24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
İLK BAKIŞ
16 Kasım 2012 Cuma Bu yazı 10983 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bugün pek çok insan gibi benimde etkilendiğim ve Kabe’ye ilk bakışımızı paylaşmak istedim. Olduğu gibi kitapta geçtiği gibi silerle paylaştım. Doğal hal böyle olduğundan düşündük böyle yapmayı.

            Günde en az beş vakit yöneldiğimiz ve Rabbimizin huzuruna çıkacağımız yaman aklımız ile birlikte vücudumuzu da çevirip “yönüm kıbleye, kıblem Kabe’ye” dediğimiz yerdeyiz. İşte o uzaktan görmeden sevdiğimiz ve teslim olduğumuz Kâbe’nin karşısındayız. O yapının yanındayız.

            Bu nasıl bir duygu. Çölde günlerdir susuz kalan birinin serap olmadığından emin olduğu su pınarına ulaşması gibi bir şey. Bu susuzluktan boynunu bükmüş papatyanın dibine su dökmeye benziyor. Bu ağıldaki kuzunun meradan gelen annesine kavuştuğu an gibi bir duygu

Şimdi kapatın gözlerinizi. Bir şey düşünün. Ulaşılması imkansız olsun. Bir şey isteyin, imkansız olsun. Bir şey talep edin ama bu talep ettiğinizin olmasının mümkün olamadığını bilin.

Evet, işte o talebiniz, o isteğinizin gerçekleştiğini hissedin. Sizin olsun o isteğiniz. Elinizde şuan. Sadece sizin. İşte bu duygu ondan bile fazla bir duygu. Yani imkansızın imkanlı olduğu an.

Gözler ilk bakışta sel oluyor. Öyle pınar pınar değil akan yaş resmen sel. Dudaklardan tek kelime dökülüyor elinizde olmadan “ALLAH” bu kelime dilden dökülürken kalbin can damarından koparak geldiğini hissediyorsunuz. Kalp ile dil tesbihat yaparken, gözyaşları ile onlara eşlik ederken beyin güzellikleri kaydediyor. Hafızaya alıyor ileride kullanılmak üzere. Ardından ilk duayı hatırlatıyor. İlk dua da kimler olacaktı, kimlerin adı anılacaktı, kimler için ne dualar Yaradan’dan niyaz edilecekti onu hatırlatıyor. Dilinizden bu sefer dualar dökülüyor. Dökülüyor ama toparlamak mümkün değil ki. Kelimeler, cümleler hayır harfler birbirine giriyor. Hepsini ilk dua kabul etsin diye Rabbimiz hepsini birden söylemek istiyorum.

Gözlerim muhteşem yapıda. Siyah bir şeye bu kadar mı yakışır? Bu kadar mı ihtişamlı durur bir yapı. Bu kadar mı çekici olur. Şükür az geliyor. Dilden dökülen az, kalpten geçen az, beyindeki algılama az geliyor.

İnsanlar dönüyor, Kabe’de tavaf ediyor. O tavaftakilerin hepsinin duasını tek tek duyduğunuzu hissediyorsunuz. Yarabbi diyorsunuz bu insanların dualarının Salih olanlarının saf olanlarının sade olanlarının halis olanlarının hepsini istiyorum. Ben bunların duasına amin diyorum, onlarında duasının olmasını diliyorum, ama bende o dualardan istiyorum. Cenneti isteyenle cenneti, sağlık isteyenle sağlık, evlatlarına hayırlı gelecek dileyenle onu diliyorum. Mutluluk isteyenle mutluluk, hayırlı zenginlik isteyenle onu diliyorum diyorsunuz.

Çene yerinde durmuyor. Zangır zangır. Soğuk desen değil, korku desen değil ama titriyor işte durmuyor yerinde. “en” in karşısında olmanın dayanılmaz heyecanı var. Elerin semaya kalkması için kollar yardım ediyor. Ama omuzlar düşmüş, zorlanıyor. Avuçlar semada. Tüm vücut kayıtsız şartsız teslim olmuş durumda. Yaradan’ın emrinde. Lebbeyk allahümme lebbeyk. Buyur buyur Allah’ım buyur.

Dizler taşımaz oluyor vücudu. Çöktü çökecek. Ama ayakların fendi yeniyor dizleri. Çünkü ayaklar biran önce daha yakına girip tavafa başlamak istiyor. Yok diyor öyle dizlere burada çöküp kalmak yok. Hadi yakına git, hadi biran önce dönmeye başla rabbinin yapısının çevresinde.

Bayram hocanın yapmış oldu dua ile biraz toparlanıp “amin” diyorsunuz. Dileklere amin, şükre amin, burada olmaya amin.

Sonra dünyadaki her atom parçacığı gibi bizde giriyoruz o girdaba ve başlıyoruz tavafa, başlıyoruz Kabe’nin etrafında kalbimizi Kabe’ye çevirerek her şeyimizle dönmeye.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
AHH AHH O ANLAR   -  16-11-2012 - 17:33
Tavaf, bir şeyin etrafında dönmek demektir. Evrenin en küçük maddesi olan atomdan, en büyük galaksiler dahi tavaf halindedir. Her şey Yaratanına ibadet etmektedir. Sen de kendini bu ulvi akışa bırakırsın, bir damla iken derya olursun. Tavafa Kabe sol tarafa alınarak başlanır. Yani, insanın kalbi ile Beytullah yanyana gelmiş olur. Yani, yüreğini Beytullah’a vermiş olursun. Kalbini Beytullah ile inşa etmenin gayretiyle tavaf edersin. Çünkü Kabe Allah’ın evi, kalp de O’nun nazargahıdır... Tam yedi defa dönmelisin. Hatırla, 7 sayısı sonsuzluğu, sürekliliği ifade eder. Hani muhabbet “müebbet” idi, işte sırrı bu. Yedi defa dönüyorsun. Yani, Yaratanına kulluğunun sonsuz ve sürekli olduğunun sözünü veriyorsun. Ve bu kulluğu aşkla yapıyorsun, öyle bir aşk ki, sonsuz ve süreklidir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net