24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
KİMİN TANIĞI
09 Kasım 2012 Cuma Bu yazı 10591 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlk bakışta ne kadar acı geldiği haberleri okuyan veya en azından dinleyenler tarafından yaşanmıştır her halde. Ülkenin bir dönemini açığa çıkarma amaçlı açılan ve ger geçen gün yeni delillerle karşımıza gelen Ergenekon davasında birden çok gizli tanık vardı. Haberleri hepimiz takip ettik. Bu gizli tanıklardan bir tanesi “Deniz” kod aldı tanıktı.

            Deniz kod adlı tanık daha önceki vermiş olduğu ifadelerde bilinmeyen pek çok konuya açıklık getirdi.

            Herkesin kim olduğunu düşündüğü bu tanığın ülkemizi karanlığa batırmaya çalışan ve kelimenin tek anlamı ile başımızın belası olan Bölücü terör örgütünün bir zamanlar ikinci adamı olan Şemdin Sabık (bilerek soy adını öyle yazıyorum) olduğu ortaya çıktı.

            Bu adamın nasıl yakalandığı ve ülkeye getirildiğini zamanında herkes takip etmiştir. Özel Kuvvetler Komutanlığının kahramanları tarafından paketlenip getirildi ve cezaevine konuldu. Sonra kendiliğinden pek çok itiraflarda bulunarak ülke gündemini bir süre işgal etti.

            Bu gizli tanık hakkında zamanla çok şey konuşuldu, söylendi. Birilerinin yönlendirmesi ile devletin bazı kesimlerinde görev yapanlar hakkında ifadeleri oldu. Bu ifadelerle işlemler yapıldı.

            Bunlardan Bazıları; gazeteci ve televizyoncu Mehmet ali Birand, İHD başkanı Akın Birdal gibi şahıslar ile Fazilet partisi gibi kurumlar vardı. İsimler vererek hedefler gösterdi ve o hedefler üzerinden soruşturmalar açıldı. Kimi hedefler zor günler geçirdi. Haklı olduklarının yanında haksız yere suçladıkları olduğu ve bu suçlamaları birlerinin yönlendirdiğini takip ettik.

            Ergenekon davasında şimdi bu insanın tanıklığı ile zaten kutuplaşan ülke iyice ikiye bölündü. Bu bölünme haberleri okuyan herkes tarafından olduğu kadar ülkeyi bir zamanlar yönetmiş ve on binlerce askere emir komuta etmiş generaller arasında bile yaşandı.

            Eski generallerden biri bu tanıklığı bir zamanlar karşı karşıya olduğu insan tarafından yapılmasından dolayı doğruyu yansıtmayacağını söyledi. Haklıdır. Düne kadar pek çok askerimizin katili sıfatıyla dağlarda dolaşan ve yakalanıp hapse atılan birinin doğruyu söyleyeceği ne malum diye düşünüyor. Ayrıca taraflı olup, saygın insanlar hakkında yönlendirme yapıp, kanun önünde olmasa bile halkın gözünde ceza almasını sağlamayacağına kim garanti verir düşüncesidir.

            Diğer general ise bu adamın doğruyu söyleyen ve dürüst bir olduğu temalı açıklamasıdır. Ne kadar tanıdığını bilmiyorum. Belki gerçekten tanıdığı için öyle söylemiştir. Bilmiyorum. Ama bu açıklamaları ile inşallah sadece amacı ülkenin karanlığına ışık tutmak amaçlıdır. Yani şahsileşeceğini sanmıyorum. En azından sanmak istemiyorum.

            Bir zamanlar terörle mücadelede bir kitap evine bomba koydukları iddiası ile vatan haini ilan edilen iki Astsubayı linç etmek isterken bir Generalin “tanırım iyi insanlar” dediği için nerdeyse onlarla birlikte cezaevine konulacağını düşünürsek, iyi diyeninde kötü diyeninde iddialarının temkine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

            Şerefli Türk askerinin düştüğü bu durum bizleri üzüyor. Yani gerçekten suçlularsa elbet cezalarını çeksinler. Ama eğer suçsuzlarsa bu yılların veya en önemlisi gözden ve gönülden düşmenin karşılığını kim verecek.

            Bu nedenle bin birinci defa söylüyorum. Bu yargılanma çabuk bitmeli. Hemen bitmeli. İvedi bitmeli. Bitmeli ki kimin ne olduğu ortaya çıksın. Töhmetlerle varsayımlarla iddialarla herkes yıpranıyor. İnsanlarda yıpranıyor, ülkemizde yıpranıyor.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
BEDEL ZAMANI  -  09-11-2012 - 22:40
idam geri gelsin hainlere af yok 1950 yılında kore kahramanı org tahsin yazıcı 1960 ihtilali yapan cunta tarafından yargılandı 5 yıl hapse mahkum oldu başbakan adnan menderes idam edildi.1971 muhtırası 1980 ihtilali ve 28 şubat kararları 1990 ve 2002 yılları arası faili mechul cinayetler özal yazıcı kahveci bitlis .okan isimsiz nice kahramanlarımızın kanı yerde kalmasın idam geri gelsin bu halka bedel ödetenler şunu bilsinlerki bu millet 1900 den 2002 yılına kadar hem maddi hem manevi bedelini fazlası ile ödemiştir şimdi bedel ödeme vakti hainlerdedir idam geri gelsin hainlere af yok ..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net