22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
ADAY DEĞİL RAKİBİMİZ ŞEYTAN
28 Kasım 2013 Perşembe Bu yazı 10219 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kırıkkale’de dikkatinizi çekmiştir. Sokakta yürürken veya bir köşede birkaç gence iki kelime edip onlarla sohbet eden bir adam var. Uzun sakalı neredeyse göbeğine değiyor. Kafasındaki kahverengi sarığı giydiği kahverengi cübbesi ve şalvarı tamamlıyor. Sakın aklınıza hemen birlerinin vurduğu “irticacı” yaftası gelmesin. Bu adam kıyafeti ile belki kafalara ilk etapta öyle bir algı bırakabilir. Ama asla düşüncesi çağın gerisinde değil. Tam tersi bizim anladığımız anlamda tam bir Müslüman. İslamı yaşamaya çalıştığını ve İslam’ın gereği olan tebliğ görevini eksiksiz yerine getirdiğini yakından tanıyanlar bilir. Abdulrahim adındaki bu zat çağın gereği olan tüm elektronik aletleri pek çoğumuzdan güzel kullanıyor. Bunun içine facebook, twitter, msn kısaca neyi isterseniz onu koyun. Hepsini kullanmakla kalmıyor, onları bir Müslüman’ın nasıl kullanması, hangi amaçla kullanması gerektiğini de sözleri ile değil eylemleri ile etkili şekilde ortaya koyuyor. Bu insanın hızlı araba kullanmaktaki mahareti de aslında yakınları tarafından hep söylenir. Yaşı öyle sanıldığı gibi Türkiye ölüm standartlarına yakında değil. Ellili yaşlara gelmemiş henüz. Geçen gül büromuza geldi. Kapıdan girerken saçtığı güzel koku önceden geldi desek abartı olmaz. Ofisin kapısında “burada sulu göz bir asker emeklisi vardı nerde benim kardeşim” sözleri ile baştan gözyaşlarımızı esir etti kendisine. Pek çok sohbetini dinledim bu zatın. Her bir sohbeti diğerinden etkili ve can alıcı olduğundan gözlerinin ve ağzının içine baktırıyor. Bugün ne anlatıp bizi nakavt edecek diye pür dikkat dinliyorsunuz. Bu insanın en güzel tarafı siyasi bir kaygı duymaması. Yani hiçbir siyasi bağlantısının olmaması veya bir gruba bir cemaate yaranmak için onların borusunu çalmamasıdır. Kendisini siyaset, sosyoloji felsefe alanında en az dini konularda yetiştirdiği kadar yetiştirmiş. Özellikle olayları kıyaslarken veya bir konuyu anlatırken kurmuş olduğu felsefi ve sosyolojik bağ daha da çok çekici hale getiriyor. Tüm bunları şunun için yazdım yani uzunca kelimelerle bu muhteremi anlatmamdaki sebep güncel olayları değerlendirirken kullandığı bir iki kelimenin aşırı etkisidir. “bizim” diyor, yani “Müslüman’ın aslında rakibi kesinlikle şahıslar değildir. Bizim baş düşmanımız nefsimiz ve şeytandır” denilebilir ki bunu herkes söyler ne var bunda. Yok; öyle değil. Konuları anlatmaktaki ve cümlelerin içinde etkisini gösteren birkaç kelimedir bu sözler. Konuya yaklaşımı harika olduğundan paylaşmak istedim. Siyaset müstakbel yerel seçimler ile iyice hızlandı. Şimdilerde herkesin bir rakibi var. Kimi hala kendi partisi içinde rakipleri ile uğraşarak aday adaylığından adaylığa geçme çabasında, kimi adaylığı açıklandığı için başka partilerin adayları ile rakip konumdadır. Siyasi rekabet içinde olanların karşısındakine değil, içindeki nefsi düşmana ve şeytanına bakması gerekir. İçindeki şeytanı ve nefsini dost edinenin fani rakibini yenmesi durumunda millete ne verebilir. Topluma, devlete, şehrine ne katabilir. Bu nedenle rekabeti içiyle, şeytanıyla, nefsiyle yapmalıdır. Bir önceki yazımda değinmiştim adaylar konusuna.. Herkesin özelliğini ve öne çıkışlığını yazmıştık. Eksiğinden söz etmek yanlış olur şu aşamada diye düşündük. Ama bunu bile eleştirdiler. Birini övmemek, birini yermemek bile yanlış değerlendirilir oldu. Oysa insanları birbirine rakip göstermek değil birbirlerine dostça yaklaşmalarını sağlamak amacımız. Ama bunu anlayacak yürekte gerekiyor. Sadece rakibin kötü yönünü yazmadığımız için darılanlar oldu. Bugünlerde geçer, yarın yüz yüze bakılacağını unutmamak gerekiyor. Şeytanı sevindirmenin anlamı yok. Tüm adaylar birbirinden değerli. Tüm adaylar bu işi hak ediyor. Yeter ki kalp kırmadan bu süreç geçsin O ağabeyi dinleyin fırsat olursa. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net