24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
GERÇEKLER SU YÜZÜNE
01 Temmuz 2013 Pazartesi Bu yazı 9879 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bir devlet adamıyla eski bir canı aynı sofrada buluşmuşlar. Sofraya çeşitli yemekler gelmiş. Yemekler arkası arkasına gelip giderken, iki tane de pişmiş dişi geyik gelmiş. Geyik kebapları sofraya konulunca, cânı adam gülmeye başlamış. Sofrada bulunan yüksek rütbeli devlet adamı niçin güldüğünü sormuş. Soranın devlet erkânından olduğunu bilmeyen eski canı anlatmaya başlamış:

            - Ben bir defasında, bir tüccarın yolunu kesmiş, bütün paralarını ve mallarını almıştım. İhbar etmemesi için kendisini de öldürmek istedim. Canını bağışlamam için çok yalvardı, fakat bırakmadım. Benim kendisini öldürmekte kararlı olduğumu anlayınca çaresiz olarak etrafına bakmaya başladı. Kimseyi göremeyince, uzakta duran iki dişi geyiğe doğru:

            - Ey geyikler! Bu adam beni haksız olarak öldürüyor. Siz bana şahit olun, diye bağırdı. Şimdi sofraya getirilen bu geyikleri görünce o aptal adamın aptallığını hatırladım da onun için güldüm. Geyik şahit olur mu?

Bunun üzerine, sofrada bulunan devlet adamı:

            - O geyikler şimdi şahitlik yaptılar. Sen kendi suçunu itiraf ettin, deyip mahkemeye sevk ettirdi. Sonunda kısas yapılıp cânı adam canından oldu

            Bazen kimsenin olmadığı yerde veya kimsenin görmediği yerde bizlerde aynı hatayı yapıyoruz. Sanıyoruz ki kimsecikler görmüyor. Kimsecikler bizim yaptıklarımızdan haberdar olmuyor.

            Ülkeyi karıştıran ve birkaç ağaç ile çevrecilerin başlattığı ve daha sonra da olayların çeşitli mecralara döndüğü gezi parkı veya taksim olayları ile ilgili bazı gerçekler su yüzüne çıktı.

            Bazılarına göre emniyet teşkilatının çektiği bazılarına göre ise basın mensuplarının çektiği ancak yayınlamakta imtina ettikleri görüntülerin ele geçirilmesi ile servis edilen görüntüler.

            Bizler sadece olayları bize yansıtılan kadar biliyoruz. Sadece onların bize verdikleri kadarı ile hüküm veriyoruz. ysa gerçekler bazen çok farklı olabiliyor. Yapılan bu servis ile ortaya çıkan görüntüler de tamda bunu gösteriyor.

            Polisin kendini savunma esnasında havaya sıkmış olduğu mermilerden birinin isabet etmesi ile hayatını kaybeden bir vatandaşın görüntüleri de aynen böyle oldu.

            Basın sadece polisin havaya ateş etme anını ve ardından bir vatandaşın vurulup yere düştüğü gösterildi. Oysa öncesinde polise saldıran gurubun nasıl kin ve nefretle adeta linç edercesine polise saldırdığı ve kalkanlarını parçalayıp koca koca taşları nasıl kafalarına attıklarını göstermediler.

            Bu normal bir taşlama değil. Normal bir tepkide değil. Sanki Yunan polisine atar gibi içlerinden çıkan ve kendi evlatları olan polise nasıl taş attıklarını yapılan bu servis ile görmeseydik bizlerde orantısız güç kabul ederdik. Oysa polis cidden linçten kurtulmak için havaya ateş etmiş.

Burada ölmüşse ölmüş asla demiyoruz. Giden her can içimizi yakar. Giden her can yaralar bizi. Ama o göstericilere belki de o tepki yapılmamış olsaydı o polis linç edilecekti. Her can kutsal. Ölen göstericinin de canı kutsal bizim için o havaya ateş edip kendini savunma gayretinde olan polisin canı da kutsal.

Keşke böyle bir talihsiz olay hiç olmasaydı. Keşke kimsenin burnu bile kanamasaydı. Keşke gösterici demokratik hakkını kullanırken polise taş atıp onu linç etmeye kalkmasaydı ve keşke o genç polis silahına hiç davranmasaydı. Ölen gitti hayatı karardı. Ama kalan polisinde inanın hayatı karardı. Kim bilir hangi ümitlerle polis olan belki anasına babasına bakan belki evli ve çocukları olan o polisinde hayatı alt üst oldu. Toparlanamaz artık. Ömrü boyunca çekecek o. Herkese yazık oldu.

Medyanın olayları verirken daha duyarı kışkırtmadan uzak ve kesinlikle tarafsız olması gerekiyor. Yangına körükle gitmek ve gizlemek asla kazandırmaz.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net