25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
BAŞKACA TÜRKİYE YOK
19 Ağustos 2014 Salı Bu yazı 9508 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Gezi parkı olaylarını günlerdir üzülerek takip ediyoruz. İlk günlerde masum insanların masumhane başlayan eylemleri sonradan dış mihrakların, ajan ve provokatörlerin katılım ve desteğiyle, bir anda vandallığa dönüşüverdi, ülkeyi sarıverdi.

Ve halkın çoğunluğunun oyuyla Hükümete gelmiş Başbakana, dayatmalar yaparak karşısına çıktılar. İstifa çağrıları yaptılar. Gezi parkının yeşil alan olarak kalması anlayışla karşılanabilirdi. Ama üçüncü köprünün yapımının durdurulması. Hava alanı, Nükleer santraller ihlallerinin iptal edilmesi. Kanal İstanbul projesinin sonlandırılması. Ve şehir eşkıyalığı, işgallerle birlikte ortalığı yakıp yıkmalara dair,Talepler acaba neyin nesiydi!?

 

* * *

 

Bu isteklerini duyduğumda, doğrusu kulaklarıma inanamadım. Şaşırdım da öylece kalakaldım. Adeta Sevr Antlaşması’nın maddeleri gibiydi. Bir an ülkenin işgal edildiğini falan düşündüm! Bazı işadamlarının tavırları ise, hayret verici bir o kadar kahrediciydi. Norveç’in gezi parkından anında naklen TV yayınları,İngiltere’nin anlaşılmaz tutumları!İsrail yönetiminin sevinç nidaları!Avrupa Birliğinin körükleyici çabaları,

Hele ki Almanya’nın basınıyla, vekiliyle Başbakanıyla Türkiye üzerine gelmeleri,Başbakan Erdoğan’ı Hitler’e benzetmeleri Rant Lobilerinin markajı, Ne demekti Allah aşkına... Kesinlikle işin içinde iş var demekti.

Öyle anlaşılıyordu ki,Gezi parkındakiler ve destekleyenler bilerek ya da bilmeyerek dış güçlerin oyununa gelmişlerdi. Ulusal ve uluslararası rant lobileri Türkiye’ ye çok oldunuz. Bundan öte gidemezsiniz diyorlardı.

 

* * *

 

İşte tam da bu nokta da hakkı ve hakikatleri görmemiz lazım. Ülkemizi gerçekten seviyor isek,Dış güçlerin oyunlarına gelmeyelim. Onlara, Türkiye’yi heder ettirmeyelim. Eğer Hükümeti istemiyorsak,Başbakanı sevmiyorsak,Yerel seçimlerle birlikte belki milletvekilliği seçimleri de önümüze gelecek, İşte o gün her kimi istiyor ve seviyorsak onu destekleyebiliriz.

 

* * *

 

Aman ne olur! Senaryosu Avrupa’da yazılan, alınan, yerli işbirlikçi ve ajanların, rol aldığı bir filme, figüran olmayalım. Destek vermeyelim. Perde arkası çok daha zifirdir. Bilesiniz ki, dilimin varmayacağı, kalemimin yazmayacağı, burada zikredemeyeceğim çok daha tehlikeli oyunlar var. Bu ülke bu oyunlardan çok çekti. Rahmetli Menderes döneminde 6-7 Eylül olayları, İstanbul üniversitesinde başlayan Ülkeyi saran 28 Nisan 1960 öğrenci olayları,

Bunun tam da benzeriydi. Sonunda kendi Başbakanımızı ipe götürtmüşlerdi. Tam elli yıl belimizi doğrultamamıştık. 12 Eylül 2010 referandumundan bu yana kendimize gelir olmuştuk.

 

* * *

 

Rahmeti Erbakan’ın dönemini hatırlayın. Tam da faizler inmişken, ülke ekonomisi düzelirken, etmediklerini bırakmadılar. Rahmetli 28 Şubat MGK’sında yüzünden aşağı süzülen terlerle aklıma gelir.

Ya Ecevit dönemi. Zorla Başbakanlıktan indirilişini hatırlayın. Ne kadar da çok benziyordu.

Aynı malum çevrelerce,O günlerde yazılan yazılanlar. Yalan, dolan haberler, saptırmalar, Aynı bahaneler, Provokatör eylemlerin, Haddi, hesabı yoktu. Bugün olanlardan hiçte farkı yoktu.

 

* * *

 

Özal döneminde yine benzer olaylar yaşanmıştı. Rahmetli Özal’ı Çankaya’dan indirmek için,

Yapmadık oyun, yazmadık yalan bırakmamışlardı. O zamanın muhalefet ve hükümetin lideri… Özal’ı zorla Çankaya’dan indireceğim diyorlar da. Başkaca bir şey demiyorlardı. Elbette tüm bunlar, dış mihrakların oyunlarıydı. Gerisi bahaneydi. Tıpkı gezinin bahane olduğu gibi. Bu anlamda tarihi ne olur tekerrür ettirmeyelim.

 

* * *

 

Yukarıda ki hiç bir sözüm elbette niyeti halis ve yeşil alan olanlara hiç değil. Bilmenizi istiyorum. Ülkemizde bu yaşanılanlar ilk değil. Şimdi ne olur! Birazcık düşünelim. Gezi parkı bahanesiyle oynanan. Bu kahpe Bizans oyunlarına gelmeyelim. Rant ve çıkar lobilerinin oyununu bozalım. Ülkemize sahip çıkalım. Ülkemize vefalı olalım. Türkiye hepimize emanettir.

Şunu biliniz ki, mesele hükümet veya R. Tayyip Erdoğan meselesi değildir. Asıl mesele Türkiye meselesidir... Asıl mesele Ülkemizin gelişmesi, başını yukarı kaldırma meselesidir.

Çünkü mazlum ve masum milletlere,Sahip çıkacak,dünyaya muvazene unsuru olacak, Durun burası çıkmaz sokak diyecek. Dik duruş sergileyecek. Başkaca bir millet yok. Başkaca bir ülke yok. Başkaca bir Türkiye yok...

 

Yahya Kemal’in ifadesiyle Kökü mazide olan atiyiz biz... Bilmem anlatabiliyor muyum!


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net