24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
AMAÇ AĞLAMAK AĞLATMAK MI
31 Aralık 2012 Pazartesi Bu yazı 9765 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Bazı olaylar ve işler vardır ki kimse bunun neticesini bilmez. Yakın zamanda kıyamet koptu kopacak yaygarası ile maya takvimini gündemde tutan zihniyet gibi, ne yaptıkları veya neye hizmet ettikleri belli değildir.

            Ülkemin her geçen gün demokratikleştiği, ekonomik anlamda feraha doğru gittiği, sağlık eğitim gibi alanlarda güzel işlere imza atıldığını görmemek imkânsız.

            Çocuklarımızın artık bilgisayarlı eğitim gördüğünü, akıllı tahtaların kara tahtalara galip geldiğini de görüyoruz. Bildiğinden veya bilmediğinden ekranların sempatik haber sunucusunun üç sınıf bir arada okuyor dediği örnekler elbette var. Nihayetinde her sınıftan iki üç ve toplam öğrenci sayısı dokuz olursa siz her sınıfa bir öğretmen atayamazsınız. Yani uç örnekler her alanda vardır.

            Dün kamyonet kasasında yolcu hastaneye yetiştirilirken bugün artık ambülâns acil servisin birkaç dakika gecikmesi eleştirilir durumda.

            Yani ülkemiz pek çok olumlu gelişmeler ile inşallah daha da iyiye gidecek ve insanımız ferah içinde geleceğe taşınacak.

            Olumsuzluklar yok mu? Elbette var. Asgari ücretten işsizliğe, trafik sorunundan teröre pek çok konuda hem eksik kaldığımız hem yeterli olamadığımız pek çok konu olmaya devam ediyor.

            Bu konulardan en önemlisi terör konusu. Terör konusunda yeterli olamadık olamıyoruz. Askeri alanda, sosyal alanda çok ciddi iyileşmeler elbet var. Ama yeterli olmadık bunu da kabul etmek lazım. Bu olaya yani terör olayına paralel olarak gelişen bazı olaylar da kalbimizi yaralamaya devam ediyor.

            Biri çıkıyor bebek katilini nerdeyse mütedeyyin Müslüman edip, beş vaktin yanına beş vakit daha kattığını ima ediyor. Bir diğeri bunun serbest olması gerektiğini hafif hafif dile getiriyor. Zaten terör uzantısı olduğunu ret etmeyen parti mensupları bunu aleni olarak talep ediyor.

            Bir diğeri sözünün yanlış anlaşıldığını daha sonra beyan ederek empati yapıp dağa çıkmayı normal gösteriyor.

            Bu yazıyı birkaç gün erken kaleme almak zorundayım yapacağım bir seyahat nedeniyle. Bu nedenle olmadan yazdığım için yanılma payım elbette vardır. Ama nedense ben yanılmayacağımı sanıyorum.

            İki gün sonra Uludere olayının yıl dönümü. Hepimiz hatırlıyoruz. Sınırda kaçakçılık yapan bir grup insanın terör örgütü mensubu sanılarak hava harekâtı ile ölmesi olayı.

            Bu konu üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen hala sıcaklığını koruyor. Hala bazıları tarafından istismar ediliyor. Sadece terör uzantısı iddialı parti değil, ana muhalefet partisi de bu konuda hükümeti sallıyor.

            Her can azizidir. Her canın bir anası babası kardeşi vardır. Her canlı yaşama hakkına sahiptir. Uçağın bilmem kaç libreli bombasının kafasına düşmesi ile yitirilen cana elbet üzülüyoruz. Bizim içimizde insani duygu olduğundan bu duyguyu taşıyoruz. Bu insanlara da üzüldük. Yazık oldu genç insanların ölmesi.

            Ancak, o zamanda yazdık. Bu insanlar koltuklarının altında mangal ve plastik top ile pikniğe gitmiyorlardı ki. Vergi kaçırarak, devleti kandırıp para kazanmak için, belki bazılarının sadece kaçakçılık ile yetinmeyip yasadışı madde sokacağı illegal bir iş yapıyorlardı. Dağın başında alınan bir görüntüye yapılamayan işlem ile nasıl karakolların basıldığını, köylüdür zannı ile dikkate alınmayan bir topluluğun nasıl asker şehit ettiğini biliyoruz. O zaman güvenlik güçlerinin böyle bir müdahalesi yerinde görülebilir. Belki tetkik edilebilirdi ama elememe durumu da olabiliyor.

            Bu emri verenin, emri uygulayanın, emirde dahi olanın hain ilan edilerek yargılanması için yırtınılmasını anlamak mümkün değil. hadi düşüncesi terör olanlar bunu yapıyor da Cumhuriyetin bekçisi olduğunu söyleyenler nasıl yapıyor. Amaç ağlamak mı ölenlere ve ailelerine, yoksa terör ile mücadele edenlerin anasını ağlatmak mı?

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
a.guneser@hotmail.com  -  31-12-2012 - 16:19
Geçmişi hatırlattığınız için Tüm Kırıkkale size minnettar Fazlı bey,teşekkürler.....
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net