24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
OF BİLE DENMEYECEK AMA
11 Nisan 2013 Perşembe Bu yazı 9994 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ana-babasını dine uygun hizmetleriyle razı eden, Allahü teâlâyı razı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahü teâlâyı gazaplandırmış olur. [İbni Neccar] ve
(Ana-babası, yanında ihtiyarladığı halde, [rızalarını alamayıp] Cenneti kazanamayanın burnu sürtsün.) [Tirmizi]

            İki mübarek söz ile başladığım yazımda canımızı sıkan ve günümüzün konusu olan bir meseleye dikkatinizi çekmek istiyorum.

            Filmin ismini hatırlamıyorum. Yıllar önce başrolünü Münir Özkul’un oynadığı bir filmi gecenin ilerleyen saatinde gözyaşları ile izlemiş ve o zamanlar ana babamı aramıştım. “Siz” demiştim. “ömrünüzün sonuna kadar hangi şartlar altında olursa olsun başımızın tacısınız, ne durumda olursanız olun size gücümün ötesinde hizmet etmeye ant içtim” demiştim.  

            Geç olduğu için filmi izlemeyen ana babam ne olduğunu anlamamış ama gözyaşları içinde kalmıştı. Maalesef ana babam ikisi de Türkiye yaş ortalamasının altında kalan yaşlarda vefat ettiler. Rabbim şahit belki çocukluğun, gençliğin verdiği şımarıklık hariç onları üzmedim.

            Filimde beş çocuklu ana babanın evlatları ile arasında geçen olaylar konu ediliyordu. Evlatlarını çok büyük zorluklarla yetiştirmiş ve ev sahibi iş sahibi yapmış ebeveyninin nasıl ortada kaldığını anlatıyordu. Evlatlar ana babalarına bakmakta zorlanıyor, eşleri sıkıntı çıkarıyor ve sonunda ana babalarını ayrı ayrı kabul etmek durumunda oluyorlar. O yaşlı karı kocanın nasıl gözyaşları içerisinde ayrıldıklarını, nasıl bir araya geldiklerinde çektikleri zorlukları birbirlerine aksettirmediklerini nasıl tüm olumsuzluklarını içerline attıklarını anlatıyordu.

            Aradan yıllar geçti. Şimdilerde yine etrafımızda pek çok insanın ana babasına bakmadıkları ve nasıl onlara Rabbimizin izni ile kan veren can veren insanlara neleri reva gördüklerini görüyoruz.

            Güventürk inşaat ofisinin as elemanı, her işe koşturan Erdal ağabeyi evvel ki gün yüzünden düşen bin parça gördük. Uzun uğraşlardan sonra sıkıntının ebeveynine gerekli hürmeti göstereme olduğunu anladık.

            Çeşitli nedenlerle ana babasına bakmakta sıkıntı çekenlerin devletin bakım ücreti ile biraz olumlu ivme kazandığını görüyoruz. Hasta yakınlarına, özürlü olanlara nasıl parası için sevgi gösterildiğini de görüyoruz.

            Aslına bakarsanız hiçbir maddi çıkar ana baba veya evlat sevgisinin önüne geçmemeli. Ama belki günümüzde maddi olan yaşamda bunlarda olmalı, buna kimsenin itirazı yok ve olamazda. Ama bu maddiyat bizim insani değerlerimizin önüne geçmeli mi? Elbette hayır.

            İzlediğiniz bir belgeselde bile ana babasının yavrusunun etrafından ayrılmayan canlıları gördükten sonra ana babasını sokağa bırakan veya bırakmaktan kötü edenleri gördüğünüzde insanlığınızdan utanıyorsunuz.

            Hasan-ı Basri hazretleri, Kâbe’yi tavaf ederken sırtında yük olan bir zat görüp der ki. Niçin yükle tavaf ediyorsun?  Bu yük değil, babamdır. Bunu Şam’dan yedi defa getirip tavaf ettim. Çünkü, bana dinimi, imanımı öğretti. Beni İslam ahlakı ile yetiştirdi. Kıyamete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider. Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur.

            Anne-baba evladına karşı sert ve kırıcı bile olsa, onlara kötü davranmak doğru değildir. Anne-baba zalim de olsa, onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak caiz değildir. “Annem-babam çok şefkatsiz, onlara nasıl itaat edeyim?” diyen bir kimseye, Resulullah Efendimiz buyurdu ki: “Annen seni 9 ay karnında gezdirdi. 2 yıl emzirdi. Seni büyütünceye kadar koynunda besledi ve kucağında gezdirdi. Baban da seni büyütünceye kadar birçok zahmete katlandı. İdare ve maişetini temin etti. Sana dinini, imanını öğretti. Seni İslam terbiyesi ile büyüttü. Şimdi nasıl olur da, şefkatsiz olurlar? Bundan daha büyük ve kıymetli şefkat olur mu? demiştir. [1]

            Gereken alması lazım herkesin, yarın oda aynı duruma gelecek unutmamalı.

            Selam ve dua ile…

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Sedat YALVAD  -  11-04-2013 - 14:47
“Annem-babam çok şefkatsiz, onlara nasıl itaat edeyim?” diyen bir kimseye, Resulullah Efendimiz buyurdu ki: “Annen seni 9 ay karnında gezdirdi. 2 yıl emzirdi. Seni büyütünceye kadar koynunda besledi ve kucağında gezdirdi. Baban da seni büyütünceye kadar birçok zahmete katlandı. İdare ve maişetini temin etti. Sana dinini, imanını öğretti. Seni İslam terbiyesi ile büyüttü. Şimdi nasıl olur da, şefkatsiz olurlar? Bundan daha büyük ve kıymetli şefkat olur mu? demiştir. [1] Şefkasiz evlatlara ders olan yazınızdan dolayı tebrik ediyorum.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net