24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
RÖVANŞ YANLIŞ
16 Nisan 2012 Pazartesi Bu yazı 8742 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Elektronik posta ile elime geçen bir yazının her kelimesine katılmamak düşünceme ihanet olur. Bu nedenle paylaşıp, yanlışa yanlış ile karşılık vermenin ne denli hata olduğunu sizinle paylaşmak istedim.

12 Eylül darbecilerine karşı toplumun büyük bir bölümünde yılların biriktirdiği kin ve öfkenin hâkim olduğunu biliyoruz. Bu öfkeyi duyanlardan biriside benim. Hem mesleğim açısından hem de yıllar süren yargılama ve yasaklamalar sebebiyle hayatımdan 10 yılın çalınmasının sorumlularına karşı öfke duymam kadar tabii bir tepki olamaz.

Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan gelen bir telefonda, "Ajanstan şöyle bir haber geçti onu sakın kullanmayın" şeklinde emir veriyor, siz de daha önceden kendi aranızda değerlendirdiğiniz için zaten kullanmayı düşünmediğinizi söylediğinizde, "İsterseniz kullanın da dünyanın kaç bucak olduğunu öğretelim" biçiminde tehdit edilmiş, aşağılanmışsanız. Bu hareketin sahiplerine karşı kin ve öfke duymak insani tepki değil midir?

Yine sabahın dokuzundan akşamın dokuzuna kadar yüzünüz duvara dönük ve gözlerinin bağlı bir şekilde ayakta, hazır ol vaziyetinde günlerce durmaya mecbur edilmenizin izahı olabilir mi? Eğer nöbetçi duruş pozisyonunuzun bozulduğunu görecek olursa yandınız demektir. Yediğiniz bir yumruk ile kafanızın duvara çarpması sonucu hissettiğiniz acıyı tarif mümkün olabilir mi? Bu arada her türlü küfrü işitmeniz işin bir başka boyutunu oluşturur. Kısacası size insan olmadığınız telkini daha aşağıya elektrikli işkenceye indirilmeden başlar. İşkence haneye indiğinizde zaten iyice çözülmüş, kendinizi kaybetmiş olursunuz.

Derdim o dönemi yeniden anlatmak değil. Bunları yapanlar ve yaptıranların insan olup olmadığını sorgulamak mümkün. Ben bu sorgulamayı yıllarca yaptım. Ancak bugün gelinen noktada yargılanmakta olan Evren ve Şahinkaya'nın kafese konularak mahkemeye getirilmesini isteminin öfke patlaması sonucu olduğunu anlıyorum ama zalimlere karşı zalimlik yapmaya inancımızın izin vermediğini hatırlatmak isterim. Onlara en ağır cezanın verilmesini istemeyi, bunun mücadelesini vermeyi anlıyorum. Ama Hüsnü Mübarek gibi kafese kapatılarak ya da tekerlekli sandalye ile mahkemeye getirilmesini istemek adaletin tecelli etmesini istemek değil, zalimlere karşı zalimce tavır takınılmasını istemek değil midir? Böyle olursa bilinmelidir ki yargılamanın sonucunda adaletin tecelli edeceğini beklemek mümkün olmaz. Bununda ötesinde kafese konularak mahkemeye getirilen Evren görüntüsü darbe döneminin zulmünden farklı olmaz. Bu düşünceme elbette katılmayanlar olabilir. Ancak, o dönemi yaşamış, pek çok zulme uğramış birisi olarak herkesin tepkisini ortaya koymasına katılıyorum ama böyle kafes ve tekerlekli sandalye taleplerini doğru bulmuyorum. O zaman sivil yargının sıkıyönetim yargısından farkı kalmayacağını düşünüyorum.

Kaldı ki bu yargılama sona erene kadar elbette Allah bilir ama Evren ve Şahinkaya hayatta kalır mı, verilen cezayı çekmeleri için hapse atılmaları mümkün olur mu bilemem. Çünkü belli bir yaşın üzerinde olan mahkûmların cezalarını evlerinde gözetim altında çekmelerini sağlayan bir yasa var. Çünkü o dönemin sorumluları ve işlenen cinayet ve yapılan işkenceleri tek başına bunlar yapmış değil. Bunlar birinci derece sorumlular ama emniyet ve cezaevlerinde yapılan işkencelerde Evren ve Şahinkaya başlarında nöbet tutuyor da işkencecileri işkence yapmaya mı zorluyordu? Birçok ruh hastası hastalıklı ruhlarını tatmin için işkence yaptılar.

Yargılama başlamış, müdahil olmak isteyenler için imkân vardır. Protesto eylemleri yapılabilir ama darbe döneminde bize yapılanların aynısını onlara yapmayı istemek aynı zulmün devamı olmaz mı?

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Kayserili  -  17-04-2012 - 11:06
Yazınız çok güzel tebrik ederim. Bırakın biraz halkın önüne çıksınlar da burunları sürtülsün, kibirleri kırılsın, eğer varsa vicdanları sızlasın, utansınlar biraz.... Bu da çekmeleri gereken bir ceza türü diye düşünüyorum... Eğer sizin dediğiniz kadar hoşgörülü olunursa, mahkemeye çıkmazsa, ceza evine girmez de evinde çekerse, onların kibirlerine göz yumulmuş olur. Az yada çok kendi yaptıklarını anlayacak kadar ceza almaları iyi olur.
Fazlı  -  17-04-2012 - 08:58
Ahmet abi çok teşekkür ederim. İnşallah gönlünüzce gidiyordur herşey. Selam sevgiler...
AHMET ÖZDEMİR  -  16-04-2012 - 17:25
Fazlı Bey çok güzel bir yazı yazmışsınız. Elinize sağlık. Keçili Köyünden Sağlık Bakanlığı Baş Müfettişi AHMET ÖZDEMİR
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net