24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ÇAPULU AĞAÇ NE OLACAK
05 Haziran 2013 Çarşamba Bu yazı 9108 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Aslında tarafsız kalmak istemediğimden değil ama biraz sükunet içinde bekleyelim ve yangına elimize bir bidon benzin alarak koşmayalım diye, birde dizi şeklinde çıkan bölümlü yazımız olduğundan ülkeyi karıştıran sözde ağaç protestosuna girmemiştim.

            Ancak gördük ki konu hepimizin konusu ve bu konuda abartısız sabahın altı haberleri ile başlayan tüm programları izleyen ve ardından yazılı basın ile konuyu takip eden biri olarak sessizlik doğru değil.

            Taksim deki gezi parkının restore edilmesi ve yanında başka projeler ile yeniden yapılması konusu ile başlayan ve ağaçları kurtarmak amaçlı protestolar ülkenin savaş alanına dönemsini sağladı.

            Düşüncemizi bir kanallı yazarsak yani şu haklı bu haklı dersek çok objektif olmayız. Bu nedenle bu güne kadar olduğu gibi bu konuda da fikrimiz neyse kimi hangi konuda haklı veya haksız görüyorsak yazacağız.

            Her şeyden önce canlı katliamına ağaç olsun hayvan olsun karşı bir duruşumuz var. Kimse bir canlının yok olmasına seyirci kalmamalı ve bizde kalmayız evvel Allah.

            Taksimde değil ülkenin her neresinde olursa olsun bir ağacın sökülmesini içimize sindiremeyiz. Bizler hiç yarın ölecekmiş gibi ebedi aleme hazırlık yaparken kıyametin yarın kopacağını bilsek bile ağaç dikmek gerektiğini anlatan anlayıştan geliyoruz. Biz ağaç sevgisi ile dolu olan bir Resulullah’ın ümmetiyiz. Bu konuyu da böyle anlamak lazım gelir.

            Ancak bu ağaç ve gezi parkının bahane edilerek ülkenin karıştırılmasını da içimize sindiremeyiz.

            Ülkemizde güzel şeyler oluyor derken, dört beş aydır şehit cenazesi görmüyoruz derken ülkenin savaş alanına dönmesine de sessiz kalıp aman ne güzel yapıyorlar dememiz mümkün değil.

            Yabancı basının Arap baharından esinlenerek Türk baharı diye vatandaşlarına duyurduğu ve maalesef öyle algılanan olayların temelinde istikrarı bozacak grupların kışkırtıcı tavırlarının olması her şeyi anlatıyor.

            Kimse bir şeyleri bahane ederek polisi bu kadar hırpalayamaz. Hepimiz gördük polise nelerin atıldığını, nasıl tahrik edildiğini. Polise ana avrat küfürler eden vekillerin hareketlerini de gördük. Hele trafikte seyreden bir polis aracının nasıl yakıldığını yıkıldığını, içindeki polisin nasıl linç edileceğini, birkaç sağduyulu vatandaşın polisi linçten kurtardığını gördük. İş makinesini gasp ederek polis aracının üzerine sürüldüğünü, polise Rus askerine Yunan askerine yapılmayacak muamelenin nasıl yapıldığını da gördük. Bunları objektif yansıtmaya çalışan basının ne hallere düşürüldüğünü gördük. Bu mu? Ağaç protestosu, bu mu? Gezi parkı protestosu, o polis kimin polisi, kimin çocuğu da bu muamele reva görülüyor.

            Polis orantısız güç kullanmış buda yanlış daha sağduyulu davranması gereken daha soğukkanlı olması gereken polisin bu ağır davranışı da yanlış. Hele Başbakanın birkaç çapulcu sözü külliyen yanlış, doğru mu diyelim.

            Ama masum bir çevre protestosunu bu hale getiren ve fırsatçı zihniyetin yaptığı çok daha yanlıştır. Herkesin çok soğukkanlı olması gerekiyor. Belediye başkanı vali kimse çıkıp halka bu yapılacak projeyi çok iyi anlatması lazım. Çevreye verilecek bir zararın bin katı ile karşılanacağı sözü verilmeli. Bu yapamıyorsanız veya yapamayacaksanız bırakın öylece kalsın. Kalsın ki bu olaylar nihayetlensin.

            Basının kışkırtıcı tavrını ayrıca yazacağım. Ama sadece şunu söylüyorum. Yazıklar olsun. Toplumsal bir görevi olan ve insanları itidalli davranmaya teşvik etmesi gereken basının en basit tabirle haince tavrına yazıklar olsun.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
A.Emin YALÇINKAYA  -  05-06-2013 - 13:05
Suya sabuna dokunmadan bir yazı yazmışsın ama bu yazı kimi tatmin edecek belli değil 10 senedir tepemizde boza pişiren astıgı astık kestiği kestik analarınızı da alıp gidin dediği bir millettin fertlerinden tahammül sınırların patlayınca basit bir protestodan neler çıkıyor görüyoruz ,her şeyi ben bilirim havasından özür dilemez tavırlarından vazgeçmeye niyeti olmadıgı için özür işini her fırsatta sümüğünü çeke çeke aglayan Bülent beye bıraktı ve tabiri caizse dışarı kaçtı(özal taktiği) yakında hiç bişi olmamış gibi gelir ve bıraktıgı yerden devam eder diye düşünüyorsa yanılacagını çabuk görür umarım aklını başına alırda Türk ismini kullanmamaya özen gösteren bu boşbakan TÜRK MİLLET\'inin kafası kızdığında neler yapacagını ögrenir de adam gibi işini yapar yok eger yapmaz ise kendi bilir yakında sandık var diğerlerini nasıl gömdük ise bunuda gömmeyi biliriz
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net