24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
SİYASETTE TERS DÜŞMEK
19 Kasım 2012 Pazartesi Bu yazı 10119 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Oturup düşünüldüğü zaman bir zamanlar siyasete yön vermiş ve post modern darbe denilen zamanda hakkında açılan soruşturma ile soluğu yurtdışında alan siyasinin dediğine hak vermek gerekiyor gibi görünüyor.

            Ne demişti o siyasetçi. “kimse kimseyi sevmek zorunda değil, dolayısıyla bende sevmek zorunda değilim” belki insanlar ilk bakışta evet demek durumunda. Ancak bazı kişiler ve bazı olgular var ki, evet sevmek zorundasınız. Sevmezseniz olmaz. Hata yapmış olursunuz. Yanlış yaparsınız.

            Bunların başında dini yani manevi olgular gelir. Sizin dininizden olmasa bile en azından saygı duymak durumundasınız. Belki içinizden gelmeyecek ama yinede saygılı olmalısınız.

            İncisi milli değer ve sizin milliyetinizi yüceltmek durumunda olanlardır. Siz sizi var eden büyüklerinizi sevmezseniz yine yanlış yaparsınız. Elbette tarih yargılayacak ve hatalı ise görülecek. Ama tarihin doğru dediğine de siz yanlış gözle bakıp aleyhte olmadık dalga dubarlar çevirirseniz olmaz.

            Manevi değerlere saygı derken ekranlarda çok gülen kadının konuğu olan profesör unvanlı insanın bana saçma gelen tezlerini izliyorum. Çok gülen kadın soruyor “hocam batıl inanç diyorlar, kara kedi geçerse ne olur” zaten ne cevap verirse versin uzun bir kahkaha atacağı belli. Profesörde sağ olsun onu karşılıksız bırakmıyor. “vah zavallı kediler, insanlar dan ne çekiyor” kinayeli söylüyor ve Eyüp Sultandan yayın yapan ekranlarda acayip bir kahkaha.

            Şimdi kendimle çelişiyorum gibi olacak ama gel de Eyüp Sultan gibi manevi bir değerde bu rezaleti yapanlara hoş gözle bak. Ama olmuyor işte. Sevmeseniz de  en azından sessiz kalacaksınız.

            Siyaset sahnesinde de sabırlı olacağız çok insan çıkıyor karşınıza. Elbette çok konu da oluyor. İşte belki de sabır denildiği gibi ilk şok anında gösterilen duygudur diye buna deniyor. Sabırlı olunmazsa ve sevmediğinizi aklınıza geldiği gibi söylerseniz ardından neler geliyor düşünmek bile kötü.

            Bazı çevreler muhalefetle iktidarın zaten bozuk olan arasına iyice mikser tutuyordu. Burada çok malzeme vardı. Buradan başka alanlara zıplamaya başladılar. İlk önce Cumhurbaşkanı ile başbakan arasına nifak sokma gayretine girdiler. Size buradan ekmek çıkmaz diye açıklama yapılınca alan değiştirdiler.

            Başbakan yardımcısı ile Başbakanın arasındaki görüş farklarını dillerine doladılar. İnsanlar elbet farklı düşünecek. Olaylar karşısında birinin düşüncesi ile diğerinin düşüncesi karşılaşabilir. Bunu alıp semalara çıkarıp oradan paraşütsüz bırakmak kime ne getirir.

            Son günlerde açlık grevi yapanlara yaklaşım tarzı anlamında ayrı düşen aynı partide birçok siyasetçi var. Kimi daha ılımlı ve çözümcü görünürken kimide amacına ulaşın bari yapıyorlar, ölsünler diye düşünebiliyor.

            Ardından bir Suriye birde İsrail konusu gelince siyasetteki ayrı düşünme, aynı yoldakilerin ayrı düşünmesi konusu çıktı. Asılında bu çok güzel bir şeydir. Doğruyu bulmak anlamında lider konumda olanların dediğim dedik anlayışından daha sağduyulu karar vermesi için yakındakilerin kral çıplak demesi lazımdır. Doğru böyle bulunur. Bunu yanlış yorumlamak gerekiyor. Yanlış yorumlandığında elinde güç olan lider altındakini yok etme gayretine girer veya ast durumda olan liderine saygı, sevgi ve güvenini yitirir.

            Uzun sözün kısası; sevin veya sevmeyin karşıdakinin de doğru olabileceğini hep anlamalısınız. Tahammül etmelisiniz. Ülkeye bir şeyler getirecek, faydalı olabilecek insanların hangi taraftan olursa olsun tezine de set olmamalısınız. Sevin yâda sevmeyin ayrılıkçı olmadan haber vermelisiniz. Eğer bize her şeyi dikte eden basın böyle veriyorsa bizde biz alırken “aha bitti şimdi bunlar” gözüyle değil “helal olsun ne güzel farklı düşüncelerini ortaya koyuyorlar, bunlar doğruyu bulur” gözüyle okumamız lazım. yoksa ancak sevgisizliği ve tahammülsüzlüğü körükleriz.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net