24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
BİR İSTİFANIN ARDINDAN
20 Aralık 2013 Cuma Bu yazı 9797 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Gazete sayfalarına atom bombası gibi düşen bir haber ile herkesin farklı yorumları da ortaya çıktı.

            Elbette herkesin farklı düşünmesi doğaldır. Herkesin bir kalıp şeklinde düşünmesini beklemek yanlış olur. Ama bir insanın iradesi ile yapmış olduğu da çeşitli algıların içine sokmak doğru değildir.

            Ebet; Hakan Şükür. Diyor ki Şükür; Son günlerde yaşanan ve vicdan sahibi herkesi derinden üzen bir kısım gelişmeler üzerine aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti hâsıl oldu. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki politika benim hiçbir zaman birinci önceliğim olmadı. Ama Sayın Başbakan’ın samimi davetini geri çevirmek temsil ettiği makama ve şahsına olan saygımdan ötürü yakışık almazdı. Ailemin de destek ve dualarını alarak Sayın Başbakan’ın davetini kabul ettim. AK Parti son 11 yılda Türkiye’de çok önemli başarılara ve reformlara imza attı. Ancak dershanelerle başlayan süreçte takınılan anlamsız tavırlar pek çok vicdan ehlini rencide etti.

            Türkiye’de eğitimin halledilmesi gereken onlarca problemi varken, sanki sorunun tek kaynağı dershanelermiş gibi göstermek hakperest bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşım tarzı partinin 11 yıldır temsil ettiği çizgiyle örtüşmemektedir. Daha önce, gösterilen tepkilerden ötürü bazı kararlarından dönme erdemi gösteren Sayın Başbakan’ın bu konudaki bütün ısrarlı anlatımlara, sitemlere ve taleplere kulaklarını tıkamasını anlayabilmiş değilim.

            Açıklayacağım bu karardan sonra şahsıma yönelik bir kısım karalama kampanyalarının da başlayacağını biliyorum. Sporculuk hayatımdan beri, benzerlerini defalarca yaşadığım bu duruma alışkınım. Daha 2002 yılında merhum M. Ali Birand’a 32. Gün programında Hoca efendi’yi sevdiğimi söylemiş ve bunun bir suç olduğu algısını oluşturmak için DGM’de ifadeye çağrılmıştım. İfademde de söylediğimi inkâr etmeden aynı duygularımı belirtmiştim. Bugün de düşüncemde hiçbir değişiklik olmamıştır. Bu duygularla açıklamama son verirken büyük umutlarla girdiğim AK Parti’den üzülerek istifa ettiğimi, milletin vekili sıfatıyla siyasi hayatıma bağımsız olarak devam edeceğimi bildiriyorum.

            Bu sözlerin ardından başta dediğim gibi mutlaka olumlu eleştiriler olduğu kadar eleştirisini en ağır yapanlarda olacaktır. Dediğim gibi bu yorumların hepsi haklıdır. Hepsinin bir gideri vardır.

            Sen hangi partiden seçildin. Seçmen senin şahsına oy verdiği kadar belki hayır belki değil kesin senin oyundan kat ve kat partine oy verdi. Seni seçti. Hal böyle olunca seçildiğin partiye bir ihanettir bu durum. Bu şekilde düşünenlere hak vermek gerekiyor. Çünkü doğruluğu vardır.

            Her şey o kadar da basit değildir. Bir insan düşüncesine yakın gördüğü veya şartların o şekilde geliştiği bir oluşumun içinde olabilir. Bu oluşumun içinde olduğu sürece de en güzel şekilde görevini yerine getirebilir.

            Ancak; zaman içinde kendince hataların olduğunu görüp, bu hataları gidermek için mücadele edemez mi? Etmiş olduğu bu mücadelede gücünün yetmediği durum olduğunda be yapacak. Burada iki seçim var önünde. Ya sesini çıkarmayıp suspus oturacak veya istifa edecek. İstifa bir seçenek midir? Evet, bir seçenektir. Düşüncesine ters gelen bir durum olduğunda sonuç alamadığında ne yapacak?

            Aslında istifa eden ve ben yokum diyen kadar bu istifaya meydan verenlerinde düşünmesi gerekiyor. Bu insanı daha yakın takip edip bu insanın düşüncesine değer vermek gerekmez mi? Veya bu insanı çekip kenara bu işin doğrusunu anlatmak daha doğru olmaz mıydı?

            Yazdığım bu konuda asla birini haklı birini haksız gördüğüm değildir mesele. Asıl olan insanların hür düşüncesi ile hareket ettiğinde daha kapsamlı düşünülmesi gerekiyor. Vurmadan bir dinleyin. Sonra haksız görüyorsanız vurun.

            Selam ve dua ile…

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Kenan  -  22-12-2013 - 09:48
Hakan Şükür Milletvekiliği boyunca millete ne faydası dokundu hazineden aldığı maaşını helal ettirdim? Milletin vekili millete faydalı olan işlerin içinde olması gerekir. Başka oyunların içinde değil. Millete hizmet Spor yorumculğuna benzemez. Vefalı olmak gerekir.
Hüsey,n SAKİR  -  21-12-2013 - 09:29
sayın muhterem hoca efendi hakkında yanılıyosunuz arkadaşlar cemmat ve hoca efendi kime ne yapmış doğrulardan başka hoca efendi türkiyeye dünyaya ışık tutmuştur islamı müslümanlığı türkçemizi yaygınlaştırdı vatan millet seven gençler yetiştirdi insanlara insanca yaşamayı öğretti türkiyemizi saygın bir devlet haline getirdi bizler ne yapsak hoca efendinin hakkını ödeyemeyiz ama iyi insanlar yaşarken kıymeti bilinmez hoca efendi hiç bir karşılık beklemeksizin bizlere hizmet etmiştir rabbim sayın fetullah güleni ve cemaatini korusun ülkemizin yüzde %90 müslümandır herkes elini vicdanına koysun bir düşünsün muhakkak ki allah iyilerle beraberdir
AHMET EMİN YALÇINKAYA  -  20-12-2013 - 11:29
Türk milleti siyaseti uzaktan takip eder ama yorumlayacagı zamanda konuyu tam 12 den vuracak şekilde bir kaç cümle anlatır ve geçer.. gelelim bu konuya siyasetle uzaktan ve yakından hiç ilğisi olmayan kafası sadece topa vurmaya çalışan birisini biraz populer diye birazda pensilvanyadan gelen icazet ile ayakkabı kutusu partsisnin içine bizden biri daha olsun diye konulmuş biri Hakan Şükür .kişilik olarak iyi biri olabilir ama iyi olmak demek meclise gi,rip boş boş oturmak değildir herhalde ayrıca hocası kaç kaç ortalık karışıyor dedi de bir anda pırrrr kaçıverdi bunun başka anlamı varmı..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net