22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
TARİHTEN DERS ALMAK LAZIM
23 Eylül 2013 Pazartesi Bu yazı 9598 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ortadoğu her zaman kaynayan bir kazan olmuştur. Bunun sebepleri arasında dini faktörler çok büyük oranda yer almasına rağmen beklide en önemli nedeni petrolün merkezi olmasındadır.

            Petrol nedeniyle zenginleşen Ortadoğu devletlerinin elindeki paranın bir türlü kendilerine transferi için her türlü entrikayı çevirmekten geri kalmayan ülkelerin, bu zengin veya karıştırılması kolay ülkeler üzerinde oynadıkları oyun kesin bir vakadır.

             Tarihinde pek çok olaylara gebe olan bu ülkeler üzerinde günümüzde de oyunlar aynı hızla devam etmektedir.

            Bugünlerde Mısır olayları yani demokratik olmayacak şekilde birilerinin telkini ile yönetime el koyan bir anlayışın aslında hiç destek görmemesi gerektiği halde nasıl söz konusu ülkeler tarafından omuzlandığını gördük.

            Bu dönem içinde yine garip şekilde ülkesinde her gün kan kusturan bir yönetime kimlerin nasıl destek verdiğini de görüyoruz. Sanki sadece kimyasal silah ile ölümler oluyormuş gibi dikkatleri kimyasala çekip, onunla ilgili bile karar alamayan bir dünya güçleri görüyoruz.

            Bizleri garip şekilde bir savaşın eşiğine getiren ve siz önden gidin biz geliyoruz diyen ülkelerin aslında hiçte insani tavır sergilemediklerini ve ne yazık ki sadece bizi öne atma çabasını da gözlemliyoruz.

            Aradan otuz küsur yıl geçen ve bizlerin hatırladığı İran Irak savaşının bugünlerde başlama yıl dönümü. Bu savaşın nelere mal olduğunu ve nasıl başladığını bir hatırlayalım.

            İran-Irak Savaşı 1980 yılında başlayıp 1988 yılında sona eren ve dünyayı yakından ilgilendiren bir savaş olmuştur. Savaşın esas nedenlerinin İran ve Irak arasındaki sınır kavgası ve Ortadoğu’da hegemonik güç sağlamak olduğu açıktır.

            Bunun yanı sıra emperyalist ülkelerin silah satışlarını arttırmak ve Ortadoğu ülkeleri arasında iyi ilişkiler gelişmesine engel olmak amaçlarının da savaşın ortaya çıkmasındaki rolü azımsanmayacak derecede önemlidir. İki ülke arasındaki sorunun 1971’lere de dayandığı görülmektedir. Bunun da baş nedenleri İran’ın bir kaç Körfez adasını işgal etmesi ve suyolları sorunudur. İran-Irak Savaşı Ortadoğu’daki dengeleri değiştirmiş, daha sonra da Körfez Savaşı’nın da bir anlamda nedeni olmuştur. İran ve Irak’ın tanınması, savaş nedenleri, savaş sonrası ortaya çıkanları görmemiz, savaşı kavramamız açısından büyük önem taşır.

            İran-Irak Savaşı'nda oyun tutmuş, emperyalist devletler İsrail ile birlikte çok bilinçli bir politikayla, hangi taraf zayıf düşerse onu destekleyerek, ama hiçbirine zafer kazanma imkânı vermeyerek, savaşın on yıl gibi uzun bir süre devam etmesini sağlamışlardır. Sonuçları o kadar ağır olmuştur ki, İran hala bu savaşın tahribatlarını onarmakla meşguldür. Irak'ın durumu ise daha vahimdir. Tarihin cilvesine bakın ki, o savaşta sırtı sıvazlanan ve yenilmemesi için kendisine her türlü destek sağlanan Saddam, ABD ve müttefikleri tarafından bir askeri müdahaleyle siyaset sahnesinden tümüyle silinmiştir. O açıdan İran-Irak Savaşı'nı kışkırtan, Saddam yönetimini her türlü savaş tekniği ve kitle imha silahlarıyla teçhiz edip donatan, geleneksel Ortadoğu politikasıyla sürekli halkları birbirine kırdırtan emperyalizm, birçok katliamın olduğu gibi, Halepçe Katliamı'nın da başta gelen sorumlularındandır.

            Bu savaşın bize en önemli öğretisi emperyalizmin uzun yıllar bu bölgede oynadığı oyundur. Tarih net olarak bu oyunu yazıyor. Aklı olan her düşünce sahibin bölgede oynanan oyunu iyi görmesi ve asla savaş çığırtkanlığı yapmaması lazımdır. Hele devleti yöneten ve demokrasinin temeli olan muhalefetin söylemlerine, eylemlerine çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Asla demiyoruz ki katliama sessiz kalalım. Asla öyle değil. Ama bizi öne süren ve bilerek dikkatleri başka yöne çeken güçlerinde oyununu görelim. Mesele helikopter uçak meselesi değil. Onurlu ve Osmanlı ruhu ile koruyucu bir politika ama savaştan kaçan bir anlayış olmalı.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ÖLEN CAN  -  24-09-2013 - 15:47
candır ölenler, ailesinden koparılmış oğullar, yavrularını yetim bırakan babalardır. Eşlerin dul, çocukların yetim, insanların nefessiz kaldığı her ölüm her savaş gibi Suriye\'deki savaş da ölüm kusuyor artık. Oysa barış yapmalı insan. El ele tutuşur gibi konuşup çözmeli anlaşamadığı her ne varsa. Vatan, millet, toprak, sınır elbette önemli ama ya insan hayatı?! O halde sarılmalı beyaz güvercin uçuran şiirlere.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net