24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
KİMİN DOSTU OLDUĞUN
10 Aralık 2014 Çarşamba Bu yazı 11397 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hayatta kiminle dost olduğun önemli; İnsan babasını seçemiyor, annesini seçemiyor, kardeşini de seçemiyor ama zor günlerinde sırtını yaslayacağı bir dostu kendisi seçebilir.

            Bazen hata yapıyoruz. Seçmekte güçlük yaşıyoruz. Gereksiz insanları dost edinebiliyoruz. Ama yapmamız gereken galiba en önemli konulardan bir gerçek bir dost bulup, gerektiğinde ona sırtını yaslamaktır.

            Gerçek bir dostumdan gelen belki çoğumuzun farklı versiyonlarını bildiğimiz bir gönderiyi paylaşacağım sizinle.

            Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da âlemlere denk değerin sahibidir.

            Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.

            Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez. 'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.' Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır...

            'Ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum. Binbir dil döker. Hamamcı Dayanamaz... Kabul eder... Hamamın en sonundaki odayı göstererek 'Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'

            Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar... Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir... Ama sadece görünümü…

            Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır...

            Hamamcı vezirler der almak istemez... Ne olursun der, bastırır ve galip gelir... Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, kulağına fısıldar: 'Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştamalı beline gir yanına... Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... Ve ekler: 'Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.'

            Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...

            Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona... ve Habib baba yumuşak bir sesle konuşur:

            'Evladım' der, 'Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsaade edersen bir keseleyivereyim.' Genç aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük bir haz duyar... Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, kim olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.

            Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: 'Buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin' Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba gencin sırtını bir güzel keseler... Fakat genç kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir. 'Baba' der, 'gel bende senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım.' Habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle; 'Olur evlad' deyip, gencin önünde diz çöker. Bu arada, genç kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar... 'Baba' der, 'görüyor musun şu dünyayı... Sultan Murad'a vezir olmak varmış... Bak adamlar içerde tef, dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'

            Habib baba gencin cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... Gencin Habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:

 

            'Be evladım' der, Habib baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir...

            Rabbimizi gerçek dost edinen ve onun sevdiği kulu arkadaş edinenlerden olmak dileğiyle…

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
A.VURAL  -  13-12-2014 - 14:05
baba anlaşıldı sen bu insanların vefasızlığını gördun bu iş böyledir fazlı bey daha önce yerlere kadar eğilip selam verenler şimdi sen meclis uyesi olamadığından yemin ediyom selamını bile vermezler fuzuli ne diyor selam verdim ruşvet değildir diye almadılar sezai karakoçu dinlede dostluğu,arkadaşlığı,vefayı bir gör siyaset yapıyorsan sezai karaoçu dinlemezsen,muzik dinliyorsan neşet ertaşı dinlemiyorsan, mutedeil insansan yunusu bilmiyorsan,mevlanayı bilmiyorsan,Ahmet yesefiyi bilmiyorsan inan dostlukları çözemezsin Allahım guzel insanları koru yarabbim amin
METİN  -  12-12-2014 - 11:40
İYİKİ DOSTUMSUN İYİKİ SEN VARSIN CAN DOST KARDEŞİM
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net