23 Temmuz 2018 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Projeye Dayalı Siyaset Yapacağız
   Bu haber 20564 kez okunmuştur.
17 Nisan 2018 Salı 10:19:00
Yazı boyutu :13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
Kale Medya Grubu ziyaret eden Avukat Mehmet Yılmazer, Kalehaber Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Kala ile hedeflerini ve siyasi anlayışını paylaştı.

SİZİ BÜYÜK BİR ZEVKLE TAKİP 
EDİYORUM
Mehmet Yılmazer: Öncelikle Bugün bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Gerek Babamın Mecliste bulunduğu dönemde, gerek ise Bizim siyaset yaptığımız süreçte bize göstermiş olduğunuz desteğe teşekkür ederim. Kale Haber gazetesinin ve Yönetim kurulu başkanı Ercihan Çakmak beyin bizim ailede özel bir yeri var. Gazetenizi büyük bir ilgi ile takip ediyorum. Yapmış olduğunuz işin en iyisini yapmak için uğraş veriyorsunuz. Ekibiniz harika bir ekipten oluşuyor. Yine buna ilaveten bütün her kesime hitap ediyorsunuz. Bugün Ak Parti, yarın CHP bi bakmışsınız Ertesi gün Bu gazetede Saadet Partisinin haberlerini görebiliyoruz. Hiçbir şekilde objektiflikten ayrılmadan, hiçbir siyasi partiyi ayırt etmeksizin her siyasi akıma yer vermeniz bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. 

Sayın Yılmazer Ekibiniz varmı, nasıl bir çalışma içerisindesiniz?
HERKES BİRBİRİNİ RİSK OLARAK GÖRÜYOR 
Kırıkkale’de ekibinizin isimlerini etrafınızda belirlediğiniz zaman, kafadan isimler ile ilgili eleştiriler başlıyor. Eleştirenler muhtemelen kendisi sizin yanınızda yer almak istiyor, eleştirilen de bunda yıpranıyor. Ben yıpranıyorum diyerek ister istemez kendisini geri plana alıyor. Kırıkkale de şöyle bir sorun daha var: Kimse macera aramıyor. İnsanlar her şeyi her yeniliği macera olarak görüyor, her yeni ismi macera olarak görüyor. Ama doğal olarak ta kendisini koruyor, çünkü bugüne kadar şehirde oluşmuş bir siyasi çevre var. Kırıkkale’de siyaset biraz Pazar haline gelmiş, herkesin bir yerlerden umduğu var doğal olarak, bunu bir risk görüyor, yeni bir ismi her zaman risk görüyor. Elbette bugün Kırıkkale’de bizimle beraber hareket eden, hadi beraber yürüyelim dediğimiz tabiri caiz ise taş gibi 20 ila 30 kişi bizimle beraber yürüyen isimler var. Devamlı istişare içerisindeyiz, Kırıkkale’yi devamlı takip etmekteyiz, Kırıkkale’de ne oluyor bitiyor, burada yerleşik olan siyasetçilerden daha fazla ve daha hızlı haberimiz oluyor. Bunu biz Kırıkkale de oluşturduk.
 
DİKKATLİ VE MANTIKLI HAREKET EDİYORUZ 
Kırıkkale’de ziyaret ettiğimiz insan sayısı o kadar fazla ki, bazı ziyaretlerimizi kamuoyuyla paylaştık bazılarını insanları yıpratmamak adına paylaşmadık. İnsanların normal ticari ilişkileri var ticari işleri zedeleniyor ve biz bu yüzden bunlara dikkat ediyoruz. Kırıkkale’de maalesef böyle bir sıkıntı var, biz bunu gördüğümüz için dikkatli ve mantıklı hareket ediyoruz. 

Yazılarınızda neden belediyeyi eleştiriyorsunuz?
BİZİ GÖNÜLDEN DESTEKLEYEN 
İSİMLER VAR 
Bugün mesela belediyede çalışıp belediyenin içerisinde olup, bizimle beraber hareket eden, bizi gönülden destekleyen insanlar da var. Biz bu hareketi yaklaşık 1.5 yıl önce başlattık. Çok az bir süre değil, 1.5 yıldır Kırıkkale siyasetinde öyle yada böyle söz söyleyen biriyiz. O süreçte de bize destek verenler oldu, belediyenin içerisinde bizimle beraber hareket eden isimler, belirli eleştiriler sonrasında belediyeden uyarıldılar. Bugün her şeyi bırakın sosyal medyada, herhangi bir paylaşımımın beğenilmesiyle uğraştılar. Buna hiç tahammülleri yok. Bırakın yorum yapmayı belediyede  sadece kadrolu işçilere değil, taşeronda çalışan işçiye kadar müdahale var. Böyle bir ortamda siyaset yapacaksınız, yanınıza birini alıyorsunuz, bunu yaptığınız an, hemen bu tip tepkilerle karşılaşıyorlar, sıkıntı yaşıyorlar adamların ekmek parası. Bu nedenle insanların ekmek parasına zarar gelsin istemiyoruz. İnsanları bununla imtihan etmeye kalkmak aslında acı bir durum. Dolayısıyla Kırıkkale de siyaset yapabilmek için, ne kadar ekibinizi çok açmadan giderseniz, o zaman daha normal daha sakin, daha uygun daha yerleşik gidiyorsunuz.

SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ 
Mehmet Yılmazer son bir buçuk yılda aktif siyasette varım dedikten sonra  Kırıkkale’de sessiz çoğunluk Mehmet Yılmazer diyor buna eminim. Bunu afaki olarak söylemiyorum, bunu bir takım verilere dayanarak söylüyorum, bunu bir takım araştırmalara dayanarak söylüyorum. Dolayısıyla da politika belirlerken de bu verilere ve araştırmalara bakarak karar veriyorum. Bazen açıkçası polemiğe girdiğim oldu, kimisi işte neden polemiğe girdin diyor kimisi çok iyi yaptın diyor kimisi de ne yaparsan yap olumsuz eleştiri yapıyor. Ben bir siyasetçi olarak sessiz çoğunluğun sesi olmaya devam edeceğim.Benim karşımda şeffaf olabilecek, doğrudan durabilecek, cevap verebilecek, muhatap yok. Sorduğum her soru kamuoyuna sorduğum sorular, hakaret yok, herhangi bir olumsuz itham yok. Sadece çok basit olarak söylüyorum 10 tane vaadiniz vardı bir tanesi bile yerine gelmedi diyorum. Bilirler ise kendileri için iyi bir şeyler söylemiş oluyorum. Bilmezler ise zaten sonucunu göreceklerdir diyorum.
 
Babanız Kırıkkale’de sevilen bir isimdi bir ağabeydi, Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
BABAM GİBİ CESUR, YİĞİT OLDUĞUM KANATİNDEYİM
Siyasette açıkçası şunu net şekilde ifade edeyim ki; rahmetli Babam ağır ağabeydi, ilkeleri olan davasına sonuna kadar bağlı, ne dediğini bilen , ne yaptığını bilen bir siyasetçiydi. Bir talebe evet dediği de, sustuğu da, hayır dediği de oldu. Esas aldığı şey imani bir tavırdı. Öyle bir duruşu vardı, ondan hiç şüphem yok. Ben Allaha şükür onun oğluyum, ve bundan onur duyuyorum. Ama ben de siyaset stratejisi olarak biraz farklıyım.  Evet, ben de babam gibi cesurum ve yiğit olduğum kanatindeyim,  ki bunu Allahın izni ile Kırıkkale zamanı gelince tescilleyecek,ancak her yiğidin de bir yoğurt yiyişi var. Ben mesela eleştirel aklı dünkü siyasete göre bugün daha çok önemsiyorum. Mesela ben bugün aktif siyasette varım, bu işle ilgileneceğim, dediğim günden beri söylediğim hiç bir şeyde kimseye hakaret etmedim. Kimseyi itham etmedim. Dedikodu üzerinden siyaset yapmadım, dedikodu üretmedim, dedikodu üretenlerin önüne geçtim. Ama eleştiri yaptım mı yaptım, eleştirel aklın Kırıkkale siyasetinde olması gerektiğini düşünenlerdenim. Eğer eleştirel akıl olmaz ise Kırıkkale için doğru  politikalar  üretemeyiz. Mesela Belediyenin bazı eleştirilerim sonrasında çalışmalarını hızlandırdığını düşünüyorum. Çünkü eleştiri kamuoyu baskısını ortaya çıkarır ve iş başındaki siyasetçiyi daha farklı adımlar atmak için zorlar. Bu da nihai olarak kamunun yararına sonuçlar doğurur.

ELEŞTİREL KANALLARIN AÇILMASI GEREK 
Ben Mehmet Yılmazer olarak birebir bunu söylüyorum. Dolayısıyla doğru ve akla uygun Politika üretebilmek için parti içi eleştirel kanalları açmak zorundayız, gerek ekip içi kanalları  gerekse de şehirde siyasetçiler arasında olması gereken eleştirel kanalları açmak zorundayız, herkes derdini anlatabilmek zorunda, siyaset yapıyoruz diye Kırıkkale de Ak Parti Belediye Başkanı diye,Biz Belediye başkanını eleştiremez isek, Bir Milletvekili Ak Partili diye olumsuz gördüğümüz bir şeyi eleştirmez isek, Biz geldiğimiz kaynağı, geldiğimiz ideolojiyi, geldiğimiz bakışı, yani hasılı davamızı  ret etmiş oluruz.
 
AÇIKÇA SORU SORABİLMELİYİZ 
Çünkü bizim siyasal kültürümüzde, geldiğimiz Siyasi çizgi içerisinde Hz. Ömer’in ciddi anlamda bir yeri var, adalet anlayışı var ve öyle bir İslami tarihten geliyoruz ki, İslam tarihinde sahabeler, günün sonunda Hz. Ömer’e minbere çıktığında Sen bu üstündeki hırkayı nerden aldın, nasıl alabildin diye sorabilmiş, Hz. Ömer de bunlara, sen benim muhatabım değilsin ben buna cevap vermem dememiş, nasıl yaptığını, nasıl aldığını, açık olarak söylemiş. Sorgulamaya cevap vermiş. Dolayısıyla biz bu doğruluğu bir kenara bırakıp da, doğruyu öteleyip de yürür isek olmaz, çünkü insanlar inandığı gibi yaşamaya yaşamaya yaşadığı gibi inanmaya başladılar. Aslında problem burada, onun için ben de bunu söylüyorum. İslam tarihinde bize örneklik eden isimlerin uygulamalarında ilkesel duruşlarında ne varsa en temelde inancımızın gereği olarak esas almalı ve uygulamalıyız. Yani benim eleştirim karşısında şahsımı küçük görür göstermek, muhatap almaz göstermek adına cevap vermez ve kamuoyunu sorularım karşısında bilgilendirmez iseniz bu işte vebal alırsınız. Benim bu tip itirazlarım karşısında zaman zaman bize yakın insanlar neden eleştirdiğimi soruyorlar ve düşman kazanma diyorlar. Amacım düşman kazanmak değil; susmanın bir vebal olduğunu bildiğimden doğruları söyleyen dost olmak istiyorum.

Her yazınızda doğruları söyleyeceğim gibi bir ifadeniz var bu konuyu biraz açarmısınız? 
YALNIZCA VE YALNIZCA DOĞRULARI SÖYLEYECEĞİM 
Benim Kırıkkale’ye bir teklifim var, Kırıkkale’ye doğruları söyleyeceğim, doğruları soracağım, olumsuz olsa da, aleyhime de olsa, Hz. Ali’nin dediği gibi aleyhime de Yalnızca ve yalnızca Doğruları söylemeye söz verdim ve biz siyaseti bu kanaldan yapıyoruz. Bu frekansı halkımız ile de tutturacağız, hemşehrilerimiz ile tutturacağız, insanımızla tutturacağız. Burayı hesaba katarak hareket edeceğiz. Ama bu şu değil, kaynaksız, delilsiz aradaki dedikodularla sen hırsızsın demeyeceğiz, sen yolsuzsun demeyeceğiz, böyle bir derdimiz yok. Ama bir hizmet yapılmış ise bu hizmet doğru mu, kamunun ihtiyaçlarını gidermeye yönelik mi bunları soracağız. Kırıkkale’de kültürel bir bakış açısına ihtiyacımız var. Kırıkkale’de tarihsel bir bakış açısına ihtiyacımız var. Kırıkkale de Şehircilik anlayışına ihtiyacımız var. Ben bunları yazıyorum zaten, bakın Kırıkkale Siyasetini de kalite açısından belirli bir seviyeye çekmek zorundayız. 

Sosyal Medyada ve yazılarınızda çokça eleştiriyor ve eleştiriliyorsunuz bunun nedenini öğrenebilirmiyiz ?
KIRIKKALE’DE KASABA SİYASETİ VAR 
Kırıkkale de bugün varolan siyaset tarzı, varolan siyaset yapısı maalesef ama maalesef Kasaba siyasetidir, kasaba siyasetini aşmak zorundayız. Dolayısıyla Kırıkkale’nin alışık olmadığı bir siyaset tarzı oluşturuyoruz. Ama bunu zaten bilerek yapıyoruz, biz siyasete karar vermeden önce, Ankara’da da 25 kişilik bir ekiple oturduk, karar verdik ve çalışmaları başlattık. Hali hazırda da aynı ekiple çalışıyorum. Kırıkkale’yi inceleyen, araştıran, bilgi sahibi olan donanımlı uluslararası tecrübeye de sahip bir ekibimiz var. Kırıkkale siyasetini takip eden, medyayı ve sosyal medyayı bilen bir ekiple çalışıyoruz. Bu ekiple günün sonunda Kırıkkale’nin sorunlarını masaya yatırıyoruz. Projeler üretiyoruz. Yani bundan sonra Proje siyaseti yapacağız ve projelerimizi hazırlıyoruz, bizim siyasetimizin ana ekseni projelerimizden oluşacak. Projelerimize kimselerin hayır demeyeceği günleri göreceğiz ve proje siyaseti yapmaya başladığımızda siyasette farklı bir hava esecek, yani yarın her birini tek tek açıklamaya başladığımızda evet işte bu diyecekler. 

KİMSEYİ İTHAM ETMEYECEĞİZ,PROJE HAZIRLAYACAĞIZ 
Biz birebir rakiplerimizi, itham ederek yürümeyeceğiz, rakiplerimize hiçbir zaman sen şunu dedin bunu dedin ya da şöylesin vs demeyeceğiz. Biz halkımıza yola çıktığımızda, bizim bu projelerimiz var, diğer adaylara da sorun onların projeleri neymiş diye sormalarını isteyeceğiz. Biz yola çıktığımızda bir buçuk yıl önce projelerimize start verdik. O süreçte Kırıkkale için ürettiğimiz projelerin başında gelen Şehit aileleri anıtı yapalım teklifim oldu. Peki neden şehit aileleri dedik, evet birçok yerde şehitler anıtı var, Çanakkale anıtı var, birilerini anıtlaştırmak gerekirse bize evlatlarını feda eden aileleri de ölümsüzleştirmek gerekiyor dediğimiz için Şehit Aileleri Anıtı yapalım dedik.
MÜRSEL AKÇAY SICAK BAKMADI 
Bu proje kapsamında bütün partilere gittim ancak kendi partimizde o dönemin il başkanı Mürsel Akçay’dan destek göremedik. Bütün parti temsilcileri bizi karşıladı, CHP Teşkilatı dahi bu projemize olumlu baktı,  Belediye ile ortaklaşa çalışmayı yapıp bu önemli eseri Kırıkkale’ye kazandırmalıyız. Çok net söylüyorum Dönemin AK Parti il Başkanı Mürsel Akçay hariç her kesimden bire bir destek gördük. Ama bir liderlik oluşmadığı için bu projeyi bugün için hayata geçiremedik. Allah kısmet ederse imkanımız olur ise bu projeyi hayata geçireceğiz. 

ÜNİVERSİTE İLE ŞEHİR ARASINDA KOPUKLUK VAR 
Kırıkkale’de en büyük ikinci sorunlarımızın başında gelen, Kırıkkale’de üniversiteyi bitirmiş olan arkadaşlarımız ile bir araya gelip konuştuğumuzda her seferinde Kırıkkale ile ilgili sorunları masaya yatırıyoruz. Ne yazık ki vardığımız sonuç üniversitemiz ile şehir bir türlü bütünleşmedi. Bu bizim için büyük bir eksiklik, biz bu Üniversiteden Mezun arkadaşlar ile her ay düzenli bir araya geliyoruz ve bu sorunu masaya yatırıyoruz. Bu gibi önemli kopukluğun olduğu  memlekette, şehrin önemli siyasetçisinin şunu yapması gerekiyor. Şehri yapılandırırken üniversite odaklı hareket etmek. Ancak ne var ki; Kırıkkale ile Kırıkkale üniversitesi arasında ciddi bir kopukluk var, bu kopukluğun giderilmesi gerekiyor
Peki sizin bu kopukluğa ne gibi bir çözüm öneriniz var ?
VAKIF ÜNİVERSİTESİ KURULMASI LAZIM 
Bu nasıl yapılabilir, biz şu anki bakışımızla burada da belediyeye bir teklifte bulunduk, hani diyorlar ya eleştiriyor  Mehmet Yılmazer diye, mesela dedim ki Mustafa Pekdoğan kültür Parkındaki Nikah salonunu Üniversitenin Güzel sanatlar fakültesine verelim. Burada akademisyenler ve öğrenciler buraya gelsin, sanatsal bakışlarına göre dizayn etsinler, açık hava tiyatro gösterisi yapabilsinler, sanatsal çalışmalar yapsınlar, bu durumda şehir hareketlenir dedik. Üniversiteyi buraya getirdiğimiz zaman öğrenciyi buraya getirmiş oluyoruz. Hatta bu parktan üniversite öğrencilerini şehre taşıyacak bir raylı sistemin ilk etabı da yapılabilir. Bunlar artık sanıldığı kadar zor işler değil. Şehirdeki sosyal hayatı geliştirmek zorundayız.

ALT YAPININ KURULMASI LAZIM 
Yine bizim projelerimiz arasında yer alan Kırıkkale’ye vakıf üniversitesinin kurulması konusu ve bunun alt yapısının oluşturulması da bulunmakta. Bunun için çaba sarfetmemiz lazım bildiğimiz gibi daha önce TOBB un Kırıkkale ile ilgili bir niyetinin olduğu ama bir türlü kimsenin buna önderlik etmediğini görüyoruz. Yani eğitimde özel okullar artmaya başladı ve bu insanlar bir araya gelip Özel Vakıf Üniversitesi de Kırıkkale’ye kurabilirler. Bizim bu memlekette bir araya gelmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Lokomotif olacak bir iş adamımız yok. Bunu bulmak zorundayız.

İNSANLARIN BİR ARAYA GETİRİLMESİ LAZIM 
Kırıkkale’de öyle bir şey başlatılmalı ki, insanlar bir araya gelsin. Kırıkkale’de STK ların Ticaret Odasının bu gibi çalışmalara öncülük etmesi gerekiyor. Mesela yerli otomobil Kırıkkale’de kurulsun diye bir çağrıda bulunmuştum. Bu konuda kampanya şöyle dursun bir iyi niyet demeci bile veremedi siyasetçilerimiz. Bakınız, bir şehir insanını eğitir,  insanına konuşmayı, yaşamayı, üretmeyi öğretir. Hatta bir şehir insanı yürümeye sağlıklı olmaya zorlar. Bizde bu pek gelişmedi.Şöyle, bir sorunumuz var. Ben mesela Ankara’da yürümek istesem yürüyecek ortam bulamıyorum. Araba kullanmak zorundayım. Yürüyemeden işe gidiyorum yürüyemeden tekrar eve dönüyorum. Geçtiğimiz ocak ayında Londra seyahatim oldu. Bir parkın içerisinden başlayıp, merkeze kadar birbirinin devamı farklı  parkların içinden yürüyerek baştan başa yürüdüm neden çünkü şehir öyle dizayn edilmiş ki şehir yürütüyor. Kırıkkale’de şehrin içinde park var, şehrin içinden parkta yürüyerek merkeze gelebilir misiniz?Şehir insanı yürütür, şehir insanı eğitir, şehir insana konuşmayı öğretir. Yani demem o ki şehir planlaması önemli ve ciddi bir iştir. Şehirde mimari bakış değişmedikçe bu işler değişmez. Şehir siyaseti yapıyorsanız eskiyi korur restore eder farklı bir pozisyona getirebilirdiniz. Benim 10 yılım lojmanlarda geçti. Macarların yaptığı evleri Milas’ta belediye restore etmiş ve müze haline getirmişler bizlerdeki tarihi evleri. Biz ne yaptık? Sonuç malum. Şehir siyaseti yerine güdük bir siyasi bakışınız olursa sonuç maalesef bu olur ve şehri köksüzleştirirsiniz.  

Neden Siyaset? Neden Kırıkkale? 
BU ŞEHİRE BORCUMUZ VAR 
Benim siyasetteki niyetim  Kırıkkale adına Türkiye siyasetinde ulusal siyaset yapmak. Özetle ulusal siyasette etkin olarak şehrime çok daha fazla hizmet etmek istiyorum. Kırıkkale’yi tercih etmemin sebebi Kırıkkale’yi hem memleketim hem emanet olarak görüyorum. Kırıkkale çıkış noktam. Çocukluğum da gençliğim de burada geçti. Biz hiç bağımızı koparmadık. Akrabalarım da burada, anılarım da burada. Kırıkkale’de siyaset yapmamın sebebi de budur.
 
Sosyal medyada Belediye Başkanı ve çalışmalarını eleştiriyorsunuz, siyaseten Kamuoyunun beklediği bir konu var Belediyeye mi adaysınız?
HEDEFİM ETKİN BİR MİLLETVEKİLİ OLARAK ŞEHRİME HİZMET GETİRMEK 
Bugün burada kamuoyu tarafından merakla beklenen Siyasi Beklentimin de ne olduğunu  sizlerin aracılığıyla açıklamak istiyorum. Rabbim ömür verirse, Sayın Cumhurbaşkanımız ile siyaset yapmayı arzuluyorum. Milletvekilliğine niyetim net. Ancak şunu da söylemek lazım, siyasette bazen tercihlerinizi bazı denklemlere göre yapmak zorunda kalırsınız. Düşünmek zorundasınız. Yarın için şunu söyleyebilirim halk nazarında bir istek olursa  ya da genel merkez ya da Cumhurbaşkanı nazarında başka bir istek oluşur da  başka bir pozisyonda hizmet etmek gerekirse ona da hayır diyemeyiz. Ancak benim belediye icraatlarını eleştirmemdeki sebep belediye adaylığı düşündüğümden değil, şehri düşündüğümden. Milletvekili de olsam şehirle, belediye hizmetlerinin yerine getirilmesi ile ilgileneceğim.

ETKİN SİYASETÇİ OLMAK İSTİYORUM 
Ben sadece yasa yapmak için meclise gitmek istemiyorum;etkin siyasetçi olarak anımsanmak isterim. Kırıkkale’nin adını temsil noktasında taşımak isterim. Şehirde kim Belediye başkanı olursa olsun Milletvekili olursam Belediyenin çalışmaları kötüyse eleştiririm. Ben siyasete çıktığım anda kamuoyu baskısının  oluşturulamadığını siyasi arenanın boşlukta kaldığını gördüm. Onun için de bu boşlukların bir siyasetçi olarak doldurulması gerektiğini düşündüm.Ben bir şeylere itiraz ediyorsam sadece kamu için itiraz ediyorum. Kendim için itiraz etmiyorum. Yine belirtmem gerekir ki; Kırıkkale’de siyasi manada şehre liderlik edecek birisinin yokluğu sebebiyle ilginç bir siyasi dönem yaşıyoruz. Bence bugün siyasette varım diyen herkesin öncelikle o, şu, bu olmaktan daha önemlisi lider olmayı hedeflemesi gerekir. Ben aslen şehrimize liderlik etmeye adayım.

BEN MURAT AĞABEYİN EVLADIYIM 
Ben bu şehrin havasını teneffüs etmiş birisi olan, Fabrika müdürlüğü, Genel müdürlük, Belediye Başkanı adaylığı ve 2002 yılında kurulan Ak Partide Milletvekilliği yapmış, tabiri caiz ise bu şehrin ağabeyi, Murat Yılmazer’in oğluyum. Babam gibi cesur, babam gibi kararlı, babam gibi duygusal bir insanım. Niyetim halisane, eğer bu şehir için bize görev verilirse bu şehre hizmet etmek, bu şehrin insanının dertlerine çözüm bulmak için adayım. Rabbim yolumuzdan ayırmasın inşallah.


Mehmet Yılmazer Kimdir?
1979 Yılının Nisan Ayının 17.günü dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul ve liseyi Kırıkkale’de tamamladım. Daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 2002 yılında tamamlayıp bir yıllık Avukatlık stajının ardından Ankara’da 2003-2008 yılları arasında serbest Avukatlık yaptım. 2007 yılında   vatani görevimi Kırklareli 55.Mekanize Tugay Komutanlığı’nda yerine getirdim.2008 yılında Londra’da Hampstead School of English’te  İngiltere’nin Akademik İngilizce Sınavına hazırlandım. 2009 Yılında Londra Üniversitesi, King’s College’tan kabul alarak Avrupa Birliği Rekabet Hukuku ve Ekonomi dalında 2009-2010  arasında yüksek lisans eğitimimi tamamladım. İki yıllık süre zarfında Londra’da bir hukuk bürosunda da Türk Hukuku uzmanı olarak çalıştım.
2010 yılının sonunda yurda döndüm. 2011 Yılından itibaren de çeşitli Enerji Şirketlerinde Hukuk Müşaviri ve Hukuk Direktörü olarak çalıştım. Özel sektördeki tecrübemin ardından 2017 yılı itibariyle Serbest Avukat olarak Ankara’da çalışmaya başlıyorum.  Bugüne kadarki çalışma hayatımda Uluslararası Şirket Birleşme ve Devralmaları, Enerji Hukuku, Rekabet Hukuku, Uluslararası İnşaat Hukuku, Şirketler Hukuku alanlarında  kayda değer bir birikim elde ettim. Söz konusu görevlerim sırasında gerek yabancılarla gerekse de Türk Şirketleri ile uluslararası sözleşmelerin müzakerelerini yürüttüm.2015 ve 2016 yıllarında uluslararası bir üne sahip dünya çapında hukukçuları değerlendiren Legal 500.com web sitesince Türkiye’nin Güçlü Hukuk Müşavirleri listesine seçildim.
Gerek çocukluğum gerek öğrencilik hayatım gerekse de iş hayatım süresince siyasetle ailemin de siyasetin içinde aktif olarak bulunması sebebiyle yakından ilgili oldum. Kırıkkale’de bulunduğum dönemde Birlik Vakfı, Milli Gençlik Vakfında hayatım geçmiştir diyebiliriz. Ayrıca Refah Partisi, Fazilet Partisi Kırıkkale Gençlik Kollarında da 1990’lı yıllarda faaliyetlerin içindeydim. Bunun yanısıra 2003- 2008 yılları arasında Ak Parti Ankara İl Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. 
Yakın zamanda da ülkeme ve memleketime katkıda bulunabilmek adına aktif siyasetin içerisinde bulunmaya karar verdim.
Yine Yılmazer, 2017 yılında Türkiye’nin ilk Sondaj Gemisinin alınmasında Türkiye Petrollerini Norveçlilerle yapılan sözleşme müzakerelerinde hukukçu olarak temsil etti. O tarihi anlarda Kırıkkale’li Avukat olarak imza atan Yılmazer Tarihe geçti. 
Hatay Dörtyol’a demirleyen Yüzen LNG Gemisinin kiralanması sürecinde Japon’larla yapılan sözleşme müzakerelerinde Botaşı Hukukçu Yine Avukat Mehmet Yılmazer temsil etti.


   
  Sayfayı yazdır  
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Temmuz 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net