24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
SAVAŞA EVET DİYEN Mİ VAR
19 Ekim 2012 Cuma Bu yazı 10577 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Aklı olan veya aklının olduğunu iddia eden hiç kimse savaş isteyip insanların ölmesine “evet” diyecek değildir. Ancak bu aklı kendinden önde giden veya kafatası içinde taşıdığı beynini serçeden ödünç alanın kabul edeceği bir dünya gerçeğidir.

            Hal böyle olunca savaş istiyor görünmekte yanlış, birilerini savaşa iteklemekte bir o kadar yanlıştır.

            Bazı medyanın görecek haberi olmadığından olsa gerek ki dünyayı karıştırma niyeti var. Olmadık beyanları veya olan beyanları çarpıtarak vererek ortamı germe gayreti içinde görülüyorlar.

            Suriye Türkiye için günümüzde yaşadığımız en büyük imtihandır.

            Bizim yaşımızdakilerin hiç dingin, sessiz bir dönemi olmadı. Daha bebeklik yaşlarımızda 12 Eylül öncesi son darbeyi yaşadık yetmişli yılların başında. Ardından ülkeyi kasıp kavuran sağ sol çatışmaları içinde büyüdük. Okullarda dayak yedik, insanların üzerinde sopa kırdık. Kafamızı gözümüzü yardılar.

            Ardından son  “fiili” İhtilali gördük. İhtilal günlerinin hemen ardından artık okul bitti. Meslek hayatına geçelim dedik. Mezun olduğumuz ilk ayda bölücü terörün ilk eylemi gerçekleşti.

            Bölücü terör ile mücadele edip aktif meslek hayatımızın içinde kanıksadığımız dönemde 28 Şubat gibi bir dönemden geçtik. Kimin ne olduğunu bilmediğiniz, yanınızdakine güvenmenin imkansız olduğu bu dönem içinde hayatın başka biçimini yaşadık.

            Emekli olduk terör devam etti ama bizim görevimiz bitti. Gelişen ve değişen dünya içinde her gün yeni sorunlar gördük. Ermeni, Kıbrıs, Avrupa Birliği sorunu derken Arap baharı çıktı karşımıza.

            Büyük devletiz dedik. Osmanlının mirasını taşıyoruz. Nasıl tarafsız kalırız burada dün bizim olan topraklarda yaşananlara dedik. Taraf olduk istesek de istemesek de bu sorun bizi buldu.

            Bu baharın uzantısı olarak geldik Suriye’ye. Belki kimse bu kadar direnç beklemiyordu. Gerçekçi olmak lazım. Mısır gibi, Tunus gibi, Libya gibi bir süre direnip ardından Esedin düşeceği ve Ülkeyi terk ederek veya yakalanarak bu sorunun biteceği düşünülüyordu. Öyle olmadı. Esed direndi ve halen direnmeye devam ediyor. Kimse Esedin yaptıklarını onaylamasa da, halkının üzerine bomba yağdırsa da, garip Suriye vatandaşları mallarını mülklerini bırakarak canlarını kurtarmak için komşu ilkelere göç etmek zorunda kalsalar da Esed direniyor.

            Bu dirence Türkiye’nin sessiz kalması insani olarak düşünülemez. Çünkü biz dediğim gibi bir mirasın sahibiyiz ve insani vasfımız kabarık. Ancak bu taraf olmada birkaç cılız demeç haricinde görülüyor ki Türkiye yalnız bırakılıyor. Hatta Suriye rejim yanlısı Rusya, İran, Çin gibi ülkelerin karşısına yalnız dikilmesi için uygun ortamlar sağlanıp sonra geri çekiniliyor.

            En son uçak olayının istihbaratı verilip, Türkiye gereğini yaptığında Rusya ile karşılıklı olmasa bile en direk sorun yaşanıyor. Rusya dengeleri değiştirip Ortadoğu’ya çok müdahil olmak istemese de şartlar onu zorluyor. ya soğuk savaş günlerinden kalma büyüklük ve denge tarafını ortaya koyacak ve bölgeye karışacak veya köşesinde sessiz kalacak.

            Bu dünya düzeninde sessiz kalması en başta enerji sorunu nedeniyle düşünülemez. Taraf olduğu bu durumda Türkiye’nin yeni bir kriz yaşamamsı için Rusya ile dengeleri iyi koruması lazım. Diplomasi mekanizmasını iyi işletmeli. Aksi durum için atılan manşetler işte başta yazdığım gibi olanların yani serçeden ödünç aldığı beyni ile savaş isteyenlerin işidir.

            Savaşa hazır olacağız ama savaş istemeyeceğiz. Savaşmak için değil savaşmamak için tüm imkânları zorlayacağız. Olmazsa takdiri ilahi o ayrı. Yani manşetlere ve bazı savaş severlere dikkat diyorum bu günlerde.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
armağan  -  19-10-2012 - 08:37
Bir kaç yıl evvel İsrail ve ABD suriyeyi vurma noktasına geldiğinde Türkiye Eset rejimine kol kanat gerdi. Türkiye madem muhalifller safında yer alacaktı o zaman neden Eset rejimine destek çıktı ve yapılacak olan muhtemel bir operasyone engel oldu? Eğer o zaman destek çıkmasaydı şimdi bu kadar can kaybı yaşanmayacaktı. Eset o zamanda aynı Eset değilmiydi. Daha önceleri Suriyede özellikle Kürt nüfusun önünü çektiği bazı ayalanmalar olmuştu. O zaman da halka karşı silah kullanılmıştı. Türkiye neden o zaman Eset\'in yanında yer aldı. Görünen köy için klavuz uydurmaya gerek yok. Türkiye ABD ve AB ülkelerinin pohpohlamasıyla yanıbaşında başlatılan bu olaylarda sessiz kalmama adına bu kez muhaliflerin safında yer almış sonrada kendisini bu olayların içerisine itenler tarafından yalnız bırakılmıştır. Sessiz kalınması beklenemezdi ama Suriye\'deki bu olayların ve şiddetin buralara kadar tırmanmasında oyuna gelen Türkiye\'nin payı yokmudur? Acaba olayların ilk patlak verdiği zamanında Türkiye mühaliflerle ve Eset ile görüşüp, orta bir yolsa buluşturup, muhalifleri yatıştırıp Eset\'i etkisi altına alabileceği bir kıvamda politika izleyemezmiydi? Çünkü Eset ailesi ile Başbakanın araları çok samimiydi. Kimse savaş istemiyor ama gidişat hiç te iyi değil. Mülteciler, PKK, Kürtlerin bazı kentleri ele geçirmeleri ilerisi için hiç iyi olmayacak, Eset gitse bile ortaya çıkacak durum Türkiye\'yi yıllarca uğraştıracak yeni bir sorun olacağa benziyor.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net