24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
EĞİTİM EĞİLİM VE ERDEM
03 Aralık 2012 Pazartesi Bu yazı 9962 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Doğrusunu isterseniz zaman çoğu zaman çok tahammüllü olmama rağmen bazen çok çabuk moralimin bozulduğu ve havlu attığımda oluyor. Siyasette ki çarpıklıkları gördüğümde havlu atmam gibi.

            Farklı düşüncede olan insanların diğerine tahammülü olması belki insanlığın bir gereğidir. Gazetelerde okumuşsunuzdur mutlaka. Bazı yerleşim merkezlerinde namazlarını rahat kılsınlar diye yapılan uygulamadan rahatsız olanlar basın açıklaması yapıp ülkenin zara göreceğini iddia etmişler. Hayrettin Karaman bu konuda makale yazmış ve öteden beri radikal olmayan insanların barış içinde yaşadıklarını belirtmiş. Bize ne oluyor ki iki Müslüman insan arasında bu sorunlar tek derdimizmiş gibi gündemimizi işgal ediyor.

            Geçmiş zamanda Müslümanların ülkelerinde hem gayr-i Müslimler, hem de itikadı veya siyasî görüş bakımından çoğunluktan ayrılan, farklı düşünen, farklı yaşayan Müslümanlar olmuştur. Gayr-i Müslimler devlete vergilerini ödedikleri ve ihanet de etmedikleri sürece geniş hak ve özgürlüklerden yararlanarak yaşamışlardır.

            Müslümanların çoğunluğu teşkil ettiği şehirlerde gayr-i Müslimlerin, yortu günlerinde süslenmiş haçı ilâhiler eşliğinde gezdirmek gibi bazı merasimlerine kısıtlama getirilmiştir; bunu sebebi Müslümanların etkilenmesini engellemek ve asayişi korumaktır. İçinde oturanların çoğu veya tamamı gayr-i Müslim olan yerlerde böyle kısıtlamalar da yapılmamıştır.

            Müslümanlar açıkça oruç yemek, şarap içmek gibi bir ihlâlde bulunurlarsa buna izin verilmemiş, engellenmiş ve cezalandırılmışlardır; ancak bunun da gerekçesi insanları zorla Müslüman kılmak ve ibadet ettirmek değil, kötü örnekliği engellemek ve kamu düzenini korumaktır. Evinin içinde, gizli olarak bu ihlâlleri yapan kimselerin üzerine gidilmemiş, evlerin gözetlenmesi, gizliliklerin çıkarılması yasaklanmıştır.

            Bugün Türkiye'de ve benzeri İslâm ülkelerinde şehirleri ayırarak ve yalnızca veya çoğunlukla Müslümanların oturduğu şehirlerde farklı düzenlemeler yaparak dini hayatı korumak imkânsız hâle gelmiştir. Esasen dünya küçülmüş, bir küçük radyo veya televizyon ile bütün dünyada olup biteni görmek ve bilmek mümkün hâle gelmiş, engellenemez olmuştur.

            İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerde bile halkın, dünyada olup biteni görüp öğrenmesine mani olunamamıştır.

            Şu hâlde Müslümanların, dini hayatlarını ve ahlâklarını korumak için -farklılarla birlikte, onlara tahammül ederek yaşarken- işe yarayacak başka usullere, tedbirlere, yöntemlere ihtiyaçları vardır; bunları bulmak ve açıklamak da âlimlere, eğitimcilere düşmektedir.

            Tasavvufta bir terim vardır, "halvet, kalabalık içinde yalnızlık". Bu kavramın, eğitime aktarılması, çevreden olumsuz etkilenmenin asgarî boyutlara indirilmesi bir hedef olmalıdır.

            Farklı inanan ve yaşayan insanların da Müslümanlara tahammül etmeleri, kendi hak ve özgürlüklerine dokunulmadıkça, farklı bir İslâmî hayat yaşayan kimselerin din hürriyetlerine dokunmamaları, hem insan haklarının gereğidir, hem de farklıların huzur içinde bir ülkede yaşamalarının kaçınılmaz şartıdır.
            Bu yazıyı, Müslümanlar cuma namazı, oruç gibi ibadetlerini rahatça yapabilsinler diye vakit cetvelinin ayarlanmasına itiraz edenlerin dikkatine sunuyorum. Böyle bir ayarlama başkalarını ibadete zorlamadığı için din özgürlüğüne aykırı olarak yorumlanamaz. Çalışma saatlerinin değiştirilmesinin bütün çalışanları etkilediği doğrudur, ancak birlikte yaşamanın bu kadarcık bir tahammül bedeli de olmalıdır.

            Tahammül etmek erdem işidir. Eğitim işidir. Eğilim işidir. Eğitiminiz eğiliminize göreyse ve eğiliminiz tahammül tarafındaysa eğitiminiz tamadır. Aksi halde…

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Alaattin GÜNEŞER  -  03-12-2012 - 22:39
Bazı hakikatları artık erdem sahibi insanların haykırması,yarınlarımıza ümit veriyor.Tekeşşürler Fazlı Bey yüreğinize sağlık.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net