24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
NEBİNİN DOĞUMU
21 Ocak 2013 Pazartesi Bu yazı 11463 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Akşamdan yediği ağır yiyecekler mi nedeni yoksa kafasını çocukların geleceğine takmaktan mı bilinmez ama sabaha kadar dönüp duran insanların sabahı zor olur değil mi?

            Birde tersi vardır. Huzur dolu bir akşamda yaptığı hayır hasenatları düşünüp, rabbine ona bu imkânı verdiği için şükrederken uyuyakalan ve rüyasında bile hayır iş ile uğraşanlar vardır. Onlar sabahın nasıl olduğunu anlamazlar.

            O hangi gruba giriyordu bilmem ama sabahın “olmaya çalıştığı” saatlere yakın zamanda, dışarıdaki gece ayazına evinin sıcaklığı ile karşı koyan, yorganın altında yatarken çalan saatin sesi ile uyandı.

            Yatağında doğruldu ve sağ ayağını koymadan yere yedi defa ayetel kürsü okudu. Gece duasından sonra alıştığı bu okuması onun her gün yaptığı geleneği vitri olmuştu. Duayı okumadan, rabbine o gününü hayırlı geçirmesi için dua etmeden yataktan kalmıyordu.

            Yorganı atmak soğuk havada hiç kolay değildi. Kalktı ve sobanın üzerinde geceden konan ibriğe baktı. Almadı. Yine her sabah olduğu gibi soğuk su ile abdestini aldı. Sakalında biriken suları havlu ile iyice kuruttu. Bir önceki günden tecrübeliydi. Sakalını iyi silmese namaza giderken soğultan donuyordu.

            Perdeyi araladı dışarı baktı buğulu camı silerek. Gece gitmemek için direnirken bir halatın ucundan çekercesine sabah zorluyordu halatın diğer ucunda günü aydınlatmak için.

            Sabah ezanı okunmamıştı daha. Her gün olduğu gibi taktı kafasına takkesini ve geçti seccadenin başına. Kaza namazı içlin niyet etmeden ezanını okudu, kametini getirdi. Başladı kılmaya. Yine kendini gecenin son karanlığı içine bıraktı ve başladı kılmaya kılmaya.

            Sabah ezanın sesi ile oturdu seccadesine. Elinde tespih parmakları ile uzanırken rabbine dilinde “Allah, Allah” kalbinde huzur vardı.Ezan bitti. Peygamberine makamın en yücesini nasip etmesini ve kendisini de o makamda Resulüne komşu olmasını diledi. Kalktı sabahın sünnetini kıldı yine vücudu, kalbi, dili, bedeniyle.

            Üzerini giydi ve çıktı cami için evinden. Bugün ilinin en büyük camisine gidecekti Cuma sabahı olduğundan. Cuma günleri hep bunu yapıyordu. Soğuk havaya aldırmadan yürüyordu, adeta güne yardımcı olmak için geceyi yırtarcasına.

            Camiye ilk gelenlerden olduğunu düşünüyordu. Ama çoktu gelen. Oturdu ve imamın kuran tilavetini dinlemeye başladı. İmamın güzel sesi ile caminin ihtişamı birleşince kendinden geçmesi çok zaman almadı.

            Sabah namazına katlıklarında o çoktan Kâbe’ye gitmişti. Gözünde yaş durmak bilmiyordu. Kalbini dayadı Kâbe duvarına ve İmamın Fatiha’ya başlaması ile oda tavafa başladı. Bir güzü ile o muhteşem mabedi izliyor, okunan kuran ile dönüyor, içinden duygular fışkırıyor, kalbinin sesini duyuyordu.

            Namazın ardından müezzinin salâvatları iyice geçirdi kendinden. Okunan salâvatlar alıp bir Kâbe’ye bir Ravza’ya götürüyordu.

             Her Cuma olduğu gibi en son müftü bey alıyordu mikrofonu ve hadis dersine başlıyordu. Peygamberin güzel ahlakını anlatıyor. Yarabbi ne müthiş bir ahlak. Her hadis ile kıyas yapıyor. Haşa ne mümkün. Nerde o ahlakın zerresi.

            Hadis sohbetinden sonra müftü hatırlatıyor. “Çarşamba günü peygamberimizin doğum yıldönümü.” Rabbine layık kul, Habib’ine layık ümmet olmak için bir kıvılcım bekleyenlerin de doğum günü olmasını diliyor. Rabbine bunun için yalvarıyor. Kendisi, eşi, çocukları, arkadaşları, ana baba ve akrabaları ve tüm Müslümanların kurtuluş ve huzur günü olması için dua ediyor.

            Bu adamın yaşı yetmişin üstünde yada yirmili yaşlarda. Fark eder mi? Gönlü olgun bu insanın bir sabahının hepimize örnek olması dileğini taşıyorum. 23 ocak mevlit kandilini hatırlatıyor kurtuluşa vesile olmasını diliyorum.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Ali Dursun  -  23-01-2013 - 21:28
Ne kadar guzel bir sey ama kendine eziyet etmeden bunu yapmak bence daha dogru hasta olan tam ibadet edemez.Tsm ibadet edemeyen eksik ve yanlis okur dualari.Ama dinc olan saglikli olan saglikli ibadet ecer sadece beden sagligi degil insanin ruh sagligida sagkam olmali.Kolaylastiriniz,zor,astirmayiniz,sevdiriniz,tiksindirmeyiniz b soz kimi sozu herhalde bilmeyenemiz yoktur.Soguk suyla abdest almak sicak suyla abdest almaktsn hem sevap hem sagkik acisi dan efdakdir.Cunku soguk su vucuda csnlilik verir ve diri tutar.Sicak su ise tam tersi.
kadriy keremoğlu  -  21-01-2013 - 21:25
Namaz dinin direğidir. Namazda on güzellik vardır. Bu on güzellik şunlardır: 01. Yüzü güzelleştirir. 02. Kalbi nurlandırır. 03. Bedeni dinlendirir. 04. Kabirde arkadaştır. 05. Rahmetin inmesine sebeptir. 06. Gök kapılarının anahtarıdır. 07. Ahirette günah ve sevapları ölçen terazide sevap kefesini ağırlaştırır. 08. Rabbi hoşnut ve memnun eder. 09. Cennete giriş için ödenecek ücrettir. 10. Cehennem ateşine karşı bir kalkandır.
Harun TUNAL  -  21-01-2013 - 10:45
Bu tasvir kimin? Kim gitmiş, kim bu kadar zevkli kılmış namazı,Hangi camii? Diyeceksinki öenmi yok.Şunun için soruyorum. Alışmışız sabah namazı İstanbula giidnce Eyüp Sultanda kılınır, Ankarada Hacı Bayramda.İşet bunu dile geirmek istedim.Kırıkkalede de NOKTA camide kılınır.Görün nasıl etkili oluyor hayatınızda.Sizinde anlattığınız orası mı?
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net