24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
YORUMLARA YORUM
31 Ocak 2013 Perşembe Bu yazı 13056 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Bazı yazılar vardır kişileri veya çok az bir topluluğu ilgilendirdiğinden başından sonundan okunur. Araya birkaç cümle daha serpiştirip okuduğunuzda yarın derdini anlarsınız. Ama bazı yazılar var ki konusu toplumun “bam teline” basar. Öyle çok kitleleri ilgilendirir ki size telefonla ulaşan insanların sayısı öğleye kadar teflonunuzun şarjını tüketir.

            Son yazmış olduğumuz yazının konusu da aynı oldu. Aslında bir süredir ciddi şekilde basında dillendirilmeye çalışılan ve örgütlü şekilde sanal âlemde ses vermeye çalışılan bir konu. Gerek ekranlarda gündeme geldiğinde ve gerekse internet basınında yazılıp çizildiğinde gelen tepkilerden toplumun ciddi bir kesimini ilgilendirdiği belli olan Astsubay konusudur.

            Bu yazmış olduğumuz yazıda olumlu ve olumsuz pek çok geri dönüş yaşadık. Yerinde yani yazının alt kısmındaki yorum yerinde cevap vermeyi uygun bulduk. Ama gördük ki tek tek cevap verme durumunda o yorumlara ayrılan alanı çok aşmış oluyoruz. Bu nedenle ayrı bir yazı ile yorumlara cevap vermenin daha faydalı olacağını değerlendirdik.         Bir önceki yazıya gelen yorumlara verdiğim cevabın aynını aşağıya yazıyorum değiştirmeden eğip bükmeden.

            Yazıya torum yaparak görüşünü bildiren gönlü gül insanlara teşekkür ediyorum. Yalnız özellikle telefonla arayan ve burada da yorum yapan bazı arkadaşlarıma bir şeyi hatırlatacağım müsaade ederseniz.

            Elbette er ve Erbaşların şartlarını biliyorum. Hem öyle yakından ve öyle çok biliyorum ki ben onların personel şubesinin başındaydım. Onlarında sıkıntısını söylemek borcumuz. Zaten ben askerlik süresinin uzun olmasından yakınan ve daha kısa süreli ve çok daha etkili eğitim verilmesi taraftarıyım. Özellikle kısa dönem askerlerin eğitim süresi ve etkiliği ile ilgili son görev yerimde yapmış olduğum projeyi ulaşabildiğim makama kadar ilettim. Ancak çok kapsamlı çalışma yapılması gerektiğinden hemen uygulamaya geçilmedi. Ben olsam erbaş ve erlere çok ağır ama çok kısa süreli eğitim verir terhis eder onlardan sivil hayatta faydalanırım. Orduyu da profesyonel yapar daha dinamik ve vurucu gücünün yüksek olmasını sağlarım. Bu iş böyle olursa askere giden er erbaşların kaybı önlenir.

            657 memurlarında sıkıntısını söylemekte borcumuz. Onları da iyi biliyorum. Başta görevde olan kızım ve yakında mezun olacak oğlum olmak üzere biliyorum sıkıntılarını. Memurların dertlerini hiç küçümsemek haddim mi?

Ancak burada "bu zümrenin" yani Astsubayların sıkıntılarını diel getirmek istedim. Cidden bunların sorun mızrağı çuvala sığmıyor. Ben taraf olmama rağmen tarafsız iletmeye çalışıyorum. Ama kesinlikle daha çok alsınlar kesinlikle bin katı alsınlar ama bir emekli bir işçi ile benim maaş farkım bin liraya yakın. Bende diyorum ki emeklisine baksın. Emekli olurken değerli kardeşlerim olan subaylara nasıl maaş kaybı yaşatmıyorsa bende yaşamak istemem. Çünkü onun kadar görev sürem var ve onlar gibi meşakkatli görev yapıyorum.

Bende üniversiteyi bitirdim şükür. Peki, neden Türkiye’de 1/4 üne çıkamayan tek zümre Astsubaylar olsun. Haksızlık değil mi?

İlk atama yeri için kura çeken bir Astsubay ile emeklik süresini çoktan aşan bir Astsubay aynı görevi yapar. Bir subay nasıl tecrübe aldıkça görevi değişiyorsa Astsubayında öyle olması gerekmez mi? Bir yüzbaşıya takım komutanlığı yaptıramazsınız. Ama bir Kıdemli Başçavuş Takım astsubayı olur. Haksızlık.

Emri altında pek çok personel olan biri olası bir disiplin tecavüzünde ceza vermek için başkasından neden ricacı olsun. İşi yaptır denecek, sorumluluk verilecek ama yetkiniz gasp edilecek. Ceza ve mükâfat personel yönetimin gerekliliğidir.

Daha pek çok sıkıntı var. Diyeceksiniz ki sen hepsini çektin mi? Ben istisnai bir kadroda görev yaptım. Ama gördüm bildim bir kısmını da yaşadım. Ayrıca can kardeşlerim herkes bilerek girmiyor bu şartları. Hani bankaya gişe memuru olarak giren bir memurun mesaisi, açık vermesi, kırmızı dosyası ile bu görevin ne olduğunu bilmeden girdiği gibi.

Hakkınızı helal edin. Cevaplar için ama konu böyle can dostlar.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Ersen Gürpınar   -  02-02-2013 - 02:32
Ali Dursun sen orada dur parametre olmadan teori üretilmez ;Derdini bile anlatamadığın Türkçe ile kültür ve düzeyini belli etmişsin. Her toplumda hatalı veya suçlu insanlar olabilir bunu ancak önyargılılar genelliyebilir. Sen bu ülkenin bağımsızlığının teminatı olan orduya hakaret edenler kervanına katılmışsın hevesiniz yarıda kalacaktır. Senin assubayları eleştirmek haddin olamaz onlar bu ülke ve ordu için en çok şehit ve gazisi olan mesleğin mensuplarıdır. Haklısın kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyacaktır birgün ihanet içinde olanlardan da hesap sorulacaktır.
FAZLI  -  01-02-2013 - 09:44
Köşe yazısına düşüncesini yazan herkese tekraren teşekkürü borç biliyorum.Sayın Ali Dursun ;Yok o konu öyle değil.Tabikidüşüncenize saygım var. O ayrı . Ama suçlama çok yanlış. Ben bu olayı şahsileştirmek istemiyorum. Ama ben 17 yaşınınn sonunda emsallerimin çoğu daha pantolonun kemerini takamazken askeri okula girip esas duruşu öğrendim.Görev yaptığım sürede çoğu altı ay süreli geçici görevli olarak 6-7 yıl evimden uzak kaldım.Çocuklarım eğitimlerini 6(ALTI)ayrı okulda tamamladı.14 defa ev taşdım.Terörün başladığı ilk yıl ile mezuniyetimin başladığı meslek hayatımda sırt çantam ve tüfeğimle çocuklarımdan çok birlikte oldum.Operasyonların sayısını bilmiyorum.Bu arda belirtmek lazım.Erbaş ve erler ile hiç operesayona çıkmadım.Aslında bu yazının konusu gibi uzun uzun yazdım ama yine kısa keseyim.İşte böyle geçen bir meslek hayatında haber merkezinde kim bilitr hangi suçtan şiddet gören biri tarafından suçlanmak ne kadar doğru? Kesinlikle tasvip etmiyorum şiddet işini.Ama et ve kemikten yapılı insan nihayetinde.Sizin sevmediğiiz sınıfın inan hayatı üç aşağı beş yukarı yukarıda yazılan gibi. Düşüncenize saygılıyım ama keşke imkan olsa beni bi dinleseniz detarafsız olsanız. Sağolun.
Ali Dursu n  -  31-01-2013 - 21:56
Herkes kendi derdine aglamasin.Benimde hic sevmedigim asker sinivi astsubay sinifidir.Psikolojisi bozuk bu sinif askere en fazla eziyet eden siniftir.Bunlarin icindeki cok azinlikta bulunan iyiler haric yani askeri kendi yerine koyan kisim.Ben astsubay yazisini gordugumde bunlarin degil maaslarini kaldirilmasi gerekli askeriye icinde olmamasi gerekli bir siniv olarak goruyorumAlin size yil 1988-1988 yer CERKEZKOY de ki birlikte Astsubay Ridvan tank astsubayi kendi tskimini birakip Haber merkez amirine takiliyor Haber merkezi komutani olan bursali astsubayda bu ridvan denen karaktersize uyarak haber merkez amirine girisiyor.Simdi bu astsubaylarin hakkinimi savunacagim tabii ki hayir bence onlars 1/4 degil 9/2 bile fazla.Su unutulmasin askerin kimlik bile gostermedigi Turkiye bitti.Bunu boyle astsubay ve subaylarin hareketleri getirdi.Yarin bu suclari isleyen askerine eziyet eden astsubay ve subaylar sivil ysrgida yargilanacak kmsenin yaptigi yanina kar kalmayacak.
Ersen Gürpınar   -  31-01-2013 - 21:44
Bir üniforması kefen olan bir ayın 8-10 gününü 24 saat esasına göre tek kuruş fazla mesai almadan kışlada geçiren buna rağmen klimalı ofislerinde günde 8 saat çalışan büro memurları ile ayni birçok devlet memurundan daha alt kademe ve dereceden göreve başlatılan assubayları yok sayıp sadece göreve ve ölüme gönderirken hatırlamak adaletsizlikten öte vicdansızlıktır. Sn.Güventürk\'ün ifade ettiği gibi 27 yıl hizmetimin ve en yüksek derecden prim ödediğim halde ayni hizmete tabi işçi emeklisinin yarısı kadar subayın üçte biri kadar maaş almayı içime sindiremiyorum bunu neden olanlarada yatıp kalkıp beddua ediyorum Kimlik kartımı,yeşil pasaportumu silahımı iadeye hazırım işçi emeklisi olarak emeklilik intibakımın yapılmasını istiyorum belki bu ayıp birilerinin yüzünü kızartır. Adalet birgün herkese gerekecektir
Lokman ŞACER  -  31-01-2013 - 16:10
Astsubayların TSK ile bir savaşı yok, isyanı da yok. Tek istedikleri bir takım haksızlıkların düzeltilmesi ve haklarının iadesi.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net