24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
BEN OLSAM DAĞA ÇIKMAZDIM
19 Aralık 2012 Çarşamba Bu yazı 10542 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Empati yapmak bazen değil her zaman çok iyidir. Aksini düşünmek doğru değildir. Empati yaptığınız zaman olayları daha objektif görme ve gündem tabiri ile çözümleme imkânı doğar.

            Ancak bazı empatilerde karşı tarafın hatasını doğru kabul ederek kendinizi de bu hatayı tekrarlardım görmek yanlıştır.

            Çok duygusal olduğunu bildiğimiz ve bazen duygusallığını gözyaşları ile taçlandıran Başbakan yardımcımız Bülent Arınç’ın bölücü terör örgütü taraftarı olduğunu her fırsatta belli eden partinin bir bayan milletvekili için söylediği sözler empatinin yanlış tarafındandı.

            Bülent Arınç ekranlardaki konuşmasında malum partinin bir kadın vekilinin Diyarbakır cezaevinde gördüğü muameleyi anlatırken yine duygusallaştı. Belki söylemek istediği tam buydu, belki de amacını aşan kelimelerin aklen değil de dilden dökülmesiydi.

            Diyor ki Sayın Arınç “ bir kadın milletvekiline beddua ediyordum, sevmiyordum da. Ancak bu kadın vekilin 18 yaşında Diyarbakır cezaevinde insanlık dışı muamele gördüğünü dinledim, çok zorlamışlar, işkence görmüş. O kadın milletvekilinin yerine bende olsam dağa çıkardım.”

            Yok Sayın Başbakan yardımcım, bede sizin yerinize koyuyor empati yapıyorum şimdi. Ben olsam bu lafı etmezdim. Ben olsam bu terör örgütü mensuplarına sarılırken bir hoş olan milletin zoraki seçtiği vekilin yerine koymazdım kendimi. Yapmazdım bu empatiyi.

            Hayır, insanlığımızı kaybetmedik. Şükürler olsun duygusallık konusunda sıkıntı da duymuyoruz. Sekiz haberlerinde üçüncü sayfa manşetlerine bizde içimiz burkularak, gözümüz yaşararak bakıyoruz. Ama onların yerine koyacak kadar da unutkan değiliz.

            Diyarbakır cezaevinin bir dönem zor olduğunu, felaket olduğunu, gerçekten olağan dışı insanlık dışı işler yapıldığını hep okuduk, bildik. Pek çok insan bu cezaevinde işkence gördü, çile çekti. Belki elektrik işkencesi, belki falaka, belki fiziksel, belki de ruhsal işkence gördüler. Bu işkenceler neticesinde devlete millete küsen de oldu. İsyan eden de oldu. İsyan edenler zaten dağa çıktı veya dağa çıkanların şehirde sözcülüğünü yaptı.

            Ancak benim burada rahatsız olduğum her işkence gören, her kötü muamele gören dağa mı çıkacak?

            Ağzını açan herkes doğuda devletin vatandaşa kötü muamele yaptığını söylüyor. Bilende konuşuyor bilmeyende. Şahsi hırsı ve hıncı olan mutlaka vardır. Yanlış yapan güvenlik görevlisi bu insanlık dışılığı yapmıştır. Ama bunu tutup bir devletin sorunu yapmak, devlet politikası gibi göstermek doğru olur mu? Yanlışı yapanı ayıklamak yerine müsebbimi devlet demek olur mu hiç?

            Devletin hata yapan görevlileri sadece orda mı varmış? Hayır. Daha düne kadar bir onbaşı gelip köy meydanında bizde de terör estirmiş. Ne iyi etmiş demiyorum. Bende çok kızıyorum. Ama tutup bu muameleye maruz kaldı diye benim köylüm dağa çıkmamış.

            Köyüm Başkent Ankara’nın burnunun dibinde, Kırıkkale’ye yirmi km yok. Doğuya açılan yol üzerinde. Ama hala köyümde su yok. İnsanlar kazanda su ısıtıp banyo yapıyor, köy çeşmesinden su taşıyıp bulaşık yıkıyor, çamaşırı meydanda tokaçla yılıyor. Doğuda bırakın kentte, köyde, mezrada bile susuz elektriksiz yer kalmamışken köylüm ilkel yaşam sürüyor. Ne yapsın benim köylüm. Onlarda mı dağa çıksın. Onlarda mı devlete isyan etsin.

            Yok, Sayın Başbakan yardımcım. Sizi seviyoruz, duygusallığınız asaletinizden kaynaklanıyor. Onu da biliyoruz. Ama yanlış söz ettiniz. Ben olsam çıkmazdım dağa.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Başbakan  -  21-12-2012 - 22:02
Gazeteci Oğuz Haksever, Erdoğan\'a Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç\'ın Öcalan\'la ilgili sözleri soruldu. Başbakan Erdoğan, \'Burada bir kan varsa kanı kanla temizlenmez. Pislik pislikle yıkanmaz. Bu tür işkenceleri ben de gördüm ama bunları hiç bir zaman anlatmadım. Partim kapatılma tehlikesi atlattı. Neler yaşadık. Bunlar çıkış yolu değil. Bütün yolunuzu parlamentoda aramalısınız. Parlamentodakilerle müzakere ederiz dedik. Oslo\'ydu İmralı\'ydı buralarda devletin eli ayağı vardı. Teröristle kucaklaşanlarla görüşüp şehidimin annesini ağlatamam. Diyarbakır\'da cezaevinde işkence görseydim dağa çıkardım falan.. Hayır, ben dağa çıkmam, bizim yolumuz bu değil. Bizim değerlerimizin içerisinde bu yok\' diye konuştu.
BLNT TAŞ  -  20-12-2012 - 09:48
Bülent Arınç son zamanlarda çok zırvalamaya başladı.Bir başbakan yardımcısı gibi hareket etmiyor.Herkes makamının gerektirdiği şekilde konuşmalıdır.Emniyet müdürü de makamının gerektirdiği şekilde konuşmadığı için rezil oldu.Sayın Arınç 80li yıllarda zindanlar da işkence çeken ülkücüler de mi dağa çıkmalıydı.28 Şubatta manevi şkence çeken muhafazakarlar da mı dağa çıkmalıydı.O zaman siz neden 28 şubatta ordunun yaptığını sineye çektiniz.Siz de on zaman dağa çıkkmadınız.Dağ mı bulamadınız Manisa\'da. O zaman gözyaşı döktüklerinizle beraber çıksaydınız dağlara.Milletin sabrını zorluyorsunuz bu ülkede binlerce şehit ailelerinin gözünün içine baka baka hayinleri övüyorsunuz.Apo itini melek yerine koymaya başladınız.Başbakanın dediği gibi bu millet sizden hesap sorar.Hatta Allah bile sizden bunun hesabını sorar.Ak partiye sesleniyorum daha önce sempatizanınız olan biri olarak sesleniyorum bu açıklamalarla kendinizden nefret ettiriyorsunuz.Yaşadığı işkencelerden dolayı polise askere kurşun sıkan insanlığından nasibini almamış ufak bir mesele için vatanına ihanet eden karaktersizlerdir.Siz de bunları savunuyorsunuz.Fakat şuna da değinmeliyim ki Arınç\'ın dedelerinin şehit Kubilay\'ı şehit edenler olduğunu söylemek de hoş değildir bu bir iftiradır iftira da dinimizce çok günahtır.Şehit Kubilay olayının da perde arkasını iyi okumak lazım.Şehit Kubilay olayından sonra bu ülkede hangi kanunlar çıktı hangi insanlarının kelleri koparıldı iyi araştırmak lazım.Bugün başbakanı güçler ayrılığı ilkesinden dolayı eleştirenler o dönemi neden eleştirmiyorlar.Zaten bu ülkede birbirimizi anlayamadığımız için,birbirimize iftira attığımız için vb. sıkıntı yaşanıyor.Sinirle hareket ettiğimiz durumlarda farkında olmadan biz de günaha giriyoruz.
ahmet tanca  -  20-12-2012 - 03:32
bu kırıkkale halkını anlamak zor güya milliyetci
Fazlı  -  19-12-2012 - 18:24
Düşübceleriniz için teşekkür ederim.Herşeyin hayırlsı olsun diliyorum.Doğru bildiğimizi demeye devam edelim inşallah. Bu arada bu yazı için telefonla ve maille dönen ciddi sayıdaki dostlara teşekkür ediyorum.Olumlu ile olmumsuz düşünen yazıya yarı yarıya diyebilirim.
Sırrı Kılıç  -  19-12-2012 - 11:11
Yapma sayın Güventürk şimdi Bülent Arınç abinizi kızdırırsınız da maazallah sizzi partiden tardederler
Mehmet gençer  -  19-12-2012 - 10:56
Sayın Güventürk.Bülent arınç\'ın açıklaması duygusallığından kaynaklanmıyor.Bilakis, dedesi Kubilayın kafasını kesen derviş Mehmetten kaynaklanıyor.Armut dibine düşermiş.Bülent Arınç TSK ve devlet düşmanı bir insanmış gibi zaman zaman bu tür açıklamalarda bulunuyor.Suikast yapacaklar diye TSK suçlamıştı.Dava bile açılmadı.Suikast bahane edilerek TSK lerinin en gizli kozmik bürolarına girdiler.Alınan belgeler nerede bilen varmı.Diyarbakırdaki açıklamalarına bak.Diyarbakır Em.Md.nün açıklamalarına verdiği desteğe bak.Bu güne kadar bölücüler hakkındaki değerlendirmelerine bak.O yumuşak mesaj veriyor.Tepki gelmezse bir şey yok.Tepki gelirse Sn.Başbakan olmaz diye karşı çıkıyor.Anlaşmalı döğüşten başka bir şey değil.Senin köyün önemli değil.Çünkü vatan ve millet din ve iman diyen her zaman bu değerler için can vermiş ve vermeye hazır bir köy.İç anadolu önemli değil.İç anadoludan kaç kişi dağa çıkmış.Şehit babası olarak sopa yedim, haksız mahkemeler geçirdim ama önce vatanım dedim.Bizlerdemi dağa çıkalım.Yazının her satırına katıllıyorum.Sevgilerimle.
Mehmet gençer  -  19-12-2012 - 10:56
Sayın Güventürk.Bülent arınç\'ın açıklaması duygusallığından kaynaklanmıyor.Bilakis, dedesi Kubilayın kafasını kesen derviş Mehmetten kaynaklanıyor.Armut dibine düşermiş.Bülent Arınç TSK ve devlet düşmanı bir insanmış gibi zaman zaman bu tür açıklamalarda bulunuyor.Suikast yapacaklar diye TSK suçlamıştı.Dava bile açılmadı.Suikast bahane edilerek TSK lerinin en gizli kozmik bürolarına girdiler.Alınan belgeler nerede bilen varmı.Diyarbakırdaki açıklamalarına bak.Diyarbakır Em.Md.nün açıklamalarına verdiği desteğe bak.Bu güne kadar bölücüler hakkındaki değerlendirmelerine bak.O yumuşak mesaj veriyor.Tepki gelmezse bir şey yok.Tepki gelirse Sn.Başbakan olmaz diye karşı çıkıyor.Anlaşmalı döğüşten başka bir şey değil.Senin köyün önemli değil.Çünkü vatan ve millet din ve iman diyen her zaman bu değerler için can vermiş ve vermeye hazır bir köy.İç anadolu önemli değil.İç anadoludan kaç kişi dağa çıkmış.Şehit babası olarak sopa yedim, haksız mahkemeler geçirdim ama önce vatanım dedim.Bizlerdemi dağa çıkalım.Yazının her satırına katıllıyorum.Sevgilerimle.
Şevket ÖZSOY  -  19-12-2012 - 10:03
Sayın Güventürk, Hükümetin kötü polisi Arınç, bu açıklamaları yaparak PKK ve sempazitanlarının gönlünü hoş tutarken, başbakanda aksi beyanatla Orta Anadolu insanının gönlünü kazanmaktadır. Ama netice itibari ile yine açılımcıların istedikleri olmaktadır. Düşüncelerinize katılarak sadece Diyarbakır\'da değil Mamak\'ta da işkenceler olmuştu. İşkence, ihaneti meşru hale getirmez..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net