22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
ÇERÇEVE İYİ HESAPLANMALI
30 Mart 2012 Cuma Bu yazı 8638 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Can ve malın Allah yolunda, vatan ve millet uğrunda feda edilebilmesi kulun Rabbine karşı muhabbetinin doruk noktası, en güzel ifadesidir. Bunun içindir ki Allah Resulü: "Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı, dirilip yine şehit olmayı, dirilip tekrar şehit olmayı isterim" buyurmuştur.

Bedir’den Çanakkale’ye ecdadımızın gösterdiği eşsiz başarılar büyük bir vatan sevgisinin, şehitlik şerbetini içme sevdasının eseridir. Sedye ile götürülen yaralı bir askerin “Şehit olamadım Paşam“ diyerek üzüntüsünü dile getirmesi bu sevdanın en güzel örneğidir. Ecdadımızın vatan ve millet sevgisinde, şahadet aşkında Yüce Allah’ın “Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar” ayetiyle sevgili Peygamberimizin: ”Cennete giren hiç bir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi istemez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister”, “Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse şehit olmasa bile sevabına nail olur “ müjdesi vardır.

Şanlı tarihimizi birçok zaferle süsleyen ecdadımızın muvaffakiyetinin sırrı milletin yekvücut olması, birlik beraberlik halinde bölünmez bir bütün oluşturması, her şeyini feda edebilecek kadar kararlı olması “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez“ ruhunun yaşanmasıydı. Bunun en güzel örneği Kurtuluş Savaşında gücümüzün düşmana nispetle çok az olmasına rağmen kazandığımız zaferde görmekteyiz. İngiliz komutanın “Bizi Türklerin maddi gücü değil, manevi gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların barutu bile yoktu” şeklindeki itirafı bu gerçeği ifade etmektedir.

İşte şahadet bu kadar önemli ve islam insanı için ölümlerin en güzelidir. Ülkemizde terör belasından dolayı binlerce güvenlik kuvveti personelimiz ve ülkesi için hizmette bulunan kardeşlerimiz şehit oldu. Binlercesi de hiç düşünmeden şehit olma arzusunu yüreğinde hissediyor. Hükümetin çıkarma arzusunda olduğu yasa ile sivil insanımızda terör ile bağlantılı hayatını kaybetmişse şehit sayılacak.

Bu yasa çok iyi okunmalı, çalışılmalı, üzerinde akil adamlar çok kafa yormalı, adeta kılı kırk yararak oluşturulmalı. Açık kapı bırakılmamalı ve çerçevesi iyi çizilmeli ki sonunda hak etmeyen insanlarda yararlanmasın.

Şehitlik mertebesi manevi bir olgudur. Bu olguyu Müslüman hisseder. Benim kimsenin dini ile işim yok ama Ermeni yazarın öldürülmesi de bir terör örgütü ile bağlantılı dendi. O nasıl şehit sayılacak. Bu insanlar ellerinde mangal Celal Bayar’a piknik yapmaya gitmiyordu, kaçakçılık yapıp en azından devlete vergi vermeden kazanç sağlıyordu dediğimiz Uludere de ölenler nasıl şehit sayılacak. Devlet için mi öldüler, millet için mi?

Bu yazıyı kaleme aldığımda bu satırları yazdıktan sonra bazı partilerin kaygısı ile örtüştü söylemimiz. Demek ki parti filan demeden akıllardan bular geçiyor. Canlı bombanın üzerine atlayıp yavrularını koruyan ana, halk otobüsünde yakılan öğrenci elbet değerlendirilir, ama tutup bu uç örneklerde ki gibileri de iyi düşünmeli yasa yapıcılar. Devletin her kuruşu kutsaldır, ancak terörden mağdur olanlara maddi yardım yapmak başka bunlara “şehit” payesini vermek başka. Karıştırmamak lazım.

Şehitliği Yaradan herkese nasip etmiyor. Yıllarca şehit olanları gördükçe içim acıdı, şehit olamadığım için. Olmayınca yasa verse ne olur vermese ne olur bu unvanı. Ancak şehidi kabrinde, ailesini dünyada, askeri cephede, polisi nöbette, öğretmeni derste üzmemek için yasa iyi hesaplanarak çıkarılmalı. Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Bahçelinin sözü  -  31-03-2012 - 09:31
Bahçeli, yine Başbakan Erdoğan tarafından dile getirilen, ''terör eylemlerinde hayatını kaybeden sivillerin de şehit kategorisine alınmasının'' bir dereceye kadar doğru ve haklı bir düşünce olduğunu ifade etti. Ancak ''sivil şehitlik tanımlamasıyla basına yansıyan bu gelişmenin, bazı soru işaretlerini ve sorgulamaları da beraberinde getirdiğini'' savunan Bahçeli, şöyle konuştu: ''Buna göre, Uludere'de ölenlerle birlikte Hrant Dink'in de şehitlik kapsamına alınabileceği konuyla ilgili çalışmaları yürüten bakan tarafından duyurulmuştur. Öncelikle şunu söylemek lazımdır ki şehitlik hukuki bir terim veya içerik değil, dini ve milli bir kıymet hükmüdür. Kimlerin şehit sayılacağını ve kimin şehitlik makamına yükseldiğini hukuki müdahalelerle tayin etme mezuniyeti kimsede yokdur. İnancımız, şehitliğin hangi hallerde olacağını ve kime şehit denileceğini ifade etmiş ve bu konudaki sınırları kalın olarak çizmiştir. Yüce Allah'ın isimlerinden birisi olan şehit, ölmeyen, aksine Rabbimizin katında diri olan ve O'nun ikram ettiği nimetleri gören, kıyamet günü inkarcıların aleyhine Peygamber efendimizle birlikte şahitlik yapacak ayrıcalıklı ve mukaddes bir kimsedir. Her hal ve şart altında vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda gerekliliktir.'' dedi.
Mehmet Gençer  -  30-03-2012 - 22:14
Sayın Güventürk. Dün Sn.Bakan Fatma Şahin ile bu konuları görüştük.Ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını net bilmiyorlar.Söylediği sözlerin yanlış anlaşıldığını söyledi.Halbu ki, NTV de programda bizzat dinlemiştim.Bence önce nabız yokladılar ve tepkileri ölçtüler.Beni üzen tarafı ülkeyi yönetenlerin şehitliğe bakış açılarıdır.Zaman zaman hep bu bakışlardan şikayetçi oldum.Sn.Bakan hala 34 kaçakçıyı terörle mücadele kanunu kapsamına alınması gerektiğini söylemektedir.O kaçakçıları şehit kabul ederlerse onları öldüren pilotlarımızı katiller olarakmı görecekler, kaçakçıları şehit kabul ederlerse, pilotları terörist olarak yargılamaları gerekmezmi.Bu nasıl zihniyet.Politika farklı bu konu farklı.Bunlara karşı çıkınca bu adam AKP ye karşı diye yaftalamak doğrumu.Bu güne kadar hep bu tür konulara karşı çıktım.Örn. MİT_PKK görüşmeleri.Habur olayı.Diyarbakırda kürt dili konferansında, Atatürkün yerine Molla Mustafa Barzaninin resmi takılıyor, Türk bayrağı yerine Barzaninin bayrağı takılıyor, istiklal marşı yerine kürt marşı okunuyor.Hükümetin sesi çıkmıyor.Neden.Osman Baydemir batırdı seslseri çıkmadı.Neden.Üstelik ölen Kaçakçıları şehit kabul etmeye kalkıyorlar.Daha neler neler.Bizim gibi vatandaşlar karşı çıkınca AKP karşıtı kötü insanlar oluyoruz..El insaf.Yazından dolayı kutluyorum.Teşekkür ederim.Sevgilerimle.
Armağan GENÇ  -  30-03-2012 - 13:49
Değerli yazar üstadım, ilk defa bir yazını bu kadar anlamlı ve bu kadar güzel buluyorum. Kalemine sağlık. İnternet haberlerinden takip ettiğim kadarıyla bu sivil şehitlik kavramından vazgeçildi. İlgili bakanlık sanırım bu konuda fazla düşünmeden tasarlamış olmalı ki gerçeği görüp gerekli düzeltmeleri yapıyorlar. Hayırlı olur inşallah.
Açıklama  -  30-03-2012 - 11:30
Düzenleme hakkında Başbakan Erdoğan sözleri "Şehit olmuş bir ailenin evladı geri gelmeyecektir. Ancak şehitlerin yakınları kutsal bir emanettir. Vatanları için canını feda etmiş şehitlerin yakınlarına, gazilere sahip çıkmak en önemli vazifemizdir. Şu an itibariyle şehit, dul, yetim ve gazilere ayni ve nakdi yardımlar yapılıyor. Bir defalık olmak üzere bir defalık olmak tazminatlar ödeniyor. Şehit aileleri ve gazilerle doğrudan ilgilenecek daire başkanlığı kurduk. Şehitlik Yasası'ndaki 20 maddeyi değiştiriyoruz. Şehitlik, gazilik, malullük kapsamını genişletiyoruz. Şehit yakınları ve gazilere yapılacak gayrimenkul hibelerine muafiyet getiriyor, vergi matrahından düşürülmesini sağlıyoruz. Toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanma şartını yeniden düzenliyoruz, sosyal güvence şartı aranmayacak. Şehit ve gazilerin tüm çocukları bu haktan yararlanacak. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki geçici köy korucuları da faizsiz konut kredisi imkanından yararlanacak. Malul olan gazilere sağlanan bakım desteğini köy korucuları ve sivil vatandaşları da kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Bakım desteğini iki asgari ücret tutarına çıkarıyoruz. Terörle mücadele sırasında yaralanan sivillerin her türlü sağlık ve tedavi hizmetleri katılım payı alınmaksınız yapılacak. Tedavisi devam eden personele bir yıl süreyle ödenen tazminatı 12 aydan 24 aya kadar çıkarıyoruz.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net