24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
AŞKA ULAŞAMAMAK
26 Ocak 2015 Pazartesi Bu yazı 7084 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kesinlikle inanıyorum bir şeyi çok istediğinizde olur sözüne. Ama bazen olmadığını gördük.

            Bir hikâyem var bugün sizinle paylaşacak.

            Adamın biri Veysel Karani misali çok istiyormuş kutsal topraklara gitmeyi. Mekke’yi ziyaret edip, Kâbe’de Allah(cc)’ın evini tavaf yapmayı. Orada ağlayıp, sızlayıp derdini arz edip, yaradan Rabbinden af dileyip bu güne kadar olan günahlarından arınmayı istiyormuş.

            Serv dağını Nur dağını ziyaret edip, Arafat’a çıkıp orada derdini Rabbine dökmeyi, içini boşaltmayı. Sahabelerin gezdiği yerlerde gezip her ne kadar her yer beton yığını da olsa onların bastığı yere basıp, ayakları ile yürürken manevi olarak yüzünü yerlere sürmeyi çok istiyormuş.

            Mekke’den Medine’ye hicret etmeyi, tıpkı Resulullah gibi otobüs bile olsa o yolculuğu hissetmeyi çok istiyormuş.

            Medine’de Resulullah’ın kokusunu duymayı, onun baktığı gökyüzüne bakmayı, onun teneffüs ettiği havayı koklamayı çok istiyormuş.

            Her gün namaza başlamak için tekbir aldığı yönünün döndüğü Kabe’sini görmek için gitmek istiyormuş. Merve tepesi safa tepesi arasında say yaparken ayaklarının uçtuğunu, nasıl yerde değil sevinçten bulutların üzerinde koştuğunu anlamak için gitmek istiyormuş.

            Nasıl istemesin;

            Ravza’da yeşil halının üzerinde namaz kılarken burasının cennetten bir bahçe olduğu hadisini yaşayacaktı. Peygamberini selamlarken onun ne güzel bir ev sahibi olduğunun hissini duyacaktı.

            Uhut dağına çıkacak okçular tepeyi ziyaret edecekti. Burada itaati ve itaatsizliğin nelere mal olduğunu yaşayacaktı.

            Hazreti Hamza’yı görecekti. Elinde kılıcı ile düşmanın arasına nasıl girdiğini, nasıl saf saf düşmanı dağıttığına şahit olacaktı. Sonra bir kölenin nasıl kahpe mızrağı ile şehit olacağını yaşayacaktı.

            Daha bir günlük evli sahabeler ile ömürlerinin son demlerinde belki şehit olurum düşüncesi ile kalkanını kılcını eline alıp cenk meydanlarına koşan sahabelerle beraber olmak üzere gitmek istiyordu.

            Mekke’den ve Ravza’dan başka yerde zemzemin sürekli bulunduğu tek yer olan Kuba mescidinde kanarak zemzem içmek için, hurma bahçesinde ikram edilen hurmaların çeşitlerini görmek için gitmek istiyordu.

            Resulullah’ın bana Rabbi’ne kolaylaştır dediği tek ibadet olan hac umre görevini yerine getirmek için, gerektiğinde oradaki zorlukları görmek için kutsal yolculuğa gitmeyi çok istiyordu.

            Gün yaklaştı, ateş kalbine biraz daha kor bırakmaya başladı. Kor büyüdü. Lav oldu aktı yüreklere.

            Oralara gitmek üzere her bir şeyini tamamladı. Pasaportu yeniledi, çantasına koyacaklarının listesini hazırladı.

            Gitme vakti gelmeden helalleşmek istedi herkesle. Oralara kimselerin kul hakkı ile gitmek istemediği için tanıdık olan herkse bir türlü ulaştı helallik aldı. Borcunu harcını tamamladı.

            Gün bugün.

            Hadi denilecekti. Dendi ama “hadi” diye. Gidemeyeceksin de denildi hemen arkasından. Bazı sebepler her şeyin üstüne çıkmıştı. Olmadı gidemedi.

            Aşkına, Kabe’sine, Ravza’sına kavuşamadı. Üzüntüsü “her şeyde bir hayır vardır”  sözü ile kendine geldi.

            Haber geldi şimdi. İnşallah gideceksin şu tarihte dedi. Sevincini gözünüzde canlandırın uçmak bu olsa gerek.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net