24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ALÇALDIKÇA ALÇALANLAR
21 Şubat 2014 Cuma Bu yazı 10812 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasıyla ve tutukluk sürelerinin 5 yıla indirilmesiyle ilgili Ergenekon ve Balyoz tutuklularının buna dahil edilmeyeceği açıklanmıştı. Buna tepki göstermek için yaklaşık 3 bin kişi Ankara’da Meclis’e yürümek istedi. Akay Caddesi’nin girişinde barikat kuran polis yürüyüşe izin vermedi. Grubun direnmesi üzerine biber gazıyla polis müdahalesi başladı.

            Haber böyle başlıyor. Elbette demokrasi ile yönetilen bir devlette gösteri ve yürüyüş en temel haktır. Kafanıza yatmayan veya daha farklı olmasını istediğinizi konularda demokratik hakkınızı kullanacaksınız.

            Buraya kadar her şey normal. Yani bir konu var ve siz bu konu hakkında beğenmediğinizi eleştireceksiniz. Ancak bu hakkı kullanırken devlete baş kaldırma ve devletin ve de özelin sahip olduğu mülkiyete kast etmek doğru değil. Yanlış orada başlıyor ve devam ediyor.

            Gösteri yapmanız için her şeyden önce izin alacaksınız. Bu izinin verildiği zaman ve alanda sesinizi duyuracaksınız. Bu izinin dışına çıktığınızda da kimsenin size “a ne güzel yıktın duvarları” demesini beklemeyeceksiniz.

            Gösteri yapılırken ses yükselim hükümet uyarılırken ve bunu sağ duyu içinde yaparken bir takım kendini bilmezin polisin tüm uyarılarına rağmen meclise yürümek istemesini nereye koyacağız. Nasıl ve ne şekilde yapılan bu taşkınlık değil resmen baş kaldırmayı kabul edeceğiz.

            Polis önlemini almış ve sizin emniyet içinde o propagandayı yapmanızı sağlıyor. Tarafsız ekranlardan izlediğimizde olayı net şekilde görüyoruz. Birden bu aşırı gruplar saldırıyor. Adeta taarruz ediyor düşman üzerine. Püskürtülüyor birinci taarruz. Ardından ikinciyi deniyorlar.

            İkinci denemede başarısız oluyor ve şarkılar türküler ile sıkıntılarını anlatmaya başlıyorlar. Hatta polis rahatlıyor, kaskını falan çıkarıp olayı sadece uzaktan izliyor. İşte özlenen demokratik hak kullanmak budur diyor insanlar. Ancak birden bire bu karıştırıcı düşüncede olan grup üçüncü taarruzu gerçekleştirme gayretine giriyor.

            Elbet poliste orada olmasının ve verilen görevin deruhtesi için gereğini yapıyor. Gerek gaz ile müdahale ve gerekse gözaltına alma görevini yerine getiriyor. Burada polisin tek eleştirileceği konu olayın heyecanına kapılıp birini gözaltına alırken sarf ettiği sözdür. Ancak onu kesinlikle çok abartmamak lazımdır. Zira olayın içinde bizzat olan insanların o anda gelen taş ve flama sopaları ile kendilerine saldırdığı anın psikolojisi içinde söylenen sözlerdir.

            Düşüncesi kendinden bazen önce gidip yanıltan bazen geride kalıp onu yar yolda bırakan insanların polise saldırırken nasıl kin beslediğini gözlerinden anlamak zor değil. Bu insanlar sanki kendi içlerinden çıkan ve onların evlatları kardeşleri değilmiş gibi kin besleyip vuruyor. Bunu analdık. Çünkü bu insanların fikri yapısı yakam yıkma üzerine kurulu.

            Peki; gazetelere ve ekranlara ne demeli. Onların toplumda kabul gören yüzlerine, kelli felli haber sunucularına ne demeli.

            Elbet hata yapan hatasının bedelini ödeyecek ve asla gizleme saklama olmayacak bunu istemek bile aymazlıktır. Ama haberi sunuş şekli içinde bir kalleşlik olduğunu bağırıyor. Bunu psikolojik harpten ayrı izleyenler çözüyor. Ama saf ve temiz şekilde haber kanallarının verdiği şekli ile kabul edecek insanların nasıl yönlendirildiğini içimiz acıyarak izliyoruz.

            Bu harbin bir çeşididir. En tehlikeli olan çeşitlerindendir. İnsanı önce yönlendireceksiniz ve beynini o yöne kanalize edeceksiniz sonrada vermek istediğiniz virüsü enjekte edeceksiniz. Polis üzerine yapılan aynen böyledir. Şimdi her fırsatta enjekte işlemi sürüyor. Tökezledikleri anda binecekler tepesine. Bir nevi askerde yapılanlar gibi.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Fazlı  -  22-02-2014 - 09:50
Sayın OKUYUCU Haklısınız ve biliyorum okudum ancak atladığımız bir konu var. Bu İzin alma mevzuu kolluk kuvvetlerine daha önceden belirlenmiş yer olmalı değil mi? Herkes her istediği yerde istediği ölçüde gösteri yapsa anarşi doğmaz mı? Yaımı okumamanız cidden üzdü beni. Zira sizin daha önceki yorumlarınız çok yön verdi bana. İsterseniz birde hepsini okuyarak karar verin.Sonsuz selam.
Okuyucu  -  22-02-2014 - 02:04
\"Gösteri yapmanız için her şeyden önce izin alacaksınız.\" cümleniz her şeyden önce YANLIŞTIR! Zira, T.C. Anayasası\'nın 34.maddesi, \"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir\" demektedir. Her şeyden önce yaptığınız bu hayati hatadan sonra yazınızın devamının zaman kaybı olacağından bahisle okumadığımı da üzülerek eklemek isterim. Selamlar.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net