24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
UÇMAĞ (CENNET) YOLU
13 Ocak 2015 Salı Bu yazı 11683 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bazı şeyler vardır kişiden kişiye toplumdan topluma değişir. Ama bazı olgular var ki ne olursa olsun evrenseldir, değişmez ve herkesin bakış açısı aynıdır veya aynı olmalıdır.

            Mevzu “iyilik ve iyi olmak” olunca galiba İslam ve genel anlayışa göre şu değerlendirme çok yerine oturur.

            İyilik deyince ortak koşmaksızın Allah’a ibadet edip ana, baba, akraba ve yetimlere iyi davranma gereğini, Rabbimizin ana babaya iyiliği emrettiğini, ana ve babamız yanımızda ihtiyar durumuna gelirlerse onlara öf bile demeyip tevazu kanadını açarak merhametle muamele etmemiz gerektiğini anlarız

            O şekilde Allah’a dua etmemiz gerektiğini, vaktinde kılınan namazdan sonra en hayırlı amelin ana babaya iyilik olduğunu, babalık hakkını ödemenin çok zor olduğunu, misafir ve akrabaya iyilik etmek gerektiğini, akrabalık bağını gözeteni Allah’ta gözetir, ilgiyi kesenden Allah’ın da ilgiyi keseceğini anlarız.

            Kişinin iyilik etmekteki sırasını; Rasulullah’ın Anan Anan Anan sonra baban sonra yakın akrabandır diye sıraladığını, yaşlılık günlerinde anne ve babasına ulaşıp ta cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün bedduasına muhatap olduğunu anlarız.

             Kötülük yapan akrabaya bile iyilik yapmakla o kişinin Allah’ın yardımına mazhar olacağını, rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen kimsenin akrabasını kollayıp gözetmesi gerektiğini (şu meşhur akrabayı kolama torpil olayı gibi elbette değil) anlarız.

            Peygamberimizin gönderiliş gayelerinden birinin de akrabayı kollayıp gözetlemek ve putları kırmak olduğunu anlarız.

            Tüm bunlara nereden geldim diyecek olursanız;

            Ofisime umre yolculuğu yapmak niyetiyle çoğumuzun firma olarak bildiği ve kişi olarak belki tanımadığımız Güven lokumun sahibi Kahraman Tuncay geldi.

            Kişi olarak tanır mısınız? Bilmem. Tanıyorsanız sevip sevmediğinizde elbette doğal olarak sizi ilgilendirir. Ama doğruya doğru demek iyi harekete iyi demekte bizim asli görevlerimizden olmalı ve öyledir de şükürler olsun.

            Kahraman bey geldiğinde söz dönüp dolaşıp günlük meşguliyetlere geldi. Kendisi zamanı çok iyi kullandığını anlattı. Kendime zaman ayırıyor her gün mutlaka bir saat kafamı dinliyor spor yapıyorum dedi.

            Aileme zaman ayırıyorum, çocuklarıma zaman ayırıyorum, akrabalarıma zaman ayırıyorum dedi.

            Ve üçüncü olarak benim annem beş ay önce vefat etti. Ama babama zaman ayırıyorum dedi. Anladığım haftalık veya üç beş günde bir hatır sorduğu, arayıp belki bir ihtiyacının olup olmadığını aldığı oldu.

            Yok; öyle değilmiş. Her gün saat beşte yanına giderim dedi. İki elim kanda olsa ihalem toplantım olsa, işim gücüm başımdan aşkın olsa bile giderim yanına elini öperim dedi.

            Şimdi dedi beş olsun gidelim yanına benim çayımı bardağa doldurup, pencereden baktığını görürüsünüz. Asla gelmeyeceğimi düşünmez ve asla bende gitmemezlik  yapmam dedi.

            Pek çok şey konuştuk. Vefa üzerine, sadakat üzerine, özveri üzerine, samimiyet üzerine. Güzel konuşma oldu. Ancak akılda kalan sadakatin ve samimiyetin ve özverinin vücuda gelmiş halini görmek oldu.

            Osmanlıca günümüzde moda olduğundan Osmanlıca uçmağ yani cennetin kapısının bu şekilde aralanacağını gördük. Ana babası sağ olanlara güzel örnek. Sorgulayın lütfen kendiniz ne kadarını yaptınız, yapıyorsunuz, yapacaksınız.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
fazlı  -  13-01-2015 - 13:10
Kahraman abi ile sohbetimiz sonraki günlerdede devam ett. Annesinin vefatını anlattı. \"annem heüz vefat etmeden ben yurtdışına çıkmak zorunda kalmıştım. İzin aldım annemden ve git oğlum dedi. Gittim iki gün olmuştu seyahtimin üzerinden geçen süre. henüz dört gün vardı. Annemi karşımda gördüm hayalen. Bana gel oğlum dedi. Hemen döndüm.direk hastahaneye gittim. Yoğunbakıma kaldırıyorlardı bana gözlerini açtı ve geldin mi oğlum.Geleceğini biliyordum dedi. Bir saat sonra vefat etti. Şimdi annemle konuşurum mezarında haftalık ziyartelerimde ve şükrederim hep.\"dedi. Bir not daha olsun bu.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net