18 Aralık 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Ekmeğimizi Bölüşürüz, Vatanımızı Böldürmeyiz
Ekmeğimizi Bölüşürüz, Vatanımızı Böldürmeyiz
Kırıkkale’ye yeni bir heyecan Berslan Grup
Kırıkkale’ye yeni bir heyecan Berslan Grup
Hayat Boşluk Kabul Etmez
Hayat Boşluk Kabul Etmez
Kastamonu'ya TOSLADIK 0-1
Kastamonu'ya TOSLADIK 0-1
  YAZARLARIMIZ
TAMAH DİYE BİR KONU
09 Nisan 2013 Salı Bu yazı 11448 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bazı insanlar gereğinden fazla tamahkâr oluyor, bazı şeylere meyli herkesinkinden çok oluyor.

            Tamahkâr insanlar kendilerinde olan nimetleri hırsla sahiplenir, şükretmeyi akıllarına getirmezler. Bu sebeple de bir türlü ellerindeki nimetlerden dolayı sevinç duyamazlar. Zihinlerinde hep daha da fazlasını elde etme arzusu vardır. Hatta ihtiyaçları olmasa bile yalnızca daha fazlasına sahip olma hırsı içinde yaşarlar ve çok küçük şeylere tamah edebilirler. Allah ayetlerde bu gerçeği haber verir ve bu insanların din ahlakını yaşamamakta ısrarlı olduklarına dikkat çeker:

            "Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak; Ki Ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal' (servet) verdim. Göz önünde-hazır çocuklar (verdim). Ve sayısız imkân ve fırsatları önüne serdim. Sonra, daha artırmam için tamah eder (doyumsuz istekte bulunur). Hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı 'kesin bir inatçıdır.” (Müddessir Suresi, 11-16)

            Tamah Allah'ın razı olmadığını Kuran'da bildirdiği ve insanları sakındırdığı bir basitliktir. Rabbimiz bir ayetinde "Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir." (Taha Suresi, 131) buyurarak iman eden kullarını uyarmış ve Kendi Katından vereceği nimetlerin daha hayırlı olduğunu hatırlatmıştır.

            Tamahkârlık yalnız maddi birtakım değerlerle sınırlı bir kavram değildir. Verilen bir cevapta, sarf edilen bir sözde ve bunların yanı sıra pek çok ayrıntıda bu kötü ahlak kendini gösterebilir. Basit insan kendi deyimiyle "lafın altında kalmaz"; son sözü söylemeye tamah eder. Kimi insanlar her fırsatta konuşmalarının arasına yabancı dilden kelimeler ve vurgular serpiştirerek dil bildiklerini vurgulamaya çalışırlar. Düz ve sade anlatım yerine, söylemek istedikleri kelimenin Türkçesini hatırlayamıyor gibi yaparlar. İnsanlara gösteriş yapabilmek için birkaç kelimeye tenezzül ederler. Benzer şekilde marka, araba, yazlık gibi genelde sahip olunan maddi imkânları vurgulamaya yönelik konuşmaların hemen hemen çoğunun temelinde bu basitlik vardır.

            Hâlbuki böyle geçici dünya metalarına düşkünlük göstermek insan için büyük bir utanç vesilesi olmalıdır. Bu basitliğe tenezzül eden kişi ne kadar küçük duruma düştüğünü bilmelidir. Sahip olduğu her şeyin yalnızca göz açıp kapayıncaya kadar geçecek olan dünya hayatına ait olduğunu, ölümle birlikte sonsuza kadar tümünün geride kalacağını unutmamalıdır.

            Elde edilen çok küçük çıkarları kar bilmek de bu çirkin ahlakın bir türüdür. Bu tamahkâr düşünceye sahip insanlar şaşırtıcı derecede küçük şeyleri kar olarak görürler. Benzer şekilde insanların haklarını çiğneyerek elde edilen küçük şeyler de bu insanları beklenmedik şekilde heyecanlandırır ve mutlu eder.

            İslami kariyer tamahkârlık konusunu işlerken; “Tamahkârlık kişilerin sahip oldukları imkânların genişliği ya da darlığı ile ilgili bir konu değil, tamamen din ahlakından uzak basit bir ruha sahip olmaları ile ilgili bir konudur. Unutulmamalıdır ki basitlik ne eğitimle, ne kültür seviyesi ile, ne de zenginlik, yoksullukla doğrudan bağlantılı bir konu değildir. Esas olarak din ahlakı ile ve vicdanla ilgili bir konudur. Şeklinde konuyu özetliyor.

            Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra lütfen arkanıza yaslanın ve önce kendinizi test edin. Ne kadar tamahkâr hareketlerimiz var. Ne kadar hangi konuya tamahkâr davranıyorum. Sonra da çevrenize bir bakın, siyasi tamahkârları, zenginlik tamahkârları, makam tamahkârları, mevki tamahkârları ne kadar çok değil mi? Hele tamahkarlığı hırsa çevirmiş ve etrafını üç kuruşa satacak insanları varın siz düşünün.

            Yazık demek ki zayıfız vicdan ve dinen.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Aralık 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net