28 Mayıs 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
ÇÖZÜM BİR HATAYDI
04 Kasım 2014 Salı Bu yazı 23937 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Çözüm konusunu eleştirirken, hükümetin niyetinin halis olduğunu ancak metodun yanlış olduğunu, 30 yıllık PKK terör örgütü ile müzakere masasına oturulamayacağını uzun uzun yazmıştık. Çözüm sürecini yürütenler bu sürece öyle bel bağladı ve inandı ki, hatta bu amaçta büyük vaatler ve tavizler verdi. Aldıkları oy oranına göre halkın çözüme desteğini aldıklarını düşünerek yüklendiler. Ama görüyoruz ki sonuç hiç te istedikleri gibi gitmedi. PKK-HDP-APO üçgeninin elinde oyuncak oldu. Hazmedilecek bir durum değil ama çözüm sürecini yürütenler yukarıda saydığım üçlünün pişkin pişkin arsız sırıtmalarının karşısında aciz bir şekilde oyuna getirildiler. Koca devlet bir avuç terörist ve uzantıları ile hapisteki elebaşlarının ağızlarına bakar hale düşürüldü. Kendileride bunu anladı ama iş işten geçti. Adamlar işlerini öyle ustaca yaptı ki, hem hükümete yasaları çıkarttırdı. Hemde çözümü yüzlerine çarptı. Şimdilerde eski komutanları ABD'ye yanaştılar IŞİD bahanesiyle, sanki IŞİD'in karşısında durabilmişler gibi, entari giyerek kaçmalarına rağmen, AB ve ABD'den ağır silah yardımı almaya başladılar. Artık çözüme  ihtiyaçları kalmadı.

            2011'de tam kökleri kazınıp bitme aşamasına gelmişken, operasyonların birden durdurularak başlatılan çözüm sürecine, PKK bitti derken hükümet kanadının ve Cuhurbaşkanımızın hala sahip çıkmasını anlamak mümkün değil. Bu süreçte PKK güçlendi, il il ilçe ilçe tüm gençlik yapılanmalarını tamamladı, daha etkin ve provakatif eylemler yapmaya başladı, kitleleri daha kolay örgütleyip, halkı sokağa dökebiliyor, yakıyor yıkıyor. Kabul edelim beyler, çözüm olayı fiyaskoyla sonuçlandı. Nasıl toparlanacağı bilinemiyor.

            Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi çözüm süreci iyi çalışılmadan alelacele, bölge halkı iyi analiz edilmeden yürürlüğe konulmuş ve başarısız olmuştur. Zaten PKK hiçbir evresinde çözüm sürecine uymamıştır. Hükümet PKK ile müzakereye başlayınca, halk PKK'yı kendisine hükmetmeye kadir bir güç olarak görmeye başlamış, zaten korktuğu bu güce bu kez sempatisi artmış ve emirlerine uymaya başlamıştır. Yöre halkı ağalık ve aşiret düzenlerinden dolayı baskıya aşina olduğundan, devletin kendi eliyle PKK'ya sunduğu otoriteye, statüye boyun eğmeleri zor olmadı. Çözüm sürecini yürütenler devleti ve halkı ikilemde bıraktılar, devlete ve yasalara göre terörist ama hükümet aynı masaya oturabilir müzakere yapabilir. Çözüm sürecinde öyle bir hava estirildi ki, sanki birşeyler eksikti de PKK o eksikliği savaşarak kazanmış, hak almış, zafer kazanmış edasıyla yöre halkının gözünde terör örgütü olmaktan çıkıp yükselmeye ve yücelmeye başladı. Ezilmişliği, horlanmışlığı, ikinci plana atılmışlığı, kürt milliyetçiliğini işleyerek hem genç hemde daha geniş kitleleri yanlarında toplamaya başladılar. Her defasında gerek PKK gerekse siyasi uzantısı olan parti milletvekilleri sınırı zorlayıp devlete meydan okudular. Yöre halkı baktı ki kırmızı çizgiler çiğnense de kimseye bir şey yapıl(a)mıyor. Eskiden toplum olaylarında yapılmayanlar yapılmaya başlandı. Bayrak indirmeler, kamu binaları ve araçlarını yakmalar, okulları ateşe vermeler, şart koşmalar, olmazsa yakarız yıkarız tehditleri vs. Eskiden ağır cezalık suçlar şimdilerde suçtan bile sayılmadı. Terörist başı idamdan korkarken ağırlaştırılmış müabbete oynayarak razı olmuşken, şimdilerde kutsallaştırılıp bir halk lideri muamelesi görmeye başladı. Adamlar baya baya devletin kendilerine verdiği şişirme balon kuvvetiyle 30 yılda terörle elde edemediklerini bir iki yılda hemde koltuklarından kalkmadan emrivaki tehditvari bir şekilde sırıta sırıta elde etmeye başladılar. İstekleri olmazsa da eylem yapmaya, asker ve polisimizi kalleşçe şehit etmeye, kamu bina ve araçlarına zarar vermeye başladılar. Bu ikilem sadece PKK'da değil PYD'de de mevcut, geçenlerde PYD liderinin bir cümlesi dikkatimi çekti. Diyor ki, "Sn Erdoğan hem bize terörist diyor, hem çağırıp konutunda görüşüyor" ilk defa bu adamı haklı buldum.

            Birde Kobani'ye peşmergelerin ülkemizden geçit törenleri vardı ki, diyecek söz bulamıyorum, adeta ikinci Habur vakası oldu. On yıllık yanlış terör politikası, iki buçuk yılı çözüm süreci     ki, otuz yıllık yol aldırdı PKK ve uzantılarına. Şimdi polisin ve askerin elini kuvvetlendirecek yasalar çıkarılmaya çalışılıyor. İyi de kardeşim bir çok olayı ve eylemi suç olmaktan çıkarmışsın kime neye müdahale edecekler. Yakalansalar bile bir gün sonra serbestler. Paralel baskısı, soruşturmalar polisin ve askerin gözü öyle korkmuşki olaya müdahale edeyimmi etmeyeyimmi tereddüt içerisinde kalıyor. On saat MGK toplantısı yapılıyor tek belirgin sonuç paralel mücadele, ne çözüm süreci rezaleti ne de PKK gündemde o kadar yer tutmuyor. Başbakanımız Sn Davutoğlu (kendisi daha yeni ama) artık sağı solu saygıyla selamlamayı bırakıp, çözüm siyasetinden çıkıp ülkenin bozulan asayişini ve devlet otoritesini bir an önce sağlasa iyi olur aksi halde 90 yıllarda olduğundan daha beter bir durum kapıya dayanmış durumdadır. Allah yar ve yardımcımız olsun.     Sağlıcakla esen kalın.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
çözüm başımıza çorap olmasın  -  05-11-2014 - 09:48
Evet doğru baştan beri hataydı. bir algı oluşturuldı halk üzerinde, ama görülen o ki pkk üzerinde tutmadı. teröristler teslim olur sanıldı olmadı. 2011 de pkk nın kökü kazınacaktı. liderleri vurulmalıydı. o zaman bunlar başımıza gelmezdi.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Nusret Kılıç
Erol Serkan Kılıç
Sevda Vapur
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net