18 Ekim 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
TGF’de Büyük Bir Ailedir
TGF’de Büyük Bir Ailedir
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
  YAZARLARIMIZ
İş Dünyasından Siyasete
21 Şubat 2015 Cumartesi Bu yazı 21086 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Orhan Bey iş ve siyaset dünyası tarafından tanınan bir isimsiniz ama kamuoyunun ve geniş kitlelerin de sizi tanıması için kısaca bize "Orhan Kılıç kimdir" sorusunun yanıtını verir misiniz?

 

Elbette, 1973 Kırıkkale doğumluyum. Delice Baraklı Köyünde doğdum. Ortaokula kadar burada yaşadım ve okudum. Akabinde eğitim için Ankara'ya gittim, orta ve lise eğitimlerimi burada tamamladım. Akabinde Karadeniz Teknik Üniversitesi İşletme Yönetimi Bölümünde yüksek tahsilimi yaptım, derece ile mezun oldum. Evliyim ve bir çocuğum var.

 

İş hayatına giriş hikayenize gelelim. 1995 yılında ticari hayatınız başlıyor bildiğimiz kadarıyla.

 

Evet ilk şirketimi o sene kurdum. Medya, iletişim teknolojileri, bilgi güvenliği, internet, iş güvenliği ve yayıncılık alanlarında faaliyetler gösterdik. Uzun yıllar boyunca hep yeniliklere açık bir ticari anlayışla çeşitli yeni sektörlerde yatırımlarım oldu. Zaman içerisinde internet teknolojilerin dünyada ve Türkiye'de varacağı noktaları doğru okuduk diyebilirim. 2011 yılında da yepyeni bir sektöre yatırım yaptık ve tek alana odaklanma kararı ile "e-imza" alanında Türkiye'nin öncü yatırımlarından birine imza atmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.

 

Ancak İhale Bülteni ve Paraf Yazılım firmalarınız da halen daha faaliyet gösteriyorlar bildiğimiz kadarıyla.

 

Evet, "e-imza" alanına girerken bir tasfiye gerçekleştirmedik. Yıllardır elimizde oluşan bir portföyümüz ve networkümüz oldu. Düzgün ve net ticari anlayışımız bizi yıllar içinde insan biriktirme, bağlantılara sahip olma noktasına taşıdı. Bu iki alanda faaliyetlerimiz halen daha sürüyor. Zaten "e-imza" alanına geçmemiz de bizi pazarın bu noktaya itmesi oldu. Talepler geldi. Yıllarca medya ve yazılım alanında hizmet verdiğimiz bir çok danışanımız ve müşterimiz bizi bu alana yönlendiren talepler ile geldiler. Güven ve çözüm odaklı bir ticari hayatın sizi taşıdığı nokta oluyor açıkçası. Bize de gurur kaynağı. Halen daha bu iki kurum ve E-İmza AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini  yürütüyorum. Kayra AŞ'de de Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmalarımız sürüyor.

 

E-İmza AŞ'den bahsedelim biraz. Neler yapar E-İmza? Türkiye'nin Elektronik İmza anlamında GÜVEN MERKEZİ ilan edilmiş bir kurumdan söz ediyoruz.

 

2011 yılında bu alana yatırım yaptık. Şubat 2014'te de çok önemli bir aşamaya geldik. Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından sertifikasyon sahibi olduk. "Nitelikli Elektronik Sertifika" ile bu alanda Türkiye'nin ilk dört firmasından biri konumuna geldik. E-İmza uygulaması dünyanın varacağı noktadır kısa sürede. Türkiye'nin de bu entegrasyonda yer alması adına, özel teşebbüs olarak biz gerekli yatırımları yaptık, bilgi ürettik ve devletimizin milletimizin hizmetine sunduk. %100 milli bir altyapı ile hayata geçtik. Yazılımlarımızın tümü ülkemizde üretilmiştir. Bu alanda da önemli bir ilktir firmamız. Elektornik imzanın yanı sıra Zaman Damgası da sunduğumuz çok önemli bir küresel hizmettir.

 

İki başlığı da kısaca bize açabilir misiniz?

 

Elektronik imza dünyanın son yıllarda yöneldiği önemli bir eğilim. Kamu kurumlarında ve büyük çaplı özel işletmelerde kırtasiye masraflarını azaltmak, arşivleme sistemini kolaylaştırmak, internet işlemlerinde güven sorununu ortadan kaldırmak gibi bir çok kritik aşamada teknolojik bir çözüm sistemi. Zaman Damgası da dijital bir verinin üretilme tarihini kayıt altına alan bir sistemdir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ile bu iki alan da devlet tarafından denetlenmekte ve kontrol altına alınmaktadır. E-İmza AŞ devlet nezdinde tüm yeterliliklere sahip bir şirkettir.

 

Milli güvenlik ve ticari hayatın güvenliği anlamında çok önemli bir hizmet sunuyorsunuz. Kimler var sizden bu çözüm ortaklığını alanlar arasında?

 

Milli teknoloji üretim merkezimiz ASELSAN, PTT, Kamu İhale Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren EKAP, Kamu Gözetimi Kurumu, Adalet Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası aklıma ilk gelenler. Bunlar ülkemizin çok kıymetli değerleri, kamu kuruluşları. Bu kurumlara bilgi güvenliği alanında çözüm ortaklığı yapmanın mutluluğu sadece ticari değil inanın, milli güvenliğe bir katkı sunuyor olmanın mutluluğu paha biçilemez.

 

Ticari hayatınız kadar, sivil toplum çalışmalarınızla da dikkat çekmiş bir isimsiniz.

 

Evet, doğru. Sivil toplum çalışmalarının hayatımda her zaman bir yeri oldu. Hemşehricilik bilincine sahip olmamız da bizi bu noktalara itti. Bir ticaret insanın, toplumdan kazandığının bir kısmını geri aktarmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Allah bize, biz elimizden geldiğince insanlara diye düşünüyorum. Elbette belirli bir ekonomik çerçeve dahilinde bunlar yapılabiliyor ama elimizden geldiğince bu noktalarda var olmaya çalışıyorum.

 

Kırıkkaleliler Vakfı'nın Başkan Yardımcılığı yaptınız bir dönem.

 

Evet, aynı zamanda Kırıkkaleli İş Adamları ve Yöneticiler Derneği TÜRKİAD'ın da başkan vekilliği görevlerinde bulundum. Dediğim gibi sivil toplum benim hayatımın bir parçası, memleketime duyduğum sevgi de beni hemşehricilik dernekleri ve vakıflarına yöneltti bu alanda. Ömrüm yettiğince bu çalışmaların içinde olmak istiyorum. Buralardan besleniyorum açıkçası manen. Şu an halen daha Kırıkkaleli Dernekler Federasyonu Genel Başkan Vekilliği görevim sürüyor. Çalışmaya devam anlayacağınız.

 

Sivil toplumun yanı sıra meslek odalarında da görevleriniz var.

 

4 Mayıs 2013 tarihinde Ankara Ticaret Odası'nda meslek grubumuzda komite üyesi seçildim. Ankara ticaret hayatının kıymetli iş adamları teveccüh gösterdiler ve bu göreve seçildim. Meslek odalarında komite üyesi olmak gerçekten başka bir süreç. Çünkü meslek odalarının yapıları gereği, aynı alanda faaliyet gösterdiğiniz ve aslında piyasa nezdinde rakip olduğunuz kişiler ile bir araya gelerek bir seçim yapıyorsunuz.

 

 

Orhan Bey biraz siyasete de değinelim istiyorum, röportajımızı tamamlamadan. Ak Parti'den aday adaylığınız söz konusu. Geçmişte de siyasetten uzak olmayan bir yapınız varola geldi. Bu adaylık sürecinizle neler söylemek istersiniz?

 

Öncelikle olaya kavramsal bir çerçeve çizmek gerekiyor. Her insan ülkesine hizmet etmek ister. Ve aynı zamanda ailesinden, sosyal çevresinden ve yaşantısı içerisinde zaman içinde yerleşen kültürel değerleri ve siyasi kavrayışları vardır. Ben milliyetçi ve muhafazakar bir insan olarak yetiştim. Bayrağımıza, devletimize, milletimize sonsuz bir muhabbet besleyerek büyüdüm. Beni hayatım boyunca hep inovatif ve yenilikçi noktalara iten de aslında bunlar. Bu ülkenin genç bir girişimcisi olarak ben, dünya standartlarında teknolojik gelişmeleri takip ederek bu alanlarda hep ticaret yaptım. Bu ükenin her alanda olduğu gibi, bilgi teknolojileri konusunda da öncü bir ülke olmasını hayal ettim hep ve yıllar içinde kişisel olarak ticari hayatımı bu alanlara endeksledim. Artık yaşım ve konumum gereğince yıllar içinde oluşan bilgi birikimimi, tecrübelerimi ve projelerimi ülkemiz, milletimin, memleketimin hizmetine sunmak istiyorum. Bugün Türkiye on üç yıl öncesine göre bir çok noktada çağ atlamış ve dünyanın parmak ısırarak izlediği bir ülke. Ak Parti bir siyasi parti değil, bir davadır. Yüz yıllık bir davadır. Türk milletinin varlık mücadelesinin ulaştığı noktadır Ak Parti'nin doğuşu. Boyunduruktan kurtulma hamlesidir ve kendi kendine büyük bir kalkınmayı inşa edişinin öyküsüdür son on üç sene. Ak Parti bu seçimlere girerken, rakipleri diğer siyasi partiler ya da onların adayları değildir. On üç yıldır olduğu gibi bu seçimde de biz sandığa Türk milletinin makus talihine karşı gireceğiz ve bir kez daha zaferle çıkacağız. Yeni Anayasa yapacak çoğunluğu elde etmek için biz bu seçime giriyoruz. Tek başına iktidar olmak zaten bizim için bir hedef değil. Yeni Türkiye'nin inşa sürecinde bizlere düşen, Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi tek başına yeni anayasa yapabilecek bir çoğunluğa erişmek olmalıdır. Bugün Ak Parti'nin başında çok kıymetli bir hocamız var. Dünyada mazlumların sesi olmayı kendisine şiar edinmiş bir başbakanın önderliğinde; bu davayı bütün kirli odalara karşı göğüs göğüse mücadeleler ile bugünlere taşıyan Cumhurbaşkanımızın bize bıraktığı emanetin hakkını vermek üzere giriyoruz. Partimiz bir görev verirse şerefle yapacağız. Olur da bir görev bize takdir edilmezse ne küserim, ne kırılırım. Partimin emrinde ne görev verilirse çalışmaya devam edeceğiz. Benim derdim milletvekili olmak değil, Ak Parti iktidarında yeni anayasanın yapılacağı süreçte, teknoloji odaklı kalkınma projelerinde karınca misali de olsa bir katkı sunabilmek. Biz olmazsak da o görevlere layık görülecek dostlarımız mutlaka en az bizim kadar kıymetli katkılar sunacaklardır. Ben siyaset adamı değilim, partisine katkı sunmak isteyen, ülkesini seven, davasına bağlı bir ademoğluyum.

 

Henüz süreç daha yeni, ancak bir takım projeleriniz olsa gerek Kırıkkale için.

 

Elbette var. Az önce de bahsettiğim gibi ben iş hayatımı hep inovasyon ve geleceğin teknolojilerini odak noktası olarak kabul edip inşa ettim. Kırıkkale için de benzer bir yaklaşım planlıyorum. Teknolojik yatırımlar ile bilgi üreten bir noktaya gelmeliyiz. Bugün Hindistan dünyanın en hızlı büyüyen ve gelişen ülkelerinden biri. Bunun temelinde bilgi üretmek, tenolojik alanlara yatırım yapmak geliyor. Çok teknik ve detaylı konulara girerek okuyucalarımızı sıkmak istemiyorum ama şöyle bir özetleme yapmak gerekirse; bilgi teknolojilerine yapacağımız yatırımlar ve planladığımız kampüsler ile Kırıkkale'li gençler evlerinden bilgisayar başında çalışacaklar ve bugün kentimiz ekonomisi dikkate alındığı zaman çok ciddi paralar kazanacaklar. Bu sistemlerin şehrimize gelmesi için, bilgi üretip onu dünyaya satarak para kazanacağımız bir ülke kurmamız gerek. Ben bu alanda bir çok yatırımlar yaptım iş adamı olarak ve başarılı oldum. Bu vizyonu arkamızda Ak Parti'nin millet odaklı siyaseti ile buluşturduğumuz zaman Kırıkkalemizin kalkınma hızını ve hedeflediği noktaları çok yukarılara taşıyabileceğimizi düşünüyorum. Yükte hafif, pahada ağır ticaret derler hep eskiler. İşte bilgi teknolojileri tüm dünyanın yöneldiği böyle bir alan. Bizim çocuklarımız bu alanda eğitime son derece yatkınlar ve hepsi yetenek sahibi. Ben sektörün içinden gelen birisi olarak bunu çok net görüyorum. Gençlerimizin potansiyeli yüksek. Ülkemizin potansiyeli yüksek. Ak Parti'nin başarı hikayesi de zaten bu potansiyelin on üç yıldır küresel kirli odaklara teslim edilmemesi ve kendi başına kalkınma projesidir. Diklenmeden dik durmanın hikayesidir bu.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
murat varlı  -  23-02-2015 - 14:33
orhan beyi ilk kez bu röportajla tanıdım ve benim milletvekilim olacağına inandım. mhpliyim ama aday olursa oyum akpye
Serdar durukan  -  22-02-2015 - 19:33
böyle bir kişi kesinlikle aday olur.yazın bir kenara,devletin böyle bir kişiye ihtiyacı var bence..
Ercan etdek  -  22-02-2015 - 19:31
Böyle kırıkkaleli ye tüm herkesin sahip çıkması lazım.Devletin güvendigi insan boş indan degildir.
emrah içli  -  22-02-2015 - 00:43
Bu kadar başarı elde etmiş ,devletin bu kadar kritik milli işini yapmış bir kırıkkaleliden gurur duydum.Bence Kırıkkale için tarihi bir fırsat.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ekim 2018 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net