24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
UTANIYOR İNSAN İNSANLIĞINDAN
18 Mart 2013 Pazartesi Bu yazı 9308 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

İnsanoğlu bazen öyle oturup düşündüğünde ve kendisini davası uğruna feda eden insanları görünce insanlığından utanıyor. Kıyaslamak istiyor kendini ve sadece gözlerinden dökülen iki damla yaş ile kalıyor. Buyurun İslam fedaisinin hayatına gidelim.

            Yüzü simsiyahtı.

Ama kendisi boyamamıştı ki!... Kaldı ki, kalbi bembeyazdı. Buna rağmen onu basite alanlar vardı. Dedi ki: 'Ya ResûlAllah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir? '
            'Asla! '
            'O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin kızını vermiyor? '
'Amir bin Veheb’in evine git ve Resûlullah selamı var, kerimeni bana nikahlamanı emretti” de.

Siyah yüzlü genç hemen adrestedir. Kızın yanında babaya selamı aynen tebliğ eder ve teklifi de açıkça anlatır. Baba kızgın, hemen reddeder. Ancak, teklifi dinleyen kızcağız babasını ikaz eder: 'Babacığım, vahiy gelir de sonra seni mahcup eder. Ne biliyorsun bu olayı Rabbimin emretmediğini? Efendimiz (s.a.v.) ’ in o emri tebliğ buyurmadığını? Hemen git,  Resûlullah’ tan özür dile ve beni o gence nikâhla. Resûlullah’ ın uygun bulduğunu ben de uygun bulurum. 

Kızının ikazıyla mescide koşan baba özür diler: 'Söylediğinin doğru olup olmadığını bilmiyordum. Demek ki doğruymuş. Kızımı verdim. Şu anda nikahlısıdır.

Efendimizin gence emri:  'Git, evini hazırla, aile oturacak şekilde döşe.' 'Benim ev döşeyecek tek dirhemim bile yok! ..'  'Öyle ise Ali’ ye, Osman’a, Abdurrahman bin Avf’a git. Onlar sana ikişer yüz dirhem versinler.' Uçarcasına gider. Onların her biri, emredilenden fazla yardımda bulunurlar ve sıra çarşının yolunu tutmaya gelmiştir. Bir ev hazırlamak için gerekli para elde mevcut. Hele zevcesi, ümidinin de üstündedir

Çarşı yolunda hızla giderken kulağına bir ses gelir. Önce anlayamaz, duraklar ve nefesi kesilircesine dinler. Evet, evet yanlış anlamamıştır, doğrudur. Ses herkese ilan etmektedir: 'Ey kendini Allah’ a asker bilen Müslümanlar! Derhal atınıza binin, cihada yönelin. Ordu mescidin dışında beklemektedir. Siz böyle gün için varsınız dünyada! Düşman ani baskın yapacak!

Şimdi ne olacak? .. Cihada mı gitsin, evlenmeye mi? ..Yönünü hemen değiştirir, demirciler çarşısına gider.İlk işi bir kılıç, sonra bir zırh, daha sonra da bir at almak olur.
Elindeki paranın hepsini de harcamıştır. Ama cihad için lazım olan silahını da tamamlamıştır... Sıçradığı atının üzerinde kuş gibi uçar, bekleyen orduya toz duman içinde karışır. 'Bu genç, herhalde Bahreyn’ den gelen biridir, derler.

Ancak onun siyahlığını fark eden Resûlullah Aleyhisselam: 'Sen Saad mısın? 'buyurur. 'Evet,' deyince de dua eder: 'Ceddine saadetler! ..' Kumlu çöllerden geçilir, tozlu yollardan gidilir ve nihayet düşmanla müthiş bir savaş başlar... Herkes cesaretle ileri atılır. Ama içlerinden biri herkesten de cesaretle atılır; saldırdığı tarafın adamlarını sağa sola püskürtür. Neden sonra meydan sakinleşir, düşman kaçmış, müşrikler yok olmuşlardır.
            Şehitler tespit edilirken, bir ses:'Allahü Ekber! Evlenmek üzere olan Saad da şehit!  Efendimiz onun cesedi başına gelir, mahzun şekilde bakar: 'Seni Havz-ı Kevserimin başında bekleyeceğim! ' Bir hayret nidası daha: 'Allahü Ekber! ' Sonra döner, oradakilere hitap eder:  'Kılıcını, mızrağını ve atını alın, kendisini gönüllü olarak isteyen kızcağıza verin. Babasına da deyin ki: 'Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü gence, Allahü Teâla cennet hurilerini lâyık gördü!

            Hadi gelinde baştan savarcasına kıldığımız iki rekat namaz, kahvehanelerde tutulan oruç, seyahat amaçlı hac, fakire verilen en bozuk para ile kendimizi bu mübarek insanlarla kıyaslama cüretinde bulunalım. Mümkün mü?

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
HAFIZ  -  19-03-2013 - 00:49
ELLERİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net