19 Ekim 2018 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
TGF’de Büyük Bir Ailedir
TGF’de Büyük Bir Ailedir
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
  YAZARLARIMIZ
ÖYLE BİR GEÇİYOR Kİ ZAMAN
20 Aralık 2014 Cumartesi Bu yazı 16296 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hayatın içinde, hay, huyla geldik, hay huyla gidiyoruz... Aldığımız, verdiğimiz her nefesimizle hayat yolculuğumuz devam ediyor zorluklar içinde olsa da ötelere doğru…

O kadar meşgulüz ki, geçim meşgalesi, hastalıklar, çocuklar, ülkenin sorunları, ailenin sorumlulukları ve ötelere dair mesuliyetler… Ve tüm vakitlerimizi alıp, götüren, hayatın içinde kaybolan bizler…

Öyle bir geçiyor ki zaman, delip geçiyor, vurup geçiyor farkına bile varamıyoruz. Bir bakıyoruz hafta bitmiş, başlamış, aylar gelip geçmişte yıl sonu gelivermiş…ayna karşısında her geçen gün yorulan, süzülen bedenimiz, ağaran saçlarımız... Bazen bir başımıza kalıyoruz kendi kendimizle içimizde var olan benimizle... Kendimizi dinliyor hayattan yorulduğumuzu anlıyoruz. Sessizliği, sükûneti mutluluğu ve dahi öteleri bile özlüyoruz.

Kimi zaman maziye dair özlemlerimiz depreşiyor, maziye, çocukluk yıllarımıza yolculuk başlıyor hayallerimizde… Sessiz sedasız saf, temiz, berrak, günahsız çocukluk günlerimizi düşlüyoruz. özlüyoruz... Doğduğumuz yerleri hatırlıyor, hatıralar canlanıyor, nemleniyor gözlerimiz…Gözlerimizden süzülen bir kaç damla yaşla çocukluk hatıralarıyla baş başa kalıveriyoruz...

 

* * *

 

Yine bugünlerde ne hallerdeyim, bir hallerdeyim, karakışlardayım... Üşüyor bedenim ve her zamanki gibi ellerim ve dahi yüreğim... Her ne kadar bu düşünceler ruhumu sarıp sarmalasa da, hayat devam ediyor tüm gerçekliliğiyle... Günlerden cumartesi, sabahın erken saatleri kahvaltıda bir dost meclisindeyim tavşankanı sıcacık çayı yudumluyorum. Bağdaş kurarak bir minderin üstünde sağ elimi yüzüme yumruk yaparak dayamışım sessizce düşünerek oturuyorum olanı biteni izliyorum dinliyorum.

Sabahın erken saatleri her haliyle huzur veren, yüz tebessüm ettiren bir ortam var… Konuşuyor arkadaşlar kendi aralarında insana, huzura, hayata dair herkes kendi fikrini zikrediyor, daldan dala konuyorlar, konudan konuya uçuyorlar.

Bir süre sonra beklenen kişi geliyor biz ona üstat diyoruz. Üstat hatipliğiyle, bilgisiyle her şeye vakıf olan... hani öyle insanlar vardır ki, yanında olmaktan huzur duyulan insan... İşte Üstat da öyle bir insan...

Üstadımız, hocamız hiç bakmayacağı kitabı açıyor önüne ve hal hatır ediyor herkese ve sıra bende soruyor nasılsınız kardeşim “hamd olsun, şükür Rabbin bu gününe” diyorum sessizce...

Ve başlıyor dersimiz, Dostlarım, kardeşlerim;

“…Bir Ömür Ki, Gelir Geçerde Farkında Bile Olamayız… “ işte bu yüzden geçen her zamanı iyi değerlendirmeliyiz ve demeliyiz ki;

“Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler bulmak, yeni şeyler söylemek lazım... “

Öyleyse bizde yeni sözler bulalım, yeni şeyler söyleyelim. Ne bugüne, ne düne ve hatta ne de geleceğe takılıp ta kalmayalım. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun, bağışla ve unut, dönüp arkana bile bakma çünkü unutmak RABBİN insanlara verdiği en önemli ve asil bir duygudur.

RABBİN’den başka hiç kimseye teslim olma açık, seçik ve kalbinden konuş… Konuş ki kalpten çıkan sözlerin, kalbe hitap etsin ve gönülleri fetih eylesin. Herkesimi, herkesi kendi konumunda, kendi durumunda kabul eyleyesin. Toplumumuzda her türden insan ya da insancıklar var. Sana çok ters gelen aptal ve cahil hane konuşmaları dahi dinle, kim bilir bu tür konuşmalarda dahi şerri, hayra çevirecek öğreneceğin dersler çıkabilir. Çünkü herkesin anlatacağı bir mazisi, bir hatırası ya da bir öyküsünden öğrenilecek, çıkarılacak nice dersler vardır.

Hayatın, hayına, huyuna takılıp kalma, yalnız yapamadıklarını düşünme, herkesin hayatında başarıları vardır kendince, sende kendi başarılarının tadını çıkarmaya bak… İşinle, eşinle, aşınla, evinle, sözünle, dostunla ve emanet edilenlerle ilgilen ve özellikle şiirler, yazıyla ilgilen ki hayata dair birçok dayanakların olsun...

Ve dahi ötelere dair hesapların eksik olmasın... Yaptığın her işin, her icraatın hesabının verileceğini hatırından çıkarma… Kararlarını verirken öteleri düşünmemezlik etme ve olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol… Sevmediğin zaman, sever gibi yapma, araştır, bul sevilecek bir tarafını Yaratanın âli hatırına sev sevebildiğin kadar… Aç gönlünü herkese ummanlar gibi olsun, kalmasın el uzatmadığın bir mahzun gönül…Çok oku şiir oku, roman oku, hikaye oku, biyografi oku ve herşeyden önemlisi Kuran oku, meal oku... Necip fazıl, Sezai Karakoç, Abdürrahim Karakoç, Cemil Meriç, Nazım Hikmet ve Akif’leri oku anlamasan da oku... Her şairden, yazardan söyleyecek sözün, yazacak cümlen, şiirin olsun... Öyle hızlı geçiyor ki zaman bu zamanları boşa harcama...

 

* * *

 

Üstadın konuşmaları o kadar etkiliydi ki herkes sessizce dinliyor kimse söze girmiyordu. Devam ediyordu konuşmasına bakın arkadaşlar;

“… çevrene hükmetmeye kalkma, önerilerde bulun ama hükmetme, insanları ne olur yargılama, peşin hükümlü hiç olmayın… Bilir misiniz ki, tüm insanların öğrendikleri yüzyıllardır öğrendikleri sonsuzluktaki bir kumsalda, bir tek kum taneciğinden fazla değildir.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et, ahlaksızlığı kaybedenlerden ol, ne güzel… İlkinin acısı bir an, diğerinin ki ise bir ömür sürecek vicdan azabı ve ötelerde hesabı olacaktır mutlaka… Bazı idealler o kadar değerli ki… O yolda mağlup olmak bile zafer kazanmak sayılır… Bu dünyada bırakabileceğin en değerli miras dürüstlük olsun sakın ola dürüstlükten taviz verme…

Elbette bir ömür ki gelip geçiyor, farkında olmadan, yılların geçip, gitmesine üzülme, gençliğinin mazinin, şan ve şerefini gülümseyerek, isteyerek teslim et… Geçmiş de yaptığın veya yapamadıklarından dersler çıkararak yoluna devam et, raydan çıkma!

Kimi zaman gücünüz yetmezse rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini rüzgâra göre ayarla… Çünkü yaşadığımız hayatta birçok kar tipi fırtınayla karışılacaksın önemseme, önemli olan gemiyi limana, emaneti verene sağ, salim teslim etmen önemlidir…

 

Hayat kimi zaman seni isyanlara sürükleyecek olsa da hatırla ki sen bir insansın ve ne kadar da güçsüz bir varlıksın senin isyan edecek gücün dahi yok bunu aklından çıkarma… Ama hayata dair kavgan meşru dairede sürdürürken bile kendinle barışık olmaya hatırından çıkarma…

Hatırlar mısın doğduğun ilk günü, evet doğduğun gün ağlıyordun dünyaya geldiğine… Çünkü anne karnında ne kadarda rahattın… Ekmek elden su, gölden misali her ihtiyacın karşılanıyordu. Doğduğunda rahatın bozuldu işte sen ona ağlıyordun… Ama çevrendiler senin doğduğuna nasıl da seviniyordu.

Şimdi ise öyle bir ömür geçirmelisin ki, herkes sen ötelere göçtüğünde ağlasın, herkes yas tutsun ardından… Ve ötelerde merasimle karşılanasın, işte böyle bir ömür yaşayasın, melekler gıpta etsin sana… Rabbin yaşadığın hayatın hesabını dahi sormasın sana…

Evet, arkadaşlar öyle bir hayat yaşamalısın ki, kendinden çok başkalarını düşünmelisiniz ve dünya hayatını feda etmelisin, ülken için, insanlık için, dinin için adanmışlardan olmalısınız…

Üstadım, arkadaşım, gönüldaşım adeta konferans salonuna hitap edercesine heyecanlı bir şekilde sohbetine devam ederken, telefonun sessiz çalan uyarı sesiyle irkildim. Vakit gelmişti bir başka toplantıya daha katılmalıydım. Hemen müsaade isteyerek ayrılmak zorunda kaldım. Üstadın anlattığı birçok mevzuyu şiirlerime, yazılarıma konu ettiğimi düşündüm. Beni sarıp sarmalayan bu tür duygu ve düşüncelerle beynim, ruhum meşgulken yönetim kurulu toplantısına başlamıştık bile…

Öyle bir geçiyor ki zaman...


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net