22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
ÖNLEMEK ÖNCELİK OLMALIDIR
07 Mayıs 2012 Pazartesi Bu yazı 9113 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Devletler tarihinde geçen ilk istihbarat olarak bilinen istihbarat; Türk Milletinin İslamiyet’e girmeden önceki dönemlerinde, Türk varlığının devamını sağlattırmak için Göktürk Hakanı İlteriş Han tarafından 680 yılında kurdurulmuştur. İlk aşamada 50 kişilik bir güç olduğu bilinmektedir.

Bu Teşkilatın görevi, Çin ve diğer düşman Uluslar hakkında bilgi toplamak, Karşı propaganda yapmak, gerekirse sabotajlar hazırlayıp düşman güçlerinin saldırılarını ve mukavemetlerini kırmaktır.

Yani istihbarat tarihinde oldukça eskiyiz.

İstihbarat; “kişi, kurum-kuruluş, devletler ve diğer organizasyonlar hakkında açık veya kapalı kaynaklardan haber, doküman veya bilgi toplayıp, analiz ve değerlendirmeler işlemlerine tabi tutarak sonuca ulaşılması” anlamına gelmektedir. Tarihte askeri harekâtın çok önemli bir parçası olduğunu bildiğimiz istihbaratın öncelikle önleyici olması gerektiği aşikârdır.

Topladığı bilgileri zamanında ve yerinde kullanmalı ki etkili olsun. Yani olay olmadan önce olayın önüne geçmek ve erken müdahale ile devletin veya kişinin zarar görmesini engellemek olmalıdır.

Ülkemizi kemiren terör örgütünün faaliyetlerinin önüne geçmek için istihbaratın çok kuvvetli olması ve mutlaka birlik içinde çalışması gerekmektedir. Birlik diyorum çünkü ciddi bir dağınıklık var bizim istihbaratımızda.

Milli İstihbarat teşkilatımız var. Gerçekten dünyada kullandığı teknolojiden, elemanlarının almış olduğu eğitime kadar parmakla gösterilecek kadar güzide yere sahip olan bir teşkilattır.

İkincisi Emniyet istihbarattır. Emniyetin bünyesinde bulunan bu teşkilatında şehir yapılanmasında etkin olduğunu biliyoruz.

Askeri istihbarat onlardan geri kalmaz. Asker her ortamda istihbaratını sağlamak için eğer profesyonel ekip yoksa orda mutlaka küçük gruplar yapar ve istihbaratını toplar. Hatta silahlı kuvvetlerin kendi bünyesi içinde ayrı ayrı istihbarat grupları da vardır. Jandarmanın ayrı, karacıların ayrıdır.

Mühim olan bu kadar ayrı başlı pek çok istihbaratın olması değildir. Mühim olan istihbaratın tek elde birikmesidir. İşte bu birikim olmazsa herkes lastik gibi bir yerinden tutup sündürür.

Bu sündürmenin neticesi de ağır vakaların olmasına yol açar. Ya zamanında paylaşılmaz istihbarat, ya da yanlış yönlendirmeler ile asıl hedeften şaşılıp, olmadık işlerle uğraşılır.

İstihbaratın toplanmasını pek çok değişik yöntemleri vardır. Bu yönetmelerden biri de elman kullanmaktır. Takip ettiğiniz iş ile ilgisi olan birinin size kaynaklık etmesidir. Size küçük bir örnek bu başı ayrılığın. Yıllar önce bana bağlı bir haber elamanı bulunduğum yere telefon ederek karakolda olduğunu yardım istediğini bildirdi. Karakola gittiğimde üç ayrı grubun kavga ettiklerini öğrendim. Ben oradayken gelen arkadaşlardan öğrendi ki bu üç grup farklı üç istihbarat grubunun haber elamanları. Yani birbirlerinden habersizler elbet ama burada gördük ki farklı çalışmak yarar yerine zarar getiriyor.

Bölgede haber saklama veya zamanında vermeme neticesinde geç kalındığı mutlaka oluyor. Durum şehirlerde farklı değildir.

İşte bunun için istihbaratın mutlaka tek elde toplamsı ve etkin ve zamanında dağıtımı ile olayların olmadan önüne geçilmesi sağlanmalıdır. Yapanın tespiti ayrı, olaylara olmadan müdahale ayrıdır. Karakol basıldıktan sonra, bomba patladıktan sonra yapanın tespiti elbet önemli, ama olmadan tespit daha önemlidir.

Benim önerim, istihbaratın en tepesindekilerden tutunda henüz öğrenci olup, istihbarat biriminde görev yapmak için yanıp tutuşan polis asker öğrencilere kadar herkesin birlik olup, gücü yakalamasıdır. Her sazdan ayrı ses çıkarsa gürültü olur. Ama herkes aynı notadan çalarsa müzik olur.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
intelligence  -  08-05-2012 - 11:35
istihbaratın önemini anlatan güzel bir yazı, teşekkürler. istihbarat konusunda göktürklere kadar uzanan bir tarihimiz varken ve istihbarata aşırı derecede önem veren abdulhamit gibi padişahların torunları olmamızdan da dolayı yurt içi ve yurt dışı istihbaratta daha faal olmamız gerektiğini düşünüyorum. istihbarat kuruluşları arasında birlik sağlanmalı, sürekli nitelikli elemanlar yetiştirilmeli ve teknolojik gelişmelerle destek sağlandırılmalıdır. ülkemizde meydana gelen olaylara " hep amerikanın, CİA in işleri bunlar" demeden tedbirler alınmalı, karşı istihbaratın tüm faaliyetleri gerçekleştirilmelidir.
NETİCE OLARAK  -  07-05-2012 - 10:45
Şunu da söylemek gerekir ki, demokratik hukuk devlet modellerinde askeri istihbaratın iç güvenlikte kullanılması da sakıncalıdır. Gizli servisimiz MİT’in kuruluşunda önemli rol oynayan ABD’de askeri istihbarat örgütü DIA, faaliyetlerini askeri çerçevede yürütmektedir. İç güvenlik, Adalet Bakanlığı bünyesinde konuşlandırılmış FBI’ın (Federal Soruşturma Bürosu) yetki alanı içindedir. CIA, dış istihbarat faaliyetini, NSA teknolojik ve elektronik istihbaratını yürütür. Profesyonel anlamdaki işbölümü budur. Aksi hal, iç güvenliği, askerin koordine ettiği militer bir etkinlik sahasına çevirebilecektir.
ANLAYIŞ  -  07-05-2012 - 10:44
Askeri istihbarat teşkilatı üzerinde sivil otoritenin denetim, kontrol ve emretme yetkisi bulunmamakta ve bu birimler Genelkurmayca tespit edilen çerçevede bağımsız bir şekilde faaliyetlerini yürütürler. Bu demokratik hukuk devleti için en büyük sakıncalardan birisini teşkil etmektedir. Diğer yandan MİT ve Emniyet İstihbarat birimleri ise sivil otoritenin denetimi ve direktifleri altında çalışmak durundadırlar. MİT bu açıdan tam olarak sivil kontrole tabi gözükmemektedir. Bu durumda sadece emniyet istihbarat birimleri için sivil otoritenin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. • Askeri istihbarat birimleri diğer sivil servislere nazaran yargı işleyiş ve denetiminin dışında faaliyet göstermekte, bu alanda adli, idari ve siyasi mekanizmalarla muhatap olmamaktadır. Bu durum, sivil inisiyatifin bilgisi harici hukuk dışı çalışma ve bilinmez ekstra istihbari oluşumlara da sebebiyet verebilmektedir. Bu tür kaotik görünümler diğer istihbarat servislerimizin çalışmalarını da olumsuz yönde etkilemekte ve onları kendi görev sahaları içinde pasif bir konuma düşürebilmektedir.
DEĞERELENDİRME FARKI  -  07-05-2012 - 10:44
Askeri istihbarat birimleri ile sivil istihbarat servisleri arasında algılama, tehdit değerlendirmeleri ve analiz kriterleri açısından da önemli farklar mevcuttur. Askeri istihbarat birimleri askeri değerlendirme ve önceliklere ve Genelkurmay emirlerine göre hareket ederken, MİT ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı sivil otoritenin emir ve talimatları ve bu iradenin önceliklerine göre hareket etme durumundadırlar. Bu durumda çelişki ve farklı çalışma tarzı açıkça ortaya çıkmaktadır.
BİRLEŞMELİ   -  07-05-2012 - 10:40
Askeri bakış açısı, net ve kesin hedef, tedbir ve doğrularla çizilmiştir. Yani siyah ve beyaz tonlar vardır. Arada yer alabilecek gri tonlara yer verilmez. İç güvenlik sahası ise zaman zaman ara ve uzlaşmacı çözümler, ılımlı yaklaşımlar gerektirebilecek demokratik duyarlılıkların fevkalade fazla olduğu bir sahadır. • Askeri istihbarat birimleri ile sivil istihbarat servisleri arasında gerek operasyonel ve gerekse bilgi toplama çalışmalarının metodu ve bu çalışmalara yaklaşım açısı arasında önemli farklar mevcuttur. Sivil istihbarat servisleri iç güvenlik sahasının hassasiyetine uygun olarak toplum içine toplum gerçeklerine uygun bir şekilde girip gerekirse sempatik iletişim metotlarını kullanmayı sürdürürken, askeri istihbarat birimleri sadece askeri istihbarat dinamiklerinin sivil alana kolayca irca edilmesi gerektiği, bunun bir mevzuat gereği olduğu ve kesinkes bilginin belirlenen resmi kanallardan temini gibi istihbarat sanatçılığından uzak ve toplumun hassas değerlerini dikkate almamış bir görüntü çizebilmekte ve bu tür uygulamalar kamuoyuna çokça sızmakta, toplumda gereksiz infiallere sebep olmaktadırlar. Son fişleme skandalı, basına sızan sakıncalı yazarlar listesi gibi. Bu tür istihbarat profesyonelliğinden uzak raportif çalışmalar askeri birimleri yıpratabilecek ve güveni sarsabilecektir. Yani kanaatimce insana dayalı istihbaratta profesyonel hareket edememektedirler.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net