20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Faşizme ve Savaşa Karşı Barış İstiyoruz
   Bu haber 1830 kez okunmuştur.
03 Eylül 2016 Cumartesi 10:09:00
Yazı boyutu :13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
1 Eylül 1939 yılında Nazilerin polanya’yı işgaliyle başlayan ikinci empeyalist savaşı nedeniyle Kırıkkale Eğitim sen üyeleri Cumhuriyet meydanında miting düzenledi. Grup adına Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin açıklamalarda bulundu. Şahin, “ 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başlayan İkinci Büyük Emperyalist Savaşı, ardında milyonlarca ölü, milyonlarca yaralı, harabeye dönmüş kentler ile büyük bir acı ve gözyaşı bıraktı.’’dedi.

CAN VERİYORLAR

Şahin, “İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi. Ancak geçmişten bu yana emekçiler ve ezilen halklar savaşa karşı barışı savunurken, dünyayı yöneten güçler hala savaştan, kan dökmekten,barbarlıktanvazgeçmedi! Küresel emperyalist güçlerin isteği ve yönlendirmesiyle, uzun süredir Suriye ve Irak’ta savaş sürüyor. AKP iktidarı öteden beri yanlış olan Suriye politikasındaki ısrarını derinleştirerek sürdürüyor. Hala kadınlar, çocuklar, gençler ölüyor, sakat kalıyor, salgın hastalıklar, evsizler, sığınmacılar çoğalıyor. Çağdışı cihatçı IŞİD vb. örgütler en çok kadınların hayatını cehenneme çeviriyor, Ortadoğu halklarına dünyayı dar ediyor. Milyonlarca savaş mağduru insanlık dışı koşullarda hayatlarını sürdürmeye çalışıyor, binlercesi, göç yollarında can veriyor.’’şeklinde konuştu.

 

ONLARCASI YARALANDI

Şahin, “1 Eylül’ün Dünya Barış Günü olarak ilan edilmesi üzerinden tam 77 yıl geçmesine rağmen hala ülkemizde “kutlu olsun” diyemiyoruz! Ülkemiz yangın yeri… Çatışma, gözyaşı ve acı dört bir yanımızı sardı.  Türkiye içinde ve dışında çatışmaların artmasıyla birlikte, barış talebinin öne çıktığı bir dönemde 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyoruz. Bu yıl 1 Eylül Dünya Barış günü, yaşadığımız coğrafyada artan çatışma, saldırı ve katliamların, içerde ve dışarda kışkırtılan savaş ve şiddet politikalarının sonucu olarak yaşanan ölümler, baskı ve şiddet uygulamalarının yaşandığı bir döneme denk gelmiştir.   Son zamanlarda Van’da ve Elazığ’daki patlamalarda, Gaziantep’te insanların en mutlu gününe, düğüne yapılan alçakça saldırı sonucu çoğu çocuk onlarca insanımız yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı.’’

           

ÖDEMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR

Şahin, “En son Artvin’de ana muhalefet partisi konvoyunu hedef alan saldırı ise savaş ve kaosun derinleştirildiği bu ortamda hiç birimizin can güvenliğinin olmadığını, demokrasiyi ve barışı savunmada daha ısrarcı bir tutum alınması gerektiğini gözler önüne sermiştir. Emekçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmak için gece gündüz çalışanlar, bir taraftan işçi ve emekçilerin sofrasındaki ekmeği daha da küçültmek için peş peşe adımlar atarken, diğer taraftan içerde ve dışarıda benimsenen savaş ve şiddet politikaları ile ülkemizi sonu görünmeyen bir karanlığın içine itiyorlar.  Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, “yurtta barış, dünyada barış” için mücadele etmek yerine, “içerde savaş, dışarıda savaş” politikasının benimsemesinin bedelini, bu ülkenin gençleri, yaşamlarının baharında ölüme gönderilerek ödemek zorunda bırakılıyor.’’

 

ADIM DAHA YAKLAŞILMASI DEMEKTİR

Şahin, “Devletin görevi çocukları ve gençleri ölüme göndermek değil, onları her ne pahasına olursa olsun yaşatmaktır. Demokratik, insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir devlet, içeride ve dışarıda barışçıl bir siyaset izlemek zorundadır. Hayatının baharında toprağa düşen gençlerin aileleri ve yakınları başta olmak üzere, Türkiye’de yaşayan herkesin barış talepleri dikkate alınmalı, savaş politikalarından derhal vazgeçilmelidir. Yıllardır emek ve demokrasi mücadelesi yürüten biz Emek ve Demokrasi Güçleri açısından barış mücadelesini, diğer alanlarda yürütülen mücadelelerden ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Gerçek anlamda demokrasinin, eşitliğin ve barışın yaşam bulmadığı ülkelerde, emekçilerin haklarını koruması ve yeni haklar kazanması söz konusu olamaz. Emek ve demokrasi güçlerinin savaşa karşı demokrasi ve barış için birleşmek dışında başka bir seçeneği yoktur. Çünkü demokrasiyi kazanmak, Ülke sorunlarının barışçıl temelde ve eşit haklar temelinde çözüme kavuşması, tüm inançların özgürce yaşanabilmesi, emekçilerin hak arayışlarının önündeki tüm engellerin kaldırılması ve gerçek anlamda demokratik bir Türkiye yaratılması hedefine bir adım daha yaklaşılması demektir.’’

 

YÖNETİM ANLAYIŞINA DİRENMEK OLMALIDIR

“Yıllardır özlem duyduğumuz, silahların tamamen susup demokratik siyasetin konuşulduğu, halklar arasındaki barış ve kardeşlik duygularının güçlendiği bir ortamın yaratılması gerekmektedir. Bu toplumun tüm kesimlerinin ortak beklentisi haline gelmiştir. Savaşların, işgallerin yoğunlaştığı, farklı milliyetlerden ve mezheplerden halkların birbirine karşı kışkırtılmaya çalışıldığı bugünlerde bizlere düşen görev, ülkenin göz göre göre savaş politikalarının içine çekilmesine karşı emek, barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmek, her türlü baskıya ve zorba yönetim anlayışına direnmek olmalıdır.  Silahların ve savaşın konuştuğu yerde ne barış, ne demokrasi, ne de özgürlükten söz edilebilir. Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; savaşa ve ölümlere karşı herkesi demokrasi ve barış için ortak mücadeleye çağırıyoruz.  1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlarda olmak, ses çıkarmak, halka gerçekleri anlatmak her zamankinden daha önemli ve anlamlıdır.’’

 

HEPİMİZİN İHTİYACI VAR

“Bunun için ülkenin dört bir yanında Emek, Demokrasi ve Barışı savunan kuruluşlar; “faşizme, darbelere ve savaşa karşı demokrasi ve barış istiyoruz!” talebiyle barışı sahipleniyor, sesimizi yükseltiyoruz.  Ülkemizin geleceğine sahip çıkmak, demokrasiyi, laikliği, bağımsızlığı, barışı, eşitliği, özgürlüğü, adaleti savunmak ve gerçek kılmak için bugün alanlardayız. Bugün ülkemizin dört bir yanında darbeleri ve savaşı durdurmak, OHAL’in kaldırılması için sesimizi daha çok yükseltiyoruz.              Tüm yurttaşlarımızı Yurtta barış, Dünyada barış için ses vermeye çağırıyoruz. Kirli hesaplara kurban edilecek bir tek canımız bile yok. Barışın iyileştirici gücüne hepimizin ihtiyacı var’’dedi.

 

 

 

 

 


   
  Sayfayı yazdır  
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net