22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
ARAYAN BULUR
01 Mayıs 2014 Perşembe Bu yazı 9536 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bugün nedir? Diye bir soru sorsak hepimiz farklı cevaplar veririz değil mi? Kimimiz doğum gününü hatırlamaya çalışır, kimimiz evlilik yıl dönümünü aklına getirme gayretine girer. Kimimiz evladımızın mutlu bir günü mü acaba derken kimimiz eşimizin dostumuzun önemli günlerini hatıra getirme çabasında olur.

            Bugün belki onlardan birdir ama benim söylemeye çalıştığım onlardan biri değil. Ben bugün üç ayların başlangıcını size hatırlatacağım.

            Konu ile ilgili düşüncemi yazacaktım ama Ahmet Miroğl’nun bir yazısını okudum. Hoşuma gitti. Sizlerle kendi düşüncem harmanında onu paylaşmak istedim.

            Peygamberimiz s.a.v. Recep ayı girince; “Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua ederdi. Bu örnek dua, müminin Salih ameller işleyebilmek amacıyla faziletli vakitlere ulaşmayı dilemesinin sevilen istenen bir şey olduğunu gösterir.

            Mumin ömrüne hayırlı işler ile değer katar. İnsanların en hayırlısı ömrü uzun, amelleri güzel olanıdır. Değilse, ömür öyle yahut böyle geçer gider.

            Yunus Emre hazretleri de bunu bir şiirinde şöylece dile getirmiştir:

Geldi geçti ömrüm benim, Şol yel esip geçmiş gibi, Hele bana şöyle geldi,
Bir göz açıp yummuş gibi.

            Hayat, ucundan kıyısından habere tükettiğimiz bir sermayeden ibarettir. Tazelenmeyeceği için önünde sonunda bitecek olan bu sermaye güzel harcanmalıdır. Mümin mümkünse hayatının bütününü, hiç değilse bazı vakitleri değerlendirmek zorundadır. O, bazen dünya telaşı içinde manevi hayatını ziyadesiyle ihmal edebilir. İşte manevi mevsimler bu gaflet halinden kurtulmak, silkinip kendine gelmek, Rabbiyle kulluk ilişkisini yeniden gözden geçirmek, kaybettiklerini telafi etmek, elde edemediklerine ulaşmak için birer fırsattır.

            Ülkemizde “üç aylar” olarak adlandırılan aylar, müminin hayatında dikkat etmesi gereken en önemli manevi mevsimlerdir. Zira bu manevi mevsim Allah Resulü s.a.v.’in hayatında önemliydi. O, Recep ayının girişiyle birlikte bizimkiyle asla kıyaslanamayacak derecede derin seyreden ibadet hayatını daha da derinleştirmekte, zaten güzeller güzeli olan ahlâkî özelliklerini daha bir güzelleştirmekteydi. O bireysel anlamda böyle yaparken, etrafındakileri de uyarmakta, bu ayları kulluk bilinci içinde geçirmeye özendirmekteydi. Nitekim Allah Resulü s.a.v.’in yaşantısının her anını büyük bir dikkatle izleyen sahabe bu konuda bize pek çok bilgi aktarmıştır.

            Bu üç ayları gereği gibi değerlendirmek gerek. Bedenî ve malî ibadetlerin yanı sıra, Hz. Peygamber s.a.v.’in hayatında büyük yer tutan ve sık sık uyarıda bulunduğu ibadetler de kısaca yâd edilebilir.

            Bu mübarek yalar içerisinde Hasta ziyareti, nafile oruç tutmak, zekâta önem vermek, bol kuran okumak, akraba eş dostu misafir etmek, elimize küçük hediyeler alarak büyüklerin ellerinden öpmek, bir yetimin saçını okşamak, bir ihtiyaç sahibinin sofrasında aş olmak, tenceresinde yemek olmak güzel olmaz mı? S

            Sadece iyi olmak amaçlı bir hareket etmek, hayır ile anılacak bir işi gerçekleştirmek, tebessüm etmek, selam verirken hal hatır sorarken en azından bir Cuma mesajı gönderip hatırlamak güzel olmaz mı?

            Her zaman ki yaşam alanımızda her zaman ki kötü davranışımıza yok demek, yapmamak için çaba göstermek güzel olmaz mı?

            Hülasa aradığımız huzuru bulmak için üç ayların faziletinden faydalanmak gerekiyor. Başlıkta olduğu gibi, arayan bulur. İyiliği de bulur kötülüğü de.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
GÜZEL AY  -  01-05-2014 - 16:35
Recebin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, ayın hepsinde tutmuş gibi sevab verilir.) [Miftah-ül-cennet] (Kaza oruç borcumuz olmasa bile, oruç tutarken, ilk veya son kazaya kalan Ramazan orucunu tutmaya diye niyet etmeli.) (Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la] (Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asakir]
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net