24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
GÖZYAŞI DÖKECEK MEZAR TAŞI
08 Haziran 2010 Salı Bu yazı 9011 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Demek ki olayların içinden bakmadan bazı şeyler net anlaşılmıyor. Ne kadar bilgili olursan ol, ne kadar ufkun geniş olursa olsun, ne kadar dünyaya yöne veriri fikirlerin olsun uzaktan bakınca olmuyor demek.

Çocuk mamasından, salçaya, çimentosundan, yemeklik margarinine kadar malzemeleri oradan buradan toplayıp bir araya getirerek, insani yardımları para karşılığında almak için kapı kapı dolaştıklarını biliyoruz.

Maddi imkân temin ederek, her zenginin, orta gelirlinin hatta “oradakilere” göre durumları azda olsa iyi olanla dar gelirlilerin kapısını çalarak yardım malzemelini bir araya getirenlerin insani bir yolculuğa çıktıklarını da biliyoruz.

Bu malzemeleri yerine ulaştırma gayretinde olan genç, yaşlı, hatta çocuk, hatta bebek, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, Türk, Alman, Amerikan, Yunan, İngiliz hülasa 37 ayrı devletten dilleri dişleri dinleri ayrı insanların sırf bir ideal uğruna yani “iyilik” uğruna bu uzun yolculuğa çıktını biliyoruz.

Bazıları için bu yolculuğun ölüm yolculuğu olacağını onlar biliyordu. Şahadet şerbetini içeceklerini onlar biliyordu. Bilmeselerdi eğer liseli Furkan son satırlarında “şahadetten güzel şey mi var. Olsa olsa ondan güzel olan annemdir. Ama bende karar veremiyorum Anne mi güzel yoksa şahadetimi” der miydi?

Bir metre mesafeden beş kurşunla şehit olan Furkan’ın söylediğine inananların çıktığı kutlu bir yolculuktu o. Acı sonuçlandı. Gereksiz ve olağan dışı bir müdahale ile şehit olanların yanı sıra gazilerimiz de getirildi. Kalmadı el diyarlarında.

Yıllar önce ilk yurtdışı göreve gittiğimizde kendi aramızda vasiyet ve namus sözü vermiştik. Orada şehit olursak veya yaralanırsak veya başımıza olağanüstü bir şey gelirse bırakmayacaktık naşımızı orada. Yani vücudumuz kalmayacaktı garip ellerde. Belki anlamayan anlamaz “ne olacak ben öldükten sonra” diyecektir. Ama öyle değil. Dua edecek bir mezar taşı bulamayan geride kalanların halini düşünmek lazım değil mi?

Bu nedenle şehitlerin naaşlarının getirilmesi hüzünlü olsa da gereklilikti. Şükür getirildi.

Gazilerimizin de ülkeye dönmesi eksiksiz yerlerine yurtlarına kavuşmaları da önemliydi. Hepsinin getirilmesi ve sağ salim sevenlerine sevdiklerine kavuşturulması çok şık oldu.

Benim necip milletimin vergileri ile kaldırılan uçakların yaban ellerde yaralı bırakmadan hepsini alıp getirmeleri ne kadar güzel oldu. İşte büyük millet böyle olur. İşte göz doldurma böyle olur. İşte hükümet olmak hükmetmek devlet adamı olmak böyle olur.

Düne kadar bir yaralı veya hastaya uçak tahsis eden Avrupa devletlerine bakıp” insan gıpta ediyor. Nasıl insana değer veriyorlar, bak bir insana uçak kaldırdılar” diye hayıflandığımız büyüklüğü artık biz yapar olduk şükürler olsun. Tüm yaralılar aynı uçak bile getirilmedi. Ardı ardına havalanan ambülâns uçaklarımız ve sağlık ekibimiz Yahudilerin neşterleri altına bırakmadan topladı geldi yaralılarımızı hastalarımızı.

Kayserili Furkan’a üzüldük. Siirtliye, Diyarbakırlıya, Sinopluya, Adanalıya, Mardinliye üzüldük. İçimiz yandı tıpkı bu kalleşlerin ya kendilerinin ya da bölücü terörü taş ören olarak kullanıp yaptırdıkları İskenderun saldırısında şehit olan can askerlerimize üzüldüğümüz gibi.

Hepinizin mekânı cennet olsun. Şükürler olsun kavuştunuz memleketinize. Kalmadı tertemiz zemzem suyunda yıkanmışçasına temiz naaşlarınız oralarda.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
DİKKAT  -  09.06.2010 - 15:59
İsrail'e uşaklık eden dünya medyasında görevli gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, ülkeler, hükümetler vardır ve gayet te doğaldır. Ama Türkiyede yaşayan, Türkiyenin havasını teneffüs eden, bu ülkenin güzelliklerinden en iyi şekilde istifade eden ve kendini her ortamda Türk olarak topluma yutturan hatta biraz daha ileri gidip Türklüğü ön plana çıkaran ve asıl misyonunu saklamayı başaran israilin yerli uşak ekiplerine ne oluyor?
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net