16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
OLSAYDI NE OLURDU
09 Eylül 2013 Pazartesi Bu yazı 11187 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bazı olaylar vardır, insanların hafızalarında ne kadar geçmişte kalırsa kalsın onunla ilgili bir tek kelime konuşulduğunda veya bir resim gördüğünde veya bir ses işittiğinde hemen canlanır, bugünkü gibi tazeliğini korur.

            Yıl 1997. Türkiye deki bürokrasinin çabuk kabullenemeyeceği ve özellikle kökü devlet içine yerleşmiş olan bazı kendini devlet üstü sananların asla kabul etmeyeceği bir hükümet iş başındadır.

            Hükümeti devirmek için olmadık oyunlar peşinde olan bu kendinde tüm kerameti topladığını sanalar devletin her kademesinde masum insanlar üzerinde baskı kuruyor.

            Özellikle Müslümanlar üzerinde oynadıkları oyunlar ile basınında destek vermesi ile her gün on haberin dokuzu hükümet aleyhinde yayınlanmaya başlıyor. Kimler ile saldırmıyorlar ki, Fadimeler, müslümler, kalkancı kalkmayancı herkes ile bu baskı devam ediyor. Bu kampanya devam ediyor.

            Şubatın 28’i. Milli Güvenlik Konseyi toplanıyor. Mutat bir toplantı gibi görülse de toplantının uzaması ve sonucunda yapılan açıklama iplerin kopmaya geldiğini gösteriyor.

            Kimileri zamanın Başbakanını dik durmamakla suçlasa da asıl olayın kan dökmek ve ihtilal veya darbe yapmak derdinde olanların oyununu bozduğu daha sonraları anlaşılıyor.

            Nedir yirmi sekiz şubat diyenlere hatırlatmak isterim.

            28 Şubat olsaydı,  bugün Meclis'teki bütün kadın vekiller, başları açık olduğu için had bildirilerek kovulurdu.

            28 Şubat olsaydı, ekranlardan üniversitelere kadar başı açık kadınların eğitim, çalışma ve 'var olma' hakkı ellerinden alınırdı.

            28 Şubat olsaydı, belli bir hayat tarzıyla özdeşleştirilen siyasî partiler kapatılırdı. Üstelik savcı iddianamesinde partiye akla gelmeyecek hakaretler ederdi.

            28 Şubat olsaydı, cumhurbaşkanlığı da yapmış bir siyasetçi, başı açık kadınlara 'Eğitim almayı çok istiyorlarsa, falanca ülkeye gitsinler' diye zorunlu göç kapısını gösterirdi.

            28 Şubat olsaydı, belli bir hayat tarzını seçtiği için askerler ordudan, kamu görevlileri memuriyetten, öğrenciler üniversiteden atılırdı.

            28 Şubat olsaydı, belli bir hayat tarzıyla özdeşleştirilen tüm vakıflar, dernekler, kurslar kapatılırdı. Malları haksız yere gasp edilirdi. Buralardan burs ve yardım alanlar dahi fişlenirdi.

            28 Şubat olsaydı, bugünkü televizyonlarda belli bir hayat tarzının hegemonize ettiği dizilere rastlanamazdı.

            28 Şubat olsaydı, başı açık kadınlar, sokak ortalarında 'Defol!' diye bağırılarak taciz edilir, başları zorla örtülmeye çalışılırdı. Bunun terside çok yaşanırdı.

            28 Şubat olsaydı, belli bir hayat tarzını temsil eden okullara giden gençlerin üniversite hayalleri, 'kat sayı' bahanesiyle bir gecede tuzla buz edilirdi.

            28 Şubat olsaydı, yayın politikası belli bir hayat tarzını yansıtan gazeteler polislerce basılır, sahipleri de işkencelerden geçirilirdi.

            Daha neler yaşanırdı varın siz tasavvur edin.

            Darbenin her türlüsü, hayat tarzına müdahalenin her türlüsü kütüdür. Kimse meşru göstermesin. Bugünlerde yargılaması yapılan post modern darbe zihniyeti Allah için söyleyin hangi ülkenin muasır medeniyet seviyesine gelmesine yol verir. Hangi ülkenin ekonomik, demokratik, sosyal alanda, insan hakları konusunda, daha çağdaş ve daha insanca yaşamasına yardımcı olur. İnsanlarımızın demokrasinin nimetlerini daha iyi anlaması lazım gelir.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net