24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
KAHVE KIRKSA ÇAY HATIRI KAÇTIR
08 Mart 2013 Cuma Bu yazı 10301 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Yıllar önceydi. Beraberimizde meclis üyesi ve iş adamlarından oluşan bir küçük grup ile Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret etmeye kara verdik ve yollara revan olduk.

            Bizler meclis üyesi seçilmiştik ve bir seçimden çıkmanın ve memlekete bir şeyler katmanın sevdası ile kafa yoruyorduk. Meclisteki vekilleri ziyaret etmek fikri pek görevimiz ile ilgili değildi.

            Hiçbir sebep veya konu için değildi bu ziyaret. Hani derler ya tamamen spontane veya doğaçlama denilecek ölçüde bir Ankara gezisinde “hadi birde meclise gidelim” türünden bir gelişimdi.

            İlk ziyaretimiz Turan Kıratlı vekilin makamına oldu. Her zaman gelmiyoruz ki meclise. Aradık bulduk. Makamında güler yüzlü tatlı dilli bir abla vardı. Bizler Kırıkkale’den geliyoruz dememize kalmadan hoş geldin çayının ikramı bir oldu. Ardından “sağ olun artık almıyoruz” diyene kadar ardının kesilmediği çay ikramının (bir kahvenin kırk yıl hatır olduğu düşünülürse ardı ardına gelen çayların) hatırının tarafımızca büyüklüğünü siz düşünün.

            Turan bey makamında yoktu. Adın Sevim olduğunu öğrendiğimiz bu abla teflonla Turan beyle irtibat kurdu. Bize telefonu uzattı. Turan bey kibar hali ile uzun uzun konuştu, bir isteğimiz olup olmadığını defaten sordu. Bizler sadece nezaket ziyareti dediğimizde mutlaka görüşmek istediğini söyledi ve ardından o dönemde şahsıma ait büroda defaten iadeyi ziyaret yaptı.

            O zamanlarda yazımda da belirtmiştim. Başka bir vekil ziyareti için bahçeye çıktığımızda karşımıza başka bir vekil çıktı. Bizleri tanımıyor olma ihtimaline karşı kendimiz tanıttık. Bizler meclis üyesiyiz, arkadaşlar iş adamı biz grup başkanıyız dedik. Kerhen ayakta iki dakika vakit ayırdı ve toplantım var deyip uzaklaştı. Elbette bizim ne hale düştüğümüzü anlatmak yersiz olur. Bir bardak çay ikramını zül gören bu zihniye cidden üzüldük. Sonra da hiçbir irtibatımız olmadı sayın vekilimizle.

            Aynı dakikalarda danışman Fatih Köksal ile karşılaştık. Kolumuzu koparırcasına nasıl davet ettiği dün gibi aklımdadır. O gün gitmedik çaya ama ondan sonra hiç irtibatımız kesilmedi Fatih Beyle.

            Aradan kaç yıl geçti. Dün bir vesile ile yeğenimi yanıma aldım ve meclise gittim. Bana hep itici ve soğuk gelen birazda karışık olduğundan odaları bulmakta zorlandığım binada birkaç gün önce karşılaştığımızda ziyaret konusunda sözleştiğimiz Ramazan Can Vekilin odasına gittim. Randevumuz yoktu ve Ramazan Bey bir yakının cenazesi için Kırıkkale’ye gitmişti. Sevim Abla Turan beyden sonra Ramazan beyle çalışmaya başlamıştı. Yine sıcakkanlı tavrının aynını sergiledi. Tam misafirperver kadın, Ramazan beyle uyumlu çalışması alçakgönüllü olmalarındandır.

            Ardından Oğuz beyin makamına gittik. Kendisinin Başbakanlıkta toplantısı olduğunu önceden biliyordum. Makamında Fatih Köksal, Kırıkkale’yi bizden iyi bilen Recep Amir ve Nuray Baydan hanım vardı. Üçünü de önceden tanıdığımızdan farkları yoktu. Aynı sevecen ve samimi tavırları ile misafir ettiler. Benim bu üçlü hakkında daha önce de yazılarımda isimleri geçti. Her seferinde aynı şeyleri söylemek belki sıkıcı gelir ama ben orada otururken gelen her vatandaşla samimi ilgileri, işleri çözmek için çabaları, hastası olanla üzülüp, sıkıntısı olanla dertlendiklerini ve çözüm ürettiklerini gördüm yine. Bu nedenle hani derler ya yiğidi öldür hakkını yeme. Bu üçlü bilerek seçilmiş ve asla birlikte mesai üretip kafa yorma ve o makama layık olma gaileleri tesadüf değildir. Hakkını veriyorlar vesselam.

            Hem Ramazan Beyin hem Oğuz Beyin masanın üzerindeki takip edecekleri işlerin notların çay bardağına yer kalmayacak kadar çok olduğunu görerek, halk ile samimi tavır içinde olduklarını müşahede ederek ayrıldık meclisten.

            Ha tüm bunları bir işin vardı ondan mı yazdın derseniz?  Hayır, hiçbir talep olmadan dedik ya” nezaket” ziyareti amaçlıydı. Nezaketçe oldu çok şükür.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net