24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
KADERİN ÖNÜNE GEÇ(EME)MEK
25 Mayıs 2012 Cuma Bu yazı 8427 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Aslında dönüp birlerinin yarasını tekrar kanatmak değil amacım. Veya birlerinin ortaya tığı aklı kendinden önde giden düşüncelerine alet olmakta değil benim düşüncem.

Ancak bazı konuları da yazmak ve paylaşmak gerekiyor. Gerekiyor ki yanlış anlamaların önüne geçmek gerek.

Hatay’da yüreğimiz bir ez daha yandı. Yine üzüldük, içimiz kanadı tüm Türkiye dibi. Ama Kırıkkale biraz daha ağladı. Kırıkkale biraz daha üzüldü. Kırıkkale biraz daha iç çekti. Çünkü üç subay şehidimizden bir tanesi olan Binbaşı Erhan Kırıkkaleliydi.

Bu şehidimizin ardından ağlarken hıçkırıklar daha boğazımızdan gitmemişken nasıl şehit olunduğuna dair söylentiler çıktı. Şimdi sizinle basında çıkan paylaşıyorum sonra konuya dönenceğiz tekrar.

Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz günlerde sağ olarak ele geçirilen bir terörist samimi itiraflarda bulunarak bir sığınağın yerini gösterebileceğini söyledi. Sığınakta yalnızca üç adet el bombası olduğunu söyleyen terörist için cumhuriyet savcılığı yüksek risk nedeniyle yer gösterme izni vermedi. Buna rağmen Tuğgeneral Ü. K.nun talimatıyla 13 timden oluşan 300 kişi araziye çıktı. Emniyeti sağlamak aracıyla zırhlı araçla birliklerin önünde giden komutan yardımcısı Yarbay M.C. kendi sorumluluk bölgesi olmasına rağmen beraberindeki zırhlı araçla birlikte arazide kayboldu. M.C.nin bulunması için arazide bulunan yaklaşık 300 personel seferber olurken, yaklaşık yarım saat süren arama faaliyeti süresince birliklerin emniyeti tehlikeye düştü. Zırhlı Kobra aracının kaybolması üzerine paniğe kapılan Hatay İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay M. B., operasyonda görevi olmayan personelleri de bölgeye sevk etti. İstihbarat Şube Müdürü Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen ve iki personeli de sivil kıyafetlerle korumasız ve zırhsız sivil bir araçla teröristlerin bulunduğu riskli bölgeye gönderildi.

Bu bölgede PKK’nın pususuna düşen subaylar şehit olurken ikinci bir skandal daha meydana geldi. Erhan Binbaşı ve Aytaç Üsteğmen yaralı olarak hastaneye sevk edilirken yarası en hafif olan Jandarma Teğmen Ahmet Tarım, yolun altında fark edilemediği için hastaneye yarım saat geç gönderildi. Bölgede herhangi bir çatışmanın yaşanmadığı teröristlerin arazi şartlarından faydalanarak çekildiği öğrenildi. 300 askerin görev aldığı operasyonda İnsansız Hava Aracı kullanılmamasın da önemli bir planlama hatası olduğu belirtildi. İHA’ların bölgeye üç subay şehit olduktan sonra sevk edildiği öğrenildi.

Gelelim fikrimize. Bölgeyi iyi biliyorum. Uzun süre görev yaptım. Gerçekten farklı bir arazidir. Dağlar ardı ardına sıralandığından kayboldun mu çıkarmak zor. Konvoy komutanı yarbay muhtemelen önden fazla gidip arayı açmış ve yanlış yola saparak konvoy ile irtibatı kesilmiştir. O ayrı konu.

Bizim konumuz ise; gerek Erhan binbaşı ve gerekse diğer subaylar İstihbaratta çalışıyorlar. Emin olun o bölgeyi avuçlarının içi gibi biliyorlardır. Belki onlarca defa aynı bölgeden geçmişlerdir. Hatta çok daha ilerilere gitmişlerdir. İşte bu özelliklerinden dolayı Komutan onları görevlendirmiştir. Elleriyle bulur gelirler diye düşünmüştür, çünkü bu üç subay muhtemelen bölgedeki tüm yerleşim yerlerini ve yok kavşaklarına hâkimdirler. Elbette sivil gidecekler. Zaten sivil çalışıyorlar. Zırhlı araçla zaten gidemezler, kalabalık gidemezler, düğüne gitmiyorlar. Bölgede dikkat çeker. Bu olay tamamen tesadüf muharebesidir. Ötesi birilerini karalamaya girer. Burada insanların farklı şeyler anlattıklarını da göz önüne alırsak kader inanmanın önemini bir kez daha görmemiz gerekir. Onların veya onları görevlendirenlerin hatası değildir bu olay. Sadece kaderin onları oraya çekmesidir. Yoksa be onlar tedbirsiz davranmıştır ne amirleri. Kimsenin günahını almadan ağırbaşlılıkla ve vakarla kabullenip içimizden sürekli dua okumalıyız bu yiğit şehitlerimize.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ŞEVKET  -  27-05-2012 - 17:48
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Kader hakkında konuşmayın, zira kader Allah’ın sırrıdır. Allah’ın sırrını açıklamaya kalkmayın!”
KADERE İMAN  -  27-05-2012 - 11:51
Kaza ve kadere inanmak iman esaslarındandır. Ancak insanlar kaderi bahane edere kendilerini sorumluluktan kurtaramazlar. Bir insan"Allah böyle yazmış, alın yazım buymuş, bu şekilde takdir etmiş, ben ne yapayım?" diyerek günah işleyemeyeceği gibi, günah işledikten sonra da kendisini suçsuz gösteremez, kaderi mazeret olarak ileri süremez. Çünkü bu fiiller, insanlar böyle tercih ettikleri için bu seçime uygun olarak Allah tarafından yaratılmışlardır. Ayrıca sır olan kaderin içyüzü Allah 'tan başkası tarafından bilinemez. O halde kader ve kazaya güvenip çalışmayı bırakmak, olumlu sonucun sağlanması ya da olumsuz sonuçların önlenmesi için gerekli sebeplere sarılmamak ve tedbirleri almamak, İslam'ın kader anlayışı ile bağdaşmaz. Allah her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bu sebepleri yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da bir İlahi kanundur ve kaderdir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net