16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
NEYE KARŞI ÇIKILIYOR
14 Kasım 2013 Perşembe Bu yazı 11877 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Başbakan Tayyib Erdoğan’ın, yurt yetersizliğinden yakınan milletvekillerini yanıtlarken, “Denizli’de şahit olduk, yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” dediği öne sürüldü. Başbakanlık kaynakları ise Başbakan Erdoğan'ın yurt sıkıntısına dikkat çektiğini, valiye verilen talimatın evlere denetimle ilgili değil, yurt sorunuyla ilgili olduğunu bildirdi. Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan da öğrencilerle ilgili kayıt ve denetim dışı ticaret yapan yerlerin öğrenciler için sorunlar ürettiğini ve kayıt dışı apartların illegal örgütlerce istismar edilebildiğini belirtti. Şimdi ilk haber böyle çıkmıştı kadın ve erkek öğrencilerin bir arada kalması ile ilgili. Ardından devam etti konu. Meclis Sanayi Komisyonu Başkanı, Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi, Hürriyet’e, “Sayın Başbakanımız Denizli’ye geldiklerinde, Vali Bey de bizler de şahit olduğumuz yurt ihtiyacını kendilerine ifade ettik. Büyük sıkıntılar olduğunu, öğrencilerin yurt bulamadığını, Pamukkale Üniversitesinin bulunduğu bölgede Kredi Yurtların, gönüllü teşekküllerin, sivil toplum kuruluşlarının seferber edilip çok daha fazla yurt yapmaları gerektiğini söyledik. Kendilerinin de Vali Beye ve Kredi Yurtlara bu konuya özel önem vermeleri yönünde talimatları oldu” dedi. Orada da böyle bir konu gündeme gelmedi. Başbakanımızın da bu yönde herhangi bir ifadesi olmadı. Basın nereye nasıl çekti malum. Ardından birde muhalefet konuyu alıp farklı alanlara çekince olay çığırından çıktı. Aslında muhalefetinde kafası bu konuda oldukça karışık. Kimi konuyu özgürlükler açısından ele aldı ama doğrusunun kadın erkek aynı yerde kalmasının uygunluğuna gelince konu onlarda farklı açıklamalar ile ne yaptığının farkına varmaz duruma geldiler. Ana muhalefetin başkanı 'CHP kız ve erkek öğrencilerin aynı evlerde kalmalarını destekliyor.' Niye destekleyelim? Kız öğrenciler kendi evlerinde kalıyorlar, erkek öğrenciler bir araya geliyorlar kendi evlerinde kalıyorlar. Soru bu çocukları niye bu evlere mahkûm ediyoruz.” Diğer muhalefet partileri de aslında dediğim gibi konuyu özgürlük olarak ele aldılar. Hele bazıları kendi tabanlarına ters düşse bile bunu böyle algıladılar. Muhalefetin görevi devletin veya hükümetin görevi gibidir. Yani ikisi de toplum ahlakını korumak ve kollamakla yükümlüdür. Hadi iktidar bir söz etti. Eğrisi doğrusu veya yanlış anlaşılması ile düzeltmesini yaptı. Tamam, muhalefette görevini yaptı ve hükümeti eleştiri bombardımanına boğdu. Oda tamam. Peki; halkın doğru darı haber alması ve toplumun her kesiminin sözcüsü olmamsı gereken basına ne oluyor. Ekranlarda bir tartışma programı var. Allahtan gece geç saatlerde yayınlanıyor da izleyici azdır diye düşünüyoruz. Sunucunun çanak soruları ile iyice kendinden geçen genç kadın erkeklerle aynı evde kaldığını ve bundan çok memnun olduğunu anlatıyor. “Aynı odada kalıyoruz. Ama karı koca değiliz ve öyle yaşamıyoruz.”diyor. Hayda buyurun buradan yakın. Yahu kimsenin namusu elbette ortada değil ve elbette kimse bilmem ne düşkünü değil. Ama aklın ve dimağın da bir kapasitesi var. Böyle bir şey nasıl anlaşılır bir durum kabul edilir. Belki o kız ve aynı evde kaldığı erkek hiçbir şey yaşamadan aynı evde kalıyor ama peki onların örnekliği ne olacak. Yani ya örnek olursa ve etrafındakileri etkilerse bu durum bunun vebali ne o olacak. Genç insanın dimağı tazedir, alır, fikir üretir, beyin fırtınası yapar ve biz Gençliğimize güveniyoruz ama bu iş bu kadar basit değil. Delikanlı diye de bir şey var. Kanı deli akar. Dini baskı, ailevi baskı, mahalle baskısı gibi baskıları ötelerse Allah korusun Millete de hayırlı olmaz devlete de hayırlı olmaz, ailesine de hayırlı olmaz. Bu nedenle kime karşı çıktığımızı neye destek verdiğimizi iyi anlamalıyız. Sırf muhalefet olsun anlayışı bu konuda tehlikelidir. Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
TOLGA KA  -  15-11-2013 - 11:09
KABUL EDELİM YA DA ETMEYELİM İNSANLARIN ÖZELİNE KARIŞMAK NORMAL BİR İNSANA YAKIŞMAZ.KALDI Kİ TARİHİ İNCELEDİĞİNİZDE SAPIKLIKLARIN ÇOĞU DİN TEMELLİ HAYAT BULMUŞTUR.GÜNÜMÜZDE DE BUNU GÖREBİLİYORUZ.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net