24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ŞAH MI MAT MI
27 Şubat 2015 Cuma Bu yazı 10839 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ben muhalefet yapılarak doğruların çok çabuk ve sağlıklı olarak öğrenildiğine inana biriyim. Muhalefet hem doğruyu bulamamıza yarımcı olur ve hem de özellikle güç sahiplerinin yanlış yapmasını önler.

            Ancak; kuru kuruya muhalefet yapmak doğruyu bulmak bir yana insanları yanlış yöne sevk edeceğinden oldukça yanlış ve yanlış ötesinde son derece tehlikelidir.

            Hepimiz basından takip edip inceden inceye bilgi sahibi olduğumuz şah Fırat operasyonunda bir türlü fikir yürüttük.

            Zaten millet olarak her konuda söyleyecek sözümüz mutlaka vardır. Hele konu siyaset, futbol ve dini konu olunca hepimiz Başbakan kadar siyasete hakim, yıllarca Fenerbahçe’de; Galatasaray’da, Beşiktaş’ta top koşturan futbolcu hatta hepimiz bir Fatih terim oluruz.  Dini konulara gelince hepimizin her konuda söyleyecek bir sözü, verecek bir fetvası mutlaka vardır.

            Dediğim gibi Şah Fırat operasyonu konusunda da hepimiz bir türlü akıl yürüttük ve bir şeyler söyledik.

            Ben bu konularında konuşulması taraftarıyım. Yani bize söylenecek bir konuda elbette doğal olarak bir bikrim olacak. Ancak bize yanlış şeylerin deklare edilmesi ile yanlış yönlendirildiğimizi de görmeden olmuyor.

            Hangi basın bize neyi anlatıyor bunu çok iyi görmek gerekiyor.

            Şah Fırat konusunda da bize olayı nereden gördüğü belli olan basın gördüğü açıdan bize bir şeyler verdi.

            Kimi bu operasyonu öyle bir anlattı ki hepimiz Suriye’yi fetih ettik, aldık, geldik sandık.

            Kimileri ise yine öyle bir dayattı ki bu operasyonu, gereksiz yere toprağımızdan vazgeçtik şeklinde algıladık.

            Biri topraklarımız kaybettik, biz artık vatanı böldürdük, sınır falan kalmadı. Yarın biz bütün topraklarımızdan vazgeçeceğiz, elimizde ki toprağı hibe ettik, İşid terör örgütüne pazarlık sonucunda verdik gitti derken, bazıları bu operasyonu Kıbrıs muharebesinden sonra olan en büyük devlet savaşı gördü.

            Muhalefet ise her zaman olduğu gibi yine küçümsedi.

            Peki hangisi doğru. Bu operasyon bir zafer midir? Yoksa elimizdekini verip geri çekilme midir?

            Geri çekilmesek ne olacaktı? Orada devlet otoritesi yok, karşınızda muhatabınız bir devlet değil. Farklı gruplar almış eline silahı ve kim erken kalkarsa oranın o günlük hâkimi o. Eğer bu operasyon yapılmamış olsaydı orada ki askerlerimizin durumu ne olacaktı bunu iyi düşünmek lazım. Her hangi bir saldırı durumunda elbette devlet müdahale edecekti, bundan şüphemiz yok, oradaki askerleri yalnız bırakmayacaktık. Peki asıl mesele ondan sonra başlıyor. Ondan sonra ne olacaktı. Hangi grupla orada bulunacaktık, uluslar arası antlaşmalar ile orada ne kadar duracaktık. Bir operasyona bile özellikle İran’ın yaklaşımını hepimizin dikkatinden kaçmadı. Şimdi Avrupa sesini çıkarmadı ama herkes bizim oradaki durumumuz kalıcı olsaydı böyle sessiz mi kalırdı?

             Kaldı ki daha önce Musul başkonsolosluğu rehin alındığında hepimiz hoplamıştık, bu ülkenin istihbaratı yok mu neden daha önce çekmedik bu insanları diye. E şimdi ne oldu. Alındı istihbarat ve çekildi. Ayrıca muharebelerde taarruz vardır, savunma vardır ve birde geri çekilme vardır. Geri, çekilmeniz her şeyin bittiği anlamına da gelmez.

            Kısaca o ekserlerin burnu kanamadan bu operasyonu yapmak ve ilerisi için ön almak bir başarıdır. Kim ne derse desin öyledir. Orada görev yapanlardan biri kendi çocuğunuz olsaydı ne düşünürdünüz diye sormak istiyorum.

            Selam ve dua ile…

           


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
AHMET EMİN YALÇINKAYA  -  03-03-2015 - 08:46
Sayın Emekli Başçavuşum size orduya ilk katıldıgınızda tarihi anlatırlarken size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum diyen bir komutanı hiç mi anlatmadılar,ne zamandan beri vatan topragı geri çekilerek ve bulundugun yer imha edilerek ricat ediliyor. eger gücünüz yetmiyorsa cesaretiniz yoksa o vatan topragını savunmaya bırakın biz gidelim. ya şehit oluruz yada gazi ama ir karış vatan topragını kimselere bırakmayız. böyle biline
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net