22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
YUH DİYORUM YUH
14 Mart 2014 Cuma Bu yazı 10665 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kimseye laf söylenmiyor. Kime ne desen karşılığını bin katı veriyor. Verirken kalp kırılırmış, karşındaki üzülürmüş, tada ulusal anlamda ülkeme zarar gelirmiş, ülkemin kaybı olurmuş düşünülmüyor.

            Gezi olayları başladığında herkes söylemine dikkat etsin, kalp kırmak veya kalbin ötesinde ortalığı savaş alanına döndürmek, gerek ülke içinde gerekse ülke sınırları dışında imajımız zedelenir demiştik.

            Gezi olayları birkaç ağaç konu edilerek başlandı. Sonra gördük ki ülke içinde hainlerin bir başkaldırısı, ülke dışında da güzide memleketimi bir Suriye, bir Irak, bir Mısır yapma eğilimlerinde olanların bir oyunu olduğunu gördük.

            Aradan geçen bunca zaman içinde bu kıpırdanma hep oldu. Her şeyi fırsat bilip yakıp yıktılar.

            Kimsenin demokratik hakkını kullanmasına asla karşı değiliz. Tabiî ki demokrasinin gereği olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanacaklar. Ancak bu hak kullanımında milletin malını devletin malını yakıp yıkmayacaklar. Devletin askerine polisine ağza alınmayacak hakaretleri yapıp, Yunan polisine saldırır gibi saldırmayacaklar.

            Bu gezi olaylarında kimlerine göre ekmek almaya giden, kimlerine göre ise gösteri için sokakta bulunan on beş yaşında bir çocuğun kafasına gaz bombası kapsülü gelmiş ve yaralanmıştı. Bu çocuk vefat etti. Bu çocuğun ekmek almaya gittiğini söyleyenler kadar, fotoğraflarını paylaşarak bizzat eylemde sapanla taş atarken görüntü vererek aksini söyleyende var.

            O gün ne dediysek bugünde yanı yerdeyiz. Bir çocuk ölmüş. Bunun acısı elbette yüreğimizi yakar, elbette içimiz bir canın bir evladın hayattan kopmasına dayanamaz ve çığlık atar.

            Ama bunların ötesinde yine aynı yüreğimiz o kahraman polislere de yanar. Aynı içimiz o polislerin kafasına taş atılırken, havai fişek ile yaralanırken, kalkanına sopalarla vurulurken de yanar.

            Bu çocuğun ölümüne ne kadar üzüldüysek oradan geçen çevik kuvvet polis otobüsüne el arabası fırlatacak kadar kin dolu insana da o üzüntü kadar kızarız. Daha fazlası olur daha azı olmaz.

            O çocuğun ölümünü bahane edip istismar eden gruplara, topluluklara, ekranlara da o kadar kızarız.

            Bir canın yitmesi ile kalbimiz buruşur elbette. Ama ekranlara getirilen on haberden dokuzunda bu konuyu işleyen ekran şövalyelerine de o kadar buruşur.

            O çocuğun anası karar abası kadar belki içimiz yanmaz ama yinede yanar yüreğimiz. Ama sırf hükümete zarar gelsin diye açıklama yapan siyasi, dini, sivil toplum liderlerinin açıklamasına da yanar yüreğimiz.

            Bu yürek o çocuğa acır ama her delikten çıkıp banka şubelerini yakan, vitrinleri indiren, yollara barikat kuran, bulduğu her düzlüğe yazdığı gibi ellerindeki kartonlara da “katil devlet” yazan sözde bu ülkenin evlatlarının hainliğine de acır bu yürek.

            Ülkem bir kargaşa ortamından geçiyor. Bu ortamda hainliğin anlamı yok. Hükümetin hatası vardır günahı vardır ama bunu dile getirip en güzel cevabı verme yeri sandıktır. Kaç gün kaldı buyurun tepkinizi gösterin. Ama hainlik yapmayın. Bu ülke içindeki hainlerden çok çekti. Atalarımız hep bu iç hainlerden çekti.

            Ekranları kullanarak, gazeteleri kullanarak, nüfusunu kullanarak mektuplar göndermek, açıklama yapmak, yorumlamak ve kışkırtmak hainliğin önde gitmektir. İçimiz gönlümüz yüreğimiz o çocuğa acıdı ama resimler ve paylaşılanlar doğruysa o çocuğun orada olması da o kadar yanlıştır. Ona gaz bombası atan hainse; Onu oraya çeken o çocuğa sapan attıran buna izin veren ve o çocuğun üzerinden kinini kusanlar nedir acaba.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Kim suçluymuş  -  14-03-2014 - 10:43
Tunceli valisi Güner personelimizin şehit olmasıyla ilgili olarak gazdan etkilenerek vefat ettiği şeklinde yanlış ifade ve tespitler yapılmaktadır. Bize İl Emniyet Müdürlüğümüz ve birlikte olay anında yanında görev yapan ekip arkadaşları, gece boyunca görev mahallinde gazlı ortama girmedikleri ve şiddet başladığı zaman topluluğa müdahale etmek için yanlarında bulunan gaz maskesini de takmaya da ihtiyaç duymadıkları şeklinde amirlerine ve arkadaşlarına, yanında bulunan arkadaşlarımız beyanda bulunmuşlardır. Tam tersine yanında bulunan arkadaşları, gazdan ziyade adeta araçlarına bir taş yağmuru şeklinde yoğun bir taş yağmuruna tutuldukları ve bundan dolayı da ciddi bir stres yaşadıklarını paylaşmışlardır
BUYURUN İŞTE  -  14-03-2014 - 10:06
Emniyet\'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, cenaze töreni sonrası İstanbul genelinde yapılan gösterilerde, 2 kaymakamlık binası, 11 polis aracı, 1 PTT şubesi, 7 halk otobüsü, 24 farklı banka şubesi ve ATM, 9 özel işyeri, 3 farklı siyasi partinin 14 seçim irtibat bürosu, 1 seçim aracı, 2 özel araç, 1 özel mülke ve 1 özel dershaneye yönelik taş ve molotof atma, cam ve tabela kırma, sprey boyayla yazı yazma, lastik patlatma, ateşe verme türünde eylemler gerçekleştirildi.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net