24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ASKER POLİS VE ONLARIN ÇOCUĞU OLMAK
07 Ekim 2013 Pazartesi Bu yazı 14385 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Askerler eleştirilir, polisler eleştirilir. Elbette kimse eleştirilmez değildir. Onlarda her meslek gurubu gibi eleştiriye maruz kalır. Onların eşlerli de erişemeyenlerin mundar dediği gibi eleştirilir. Ama bilmeyen hiç kimse bu meslek grubunun ve çoluk çocuğunun ne çektiğini bilmez.

            Oysa onlar şimdilerde demokratik açılımın uğradığı Romalar gibidir. Onlar gibi evleri barkları sabit yerleri yoktur. Sırtlarına bağlamış oldukları evleri ile tayin emrinin gelmesini beklerler. Emir geldiğinde eşyalarına adeta bir düdük çaldıklarında alışık eşyalar kendiliğinden paketlenir. Kamyonun ağır ve gıcırtılı sesini beklemeye başlar. Sadece yüklemek kalır. Hatta koltuk nereye kanepe nereye yerleşecek, Dolaplar, koliler nerde duracak eşyalar bile ezberler.

            Konu ile ilgili yani asker ve polis çocuğu olmak ile ilgili elime iki yazı geçti. Sizlerle paylaşmak istedim. Devamında ise asker ve polis olmanın zorluğu ve ailelerin düşüncesini dile getirmeye gayret edeceğim.

            Önce Esra Erol’un yazmış olduğu yazı;

            Polis çocuğu olmak; Çok havalıdır, fiyakalıdır. Bir de mesleği hakkıyla yapan doğrucu Davut, erdemli bir babanın evladıysanız... Ne yakışırdı boncuk gözlerine babamın mavi Amerikan filmlerinden fırlamış üniforması. Okula bir gelirdi ama ayda yılda sadece bir kere gelirdi. Çoğu zaman gelemezdi. Zamanı yoktu.
Bazen gece evdeydi. Bazen gündüz ses çıkarmazdık. Nöbetten geldiğinde dinlensin uyusun diye. Ben arsızdım. Süzülürdüm yanına boğacak gibi sımsıkı sarılırdım.
Polis çocuğu olmak...Bir şehre ait olamamaktır. İstanbul'u hatırlamıyorum. Doğduğum yeri. "Bingöl Karlıova" desen yarım yamalak... Ama Kütahya doğdum yer gibi.
Hayatım orada geçti. Şimdi hem doğduğum hem de doyduğum yerdeyim ama yine de yabancıydım sanki...

            Kurulu bir düzenin olamamasıdır. Sürekli farklı okullarda okumaktır.
Nereli olduğunu anlatamamaktır. Annem babam şurada doğmuş, ben burada doğdum ama ilkokulu şurada liseyi burada bitirdim... vıdı vıdılarıdır. Şark görevinde babanın mesleğini söyleyememektir.

            Silah ve kelepçe ile erken yaşta tanışmaktır. Şimdiki çocuklar babalarını biber gazcı ve jopcu da görebilir. Polis insandır. Kalbi vardır. Evde onu bekleyen evlatları geçim derdi belki kooperatife aldığı ev borcu vardır. Bazen üniversitede, bazen Emek sinemasının önünde, bazen de mitinglerde polisin ekranda canavar gibi gözükmesinin sebebi onların değil yönetim aksaklıkları ve idari boşlukların yansımalarından kaynaklanan zorluklar yüzündendir.

            Can güvenliğiniz tehlikede olduğunda ilk ne diye bağırırız bir düşünelim bakalım.
İmdat polis!

            Çok güzel hatta gençliği tabiri ile süper bir tespit yapmış. Gerçekten harika bir değerlendirme ile polisin ve polis çocuğu olmanın resmini çizmiş.

            Bugünlerde polise yapılan saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Kim neden yapıyor bunu anlamak zor değil. Art niyetli ve hain ruhlu insanların bu insanları nasıl karaladıkları ve haince turum içine girdiklerini biliyoruz.

            Ama asıl olan aklıselim ve sağduyusu gelişmiş insanların bunlara çanak tutan ve “yanlış yapıyorsunuz kardeşim. Bu insanlar hain değil, ellerinde cop var ama kime karşı, biber gazı var ama kime karşı” demeyişleridir.

            Bir sonraki yazımızda asker çocuğu olmanın da buna paralel olduğu ile ilgili bir yazı paylaşacağız.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Eda ERKEÇ  -  08-10-2013 - 15:09
Babacımm Yine her zamanki gibi güzel bir konuya değinmişsin güzel bir örneklendirme ile.. Ben seninle mesleğinle hep gurur duydum hala da oyle..iiki bizim babamiz askerdi.seni,postallarını,palaskanı,işten gelirken servisten inişini,görev dönüşleri değişen şekillerini ve gönderdiğin avuntu hediyelerini...ben de gayet dokunaklı bir asker kızı olmak mektubu yazabilirim:) seni çok seviyorumm iyiki sen varsınn...iyiki asker kızıyımm..
Adnan  -  08-10-2013 - 09:40
\"Ahkam kesenlerin haritadaki yerini gösteremeyeceği ücra adreslerde bizzat yaşamaktır,asker çocuğu olmak...Zorunlu göçtür.Pılını pırtını toplayıp Hakkari\'ye, bavulunu toplayıp Erzincan\'a, kolileri toplayıp Sivas\'a taşınmak,bazen sahilden dağa bazen pırıl pırıl güneşten,iki metre kara savrulmaktır.Her soluduğun şehirden,her dolaştığın mahalleden,her tanıdığın arkadaştan mecburen ayrılmak,her ayrıldığın yere ruhundan bir parça bırakıp,hatıraları yarım yamalak,çocuk yaşta hüzün biriktirmektir.Üniversiteye kadar en az sekiz okul değiştirmek,tam bulmuşken kaybetmek,ilkokulda aşık olduğun komşunun oğluna allahaısmarladık bile diyememek,ortaokulda elini tuttuğun kızı,gözyaşlarıyla geride bırakmaktır.Herkesin birbirini tanıdığı sınıfa, kelaynak gibi girmek bir merhaba alana kadar çırpınmak,arkadaşlıklara her sene sıfırdan başlamaktır.Bir türlü ait olamamak her gittiğin yerde geldiğin yerle çağırılmak.İzmir\'de Malatyalı çocuk,Kars\'ta Muğlalı çocuk,Diyarbakır\'da Balıkesirli çocuk olmaktır.Vatan millet aşkıyla,kurallara uyan yurttaş bilinciyle büyütülmek,baban emekli olana kadar,demirbaş badanaya zarar vermemek için,duvarına tuttuğun takımın posterini bile yapıştıramamaktır.Sen uyu ! demelerine rağmen gece kör karanlıkta kalkıp operasyona uğurlamak,annenin koynuna kıvrılıp,sağ salim dönsün diye sabaha kadar dua etmektir... \"
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net