24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ÖĞRENCİ VE SANATÇI DİYE ANILANLAR
28 Aralık 2012 Cuma Bu yazı 10173 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Mesele dergisinin 50. sayısında Foti Benlisoy’un kaleme aldığı Atina’dan Tunus’a: Öğrenci-gençlik Muhalefetinin Değişen Karakteri adlı Mısır ve Yunanistan ayaklanmalarını karşılaştırarak okumaya çalışan bir yazı var. İlginç bir şekilde günümüzde sanatın durumunu anlamaya çalışan herkese bu yazıyı tavsiye edeceğim. Yalnız tek bir farkla “öğrenci” kavramını “sanatçı”, “eğitim”i de “sanat” ile yer değiştirerek okunmalı yazı.

            Ayrıcalıklı bir konum olarak öğrenciliğin aşınması sürecinin bir benzerinin sanat alanı için de geçerli olduğunu söyleyeceğim. Hatta neo-liberalizmin yönetim mantığı açısından tam bir paralellik söz konusu. Elbette sanatçının ayrıcalıklı konumunun aşınması süreci yeni bir şey değil. Fakat sanat alanında genelde söze böyle başlandığında dönüp dolaşılıp “kültür endüstrisi” veya “kurumsal eleştiri” başlıklarına geri dönülür. Bu da güncel sanat alanına özgü bir kısırlığın göstergesi.

            Son günlerde iki can sıkıcı olayın yine gündem oluşturduğunu görüyoruz. bir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yapılmışken biri direk ana muhalefet parti lideri Kemal Kılıçtaroğlu’na yapıldı.

            Bu can sıkıcı ve herkes tarafından eleştiri gören olayların kahramanlarının birleri öğrenci diye anılırken ve bu öğrenci gurubu ülkenin en önemli üniversite talebeleri olurken, diğeri sanatçı diye anıldı. Sanatçı da aslında ekollünün önde gelen isimlerinden biri durumundadır.

            Ülkem bilim adamları çalışmış çabalamış ve tabi olarak güç sınırlarını aştığından dışarıdan da yardım alarak bizim modern dünyayı yakalamamız açısından çok büyük önem taşıyan uyduyu hazırlamışlar. Fırlatmak için tören düzenlenmiş. Tören yeri ülkenin ciddi üniversitesi olan OTTÜ seçilmiş.

            Burası bilim adamı yetiştirmede önde olduğu kadar, üniversiteye hazırlık yapan tüm öğrencilerinde isteklerinde ön sıralarda alan bir üniversitedir. Dolayısıyla bu tür bir bilim işinde ilim işinde modernize işinde desteğini tam vermesi gereken yer diye düşünüyor insan.

            Oysa Molotof olayından kaldırım taşlarının sökülüp fırlatılan taşlara ve ardından açılan pankarttan atılan sloganlara kadar ilme karşı olduklarını gösterdi. Sebep farklı anlatılmış olabilir. Ancak yapılan hareket maalesef bu öğrenci ve ardından derslere girmeyen öğretim üyeleri tarafından yapılan eylemler ile böyle görülmüştür.

            Başbakan bu ülkede seçmen oylarının yarısını alarak seçilmiştir. Söz konusu üniversitede herkes aynı düşüncede değil. Elbette iktidarı destekleyenler de var. Peki, bu öğrenciler polis ile değil de iktidarı destekleyen gruplarla çatışmış olsaydı ne olacaktı? Allah korusun 12 Eylül öncesi OTTÜ öğrencileri ve bazı öğretim üyelerinin nasıl provokede edildiğini biliyoruz. Bu oyunun yeniden sergilenmemsi için bu öğrencilerin ve derse girmeyerek onlara destek veren yanlış yaptığını açıklamaları ile protesto edenleri tebrik etmek gerekiyor. Bu olayların diğerlerine de sıçraması kime ne kazandırır. Bunun hesabını iyi yapmak gerekiyor.

            İkinci can sıkıcı olay ise sanatçı adıyla anılan birinin iktidarı eleştirmek için yapılan bir organizasyonda Ana muhalefet parti liderine ettiği sözdür. Burada tekrar etmekten hicap duyuyorum. Orya davet etmişsiniz ve Kemal Bey gelmiş. Sizin istediğiniz gibi iktidarı eleştirici birde konuşma yapmış. Ardından başka programı için ayrılmış vay efendim sen misin giden? Adama ağza alınmayacak sözler sarf etme hakkını bulmuş sarhoş taklitçisi sanatçı! Denilen bu insan. Ardından başka bir toplantıda iktidar partisine destek olan başka sanatçılara da vatan haini ve dönek damgası vurmuş.

            Şimdi bu sanatçı denen ve öğrenci denen insanların neresi demokrattır. Hani ötekinin hakkı. Hani ötekine saygı. Maalesef bu nedenle toplumun geleceğini şekillendirecekleri yetiştirenlerin ve kendilerine aydın denilen sanatçı kesiminin bir daha düşünmesi gerekiyor yaptıklarını.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
armağan genç  -  04-01-2013 - 00:04
Yapmayın arkadaşlar, başakanı bende eleştiririm ama OTDÜ olayında başbakan normal korumalarıyla gelseydi bile aynı gösteriler olurdu. Hatta başbakanı oraya sokmazlardı. skandal olurdu. olay 3000-4000 polis olayı değil. iki karşıt grup öğrenciler karşı karşıya geldiğinde de aynı polisler OTDÜ\'ye giriyor. Hatta devamlı belli bir miktar polis bulunuyor bilmeniz lazım. protestonunda bir sınırı olur. yuhalarsın, ıslıklarsın, pankart açar slogan atarsın. ama molotoflarla kaldırım taşlarıyla saldırıya geçtinmi kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını orada rezil edemez. Başbakan kim olursa olsun, molotoflarla karşılanamaz. öğrenci demek eli molotoflu taşlı sopalı talebeler olamaz. ilm yuvası bu değildir. mehmet bey ve ahmet bey yorumlarınıza katılmıyorum. Mehmet bey OTDÜ deki olayların nedenini ayrıntılı yazın öğrenelim. saygılarımla.
Fazlı  -  01-01-2013 - 19:23
Ahmet bey ; Haksızlık yapıyorsunuz. Okuyun yazıların tamamını. Bir düşüncede olmam gayet normal ama hatalı bir konu varsa bunu da söylediğimi göreceksiniz. Taraflı yazarlara alışmış olabilirsiniz sizin gördükleriniz taraflı da yazabilir. Ama objektif olduğunuzda \"hakılıyışsınız\" diyeceğinizden eminim. Hadi geçmiş yazıları bi okuyun sayın TANCA.
ahmet tanca  -  31-12-2012 - 11:54
yandaş bir kalem ağzı kusura bakmayın odtü\'lüler akp başbakanına gereken cevabı vermiştir bizde sizin gibi yazarlara alıştık zaten...
Mehmet gençer  -  29-12-2012 - 21:13
Sevgili kardeşim, ODTÜ deki olaylarda öğrencilerin tepkisinin nedenine neden bakmıyorsun.O öğrenciler neden ve neye tepki koymak istemişler olayın bu yönünede bakmak lazım.Ayrıca, Sn.Başbakan ODTÜ giderken neden 2000-3000 polis koruması ile gider.Mademki orası bir üniversitedir, mademki, orası bir eğitim yeridir neden bu kadar polis ile gider. sadece açılış yapmak için 3000 polis ile giderse elbette bu tepkileri görecektir.Üniversitelerde bu tür tepkiler her zamanda olmuştur ve olmaktadır.Önemli olan Hocaları ve öğrencileri bölerek karşı karşıya getirmemektir.Sn.Başbakan Menderesin devamıyız diyordu, haklı galiba 1960 öncesi gibi öğrenciler ve üniversiteler dahil her şey bölünüp karşı karşıya getirilmektedir.Nerede bir olay olursa hemen onların karşısında bir başka taraftar gurubu çıkartıyorlar, yani bölüp karşı karşıya getiriyorlar, yani benden olanlar ve karşıda olanlar diye.Olayın bir yönü ile haklısın ama birde diğer yönüne bakmak lazım.Bu ülke dikta ile yönetilmemeli ülke her gün biraz daha demokrasiden kopmaktadır.Şerafettin Elçinin tabutuna Cizrede sözde kürdistan bayrağı örtüldü.Unutmayalımki şerafettin elçi Türkiye devletinini bir milletvekilidir.Acaba değilmi.Acaba Cizre Türkiye değilmi.Böyle ülkede ODTÜ olaylar normaldir.Sevgilerimle.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net