinin yolunu tutuyor. Bunun böyle olduğunu anlamak için illa yaşamak gerekmez, biraz gözlemek, biraz feraset yeterlidir.


 

ŞAYIK: Sizi biraz dolu görüyorum.

ÜNVER: Bu tiyatro bitsin artık. Bakın birçok ülke ve birçok halk gördüm. En son geçen hafta Umre’de gözlemlerim oldu. Bütün İslam coğrafyası bizim ayağa kalkmamızı bekliyor. Biz millet olarak Alman’dan da, İtalyan’dan da, Suudi’den de Malezyalı’dan da farklıyız. Allah’ın bize verdiği bir takım hususiyetler ve buna bağlı olarak verdiği görevler var. Hızlı bir şekilde kendimize çeki düzen verip asli vazifelerimize yönelmeliyiz.

ŞAYIK: Türk olarak.

ÜNVER: Evet Türk olarak. Hoca Ahmet Yesevi’nin dediği gibi Türk’lüğümüz bizim kaderimizdir. Ve şahsen ben bununla iftihar ediyorum. İnsanlık tarihinin iyi bilinen beş bin senesinde benim ecdadım alnımı yere eğdirecek tek bir vukuatı yoktur. Ben neden iftihar etmeyeyim ki? Bakın şunu herkes iyi anlasın biz Türk Milliyetçileri hiçbir zaman ırkçı olmadık. Bu bizim genetiğimizde yok. Şahsen binlerce Türk Milliyetçi’si tanırım içlerinde ırkçı olanlar sadece 3 kişi o da icraatında değil sadece ağzında. Bir Fransız yazar diyor ki; “Türkler çok ilginç insanlar Türkçe konuşan herkesi kendilerinden kabul ediyorlar.” Bu adam sizce haksız mı? Türkçe olimpiyatlarını hatırlayın renk renk çocuklar bizim kültürümüze ait ezgileri, şiirleri okurken biz onları sevgi ile muhabbetle kucaklamıyor muyuz? Biz Türkler bizimle birlikte olan herkesi etnik kökenine bakmadan kardeş biliriz. Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Boşnak, Arnavut, Ermeni, Alman hatta Arakanlı. Size Medine’ki Arakan’lı kardeşim Abdulmennan ile çekilmiş fotoğrafımı vereyim de sayfaya koyun. Kimi İran’ın peşinde, kimi Vahhabinin, kimi Arabın, kimi ne olduğu belirsiz talibanın. Kimi Amerikan, kimi Yahudinin arkadaşım kendi değerlerine sahip çık bu seni de çevreni de ihya etmeye yeter. Allah sana lütfetmiş Türk yaratmış ya da Türk’e yoldaş yaratmış, sen elindeki farkında değilsin ve nimete ihanet ediyorsun. Nimete ihanet edenlerin halini eski Osmanlı coğrafyasında görüyorsunuz. Birlik bütünlük içinde geleceğin inşasına bakalım. Biz birken kendi aramızda neyi paylaşamıyoruz. Birileri ümmetçilik altında gizli Kürt’çülük yapıyor, yemiyoruz kardeşim. Yapmayın. Bu ülkeye zarar vermeyin, kardeşliğimize zarar vermeyin.


 

ŞAYIK: Kırıkkale’nin ihtiyaçları demiştiniz

ÜNVER: Evet demiştim. O kadar çok ki. Yapılması gerekenler.

Mesela şehri bölen tren hattının şehir dışına alınması lazım.

Sonra Kaletepe’nin düzenlenip insanımızın dinleneceği bir belediye restoranı ve kafeterya yapılmalı. Ardiyeciler sitesi oradan kaldırılmalı. Bir teleferikle insanımız meydandan Kaletepe’ye geçmeli.

Kanalizasyon, elektrik, su alt yapısı çok eskidi, elden geçirilmeli, hala kullanılan asbestli borular değiştirilmeli. Belediyenin elinde doğru dürüst şebeke haritası yok bunlar çıkarılmalı.

Acil müdahale ekibi kurulmalı, kaldırım kalkmışsa, direk devrilmişse, yol kazılmışsa aylarca orada kalmamalı bir ekip 3 saat içinde o bölgeyi düzenlemeli, çirkinlikler giderilmeli. Çok mu zor? Sen adamını çalıştıramazsan çok zor.

Her ay farklı bir branşta 2-3 günlük müsabakalar düzenlenmeli. Satranç, tavla, mangala, tombala gibi. İnsanlar sosyalleşmeli bu sayede eğlenceli beraberlikler tertip edilmeli.

Çok önemli bir husus Üniversite, yüksek ihtisas, tıp fakültesi, polis okulu, yeni mahalle, yeni sanayi sitesi, Yenişehir, organize sanayi bölgesi, Samsun yolu makromarket, eski sanayi, Osmangazi, Cumartesi pazarı dolaşan bir hafif raylı sistem, metrobüs gibi bir sistem kurulmalı. Bu önemli bir ihtiyaç olmazsa olmaz ama hiçbir aday bu konuya giremiyor. Niye acaba ? (Gülüyor)

Yüksek Hızlı Tren istasyonu Yenişehirde olmalı, Ankara’nın hasta potansiyeli Yüksek İhtisas, Tıp Fakültesi’nde değerlendirilmesi için düzenlemeler yapılmalıdır.

Ahılı Kırıkkale arasında kalan bölge devlet kampüsü ve açık hava AVM olarak düzenlenmelidir. Bakın giden vali çok büyük bir yanlış yaptı kimse de ses çıkarmadı. Kentin zaten sınırlı sayıda olan bir parkı yok edildi, yanlış tasarlanmış bir bina yanlış yere kondu. Vali iş yapayım derken kucağımıza koca bir sorunu attı gitti. Aslında tüm ülke için örnek bir uygulama yapılabilir. Geniş bir alanı Türk mimarisi ile kamu kampüsü yaparsınız. Yüksek olmayan, içinde ulaşımı kolay, insanların işlerini kolaylıkla gördükleri nezih bir alan. Lokantası, kafeteryaları, dinlenme ve spor alanları ile hem vatandaşa hem de çalışana hizmet veren keyifli bir alan oluşturulur. Meydandaki milli eğitim müdürlüğü, okul, valilik, emniyet sarayı, adalet sarayı kaldırılmalı. Ortaya Kırıkkale Valisinin ve Belediye Başkanının makam ve toplantı salonlarını içeren Kırıkkale’ye yaraşır iki Türk konağı yapılmalı, kaletepe meydan arasında teleferik gibi bir sistemle eğlence ve dinlenme imkânı sağlanmalı. Okul ve Milli Eğitimin olduğu yere 1500 kişilik bir ana konferans salonu, 200 ve 500 kişilik iki salon ile sergi salonları ile resim elişi, halkoyunları gibi kültürel eğitimlerin verileceği salonlar yapılmalıdır.

Kırıkkale batıda sıkıştı, yeni açılım alanı, Kırıkkale’nin güneyidir. Karadeniz otoyolunun Hasandede-Kırıkkale arasından geçmesi ile o bölge hem değer hem önem kazanacaktır. Burası için düzgün bir şehir planı hazırlanmalıdır.  

Kırıkkale Savunma Sanayi Organize bölgesi serbest bölge statüsünde olmalı. Serbest bölge avantajlarından yararlanmalıdır. Ortada değil daha kuytu bir alanda olmalı, çevresinde ciddi şekilde güvenlik önlemi alınmalıdır. Bu alanın sıradan organize sanayi bölgeleri ile ciddi farkı olabilmelidir. Ürünlerini sınırlama olmadan ulusal - uluslarası her legal müşteriye satabilmelidir.

Kırıkkale’de iki adet 380 kV enerji nakil hattı, 2 adet doğalgaz hattı, Kızılırmak, Delice Irmağı, Türkiye’nin her yerine kısa sürede ulaşım kolaylığı, Üniversite, Havaalanına 45dk’da erişim imkânı, tren hattı, yetişmiş kalifiye insan gücü gibi sanayi için çok önemli kaynaklar bulunuyor. Ancak bunları değerlendiremiyoruz. Milletvekillerini genel başkanlar önümüze koyuyor biz de biraz genel başkan, biraz parti, biraz aday etkisi ile oy veriyoruz. Ama belediye seçimleri öyle değil, büyük ölçüde başkan şahsına oy alıyor bu ne demek? Kırıkkale halkı temsilci olarak, hami olarak başkanı tercih etmiştir demek. Seçilen başkan idrakinde olmalı Kırıkkale’nin menfaatleri doğrultusunda hareket etmelidir. Gerekirse uluslarası silah ya da otomotiv firmalarıyla görüşmeli, Kırıkkale’ye bu tür dev firmaları getirmek için imkânlar hazırlamalıdır.

Geçmiş dönemdeki siyasetçilerin kapasitesi bunları görmeye yetmedi veya umursamadılar. Belediye başkanı tüm Kırıkkale’yi temsil etmenin sorumluluğu ile bu hedeflerin takipçisi olmalıdır. Bunları yapamadıktan sonra çakar lambalı siyah Audi’de dolaşmakla başkanlık olmuyor. Yeter mi daha sıralayım mı?

ŞAYIK: Bu kadar projeniz var siz neden aday olmadınız?

ÜNVER:  Biz bu milletin hizmetkârıyız. Gün gelir milletimiz hizmetimizi dilerse biz de üzerimize düşen görevi layıkı ile yapmaya çalışırız. Bizim anlayışımızda ehil görülen kişiye ilgili partiden davet gider, durum değerlendirilir, uygun görülürse kader birliği yapılır. Ortaya çıkıp ben başkan olacağım demek bana pek çok hoş gelmiyor. Bu gün Ocak başkanlığı görevi verilmiştir. Şimdi bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğiz. Gelecek için ise henüz çok erken.


 

ŞAYIK: Türk Ocağı’nın önümüzdeki faaliyetleri neler olacak?

ÜNVER: Çarşamba sohbetlerine Ocağımızda başlıyoruz. Bu faaliyet ocağımızın olmazsa olmazı, çok önemli. Seçimlerden sonra Kırıkkale genelinde konferanslar düzenleyeceğiz. Halkımıza önemli kişilerle sohbet etme imkânı sağlayacağız, bilgilere ilk ağızdan ulaşacaklar. Bunun dışında Kırıkkale’nin düşünen, üreten zihinlerini eşraf toplantılarında bir araya getirmeye çalışacağız. Tüm kimliklerimizi bir kenara bırakarak parti, bölge, meslek vs gözetmeden Kırıkkale için fikirler üreteceğiz ve bunları el birliği ile ağız birliği ile sahip çıkacağız, gündeme getireceğiz. Amacımız Kırıkkale’ye, insanımıza sahip çıkmak, elimizdeki imkânları kullanarak daha müreffeh hale gelmek.

ŞAYIK: Nasıl olacak bu?

ÜNVER: Çok güzel olacak. Kalbi Kırıkkale için çarpan insanlar bir araya gelecek, şahsi menfaat gütmeksizin aklın yoluna hep birlikte sahip çıkacaklar.

ŞAYIK: Kulağa güzel geliyor

ÜNVER: Merak etmeyin, Kırıkkale çok daha güzel bir Kırıkkale olacak. Biz elimizden gelen katkıyı sağlayacağız. Hakan Bey biz Ocak olarak uzmanlığımız çerçevesinde yardıma ihtiyaç duyan herkese katkı sağlamaya hazırız. Türk Ocağı Doruk İşhan’ında, benim şahsi telefonum 534 401 71 71 hemşehrilerimiz her konuda her zaman bana ve arkadaşlarıma ulaşabilirler.


 

ŞAYIK: Hocam bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz.

ÜNVER: Hakan Bey ben size ve sizin nezdinizde Kale Haber camiasına teşekkür ederim. Sizler Kırıkkale’de çok önemli bir hizmet geçekleştiriyorsunuz. Özellikle AHİ TV’yi Kırıkkale’ye kazandırmanız emsalsiz bir başarı. Bu televizyon bizim kültürel ve ekonomik gelişimimize büyük katkılar sağlayacaktır. İnsanımızın şehirde ve hatta Kırşehir’de olan bitenden haberdar olmasını sağlayacak ve kaynaşmayı sağlayacaktır. Esas itibari ile Kırıkkale, Kırşehir her açıdan bir elin parmakları gibi. Televizyon iki şehrin kaynaşması ve ortak hareket etmesi için büyük imkan sağlayacak. Şahsen çok büyük bir fırsat olarak görüyorum. Tüm Kırıkkale’nin, siyasetçisi, bürokratı, esnafı, halkı herkesin AHİ TV’ye sahip çıkması gerekir. Elimize geçen bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz, bu fırsattan Kırıkkale olarak, Kırşehir olarak istifade etmeliyiz. Bu noktada Ercihan Bey’i anmadan geçemeyeceğim. Bana göre Kırıkkale’deki girişimcilerin başında gelir. 20 yılda takdire şayan bir başarı grafiği göstermiştir. Kırıkkale’ye çok büyük hizmetleri olmuştur. Hepimizden çok daha fazla Kırıkkale’lidir. Bu vesile ile Kale Haber Grubuna yayın hayatında başarılar diliyorum. Kalbimiz ve desteğimiz sizinle.

 


   
  Sayfayı yazdır  
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Abdullah YAMAN  -  19-08-2015 - 12:39
Sayın hocam bu değerli bilgilerini bütün Kırıkkale halkıyla paylaştığın için size teşekkür ederim Sayğılar.
  
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Halil Eşmebaşı
Baturhan Çetin
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net