24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
FADİMELER EMİRELER
03 Mart 2015 Salı Bu yazı 10810 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

  Benim aziz milletim, benim necip milletim, benim fedakarlığı hücrelerinde yaşayan milletim tarihinde ne çok çekti. Ne çok badirelerden geçti, ne çok imtihanları yaşadı. İçinden ve dışından ne çok düşman ve kötülük severlerle uğraşmak savaşmak zorunda kaldı.

         İnsana kötülük en yakınından gelir derler, veya en yakını daha çok acı verir, yada dostun tokadı düşmanın tekmesinden yumruğundan çok acıtır derler. İçinden gelince acı bir başka yakar yüreği.

         Bu millet travmalar geçirirken tarihinde bir 28 şubat sarsıntısı geçirdi ki hem failleri ve hem de mağdurları hemen öyle kısa vadede iyileşme normalleşme imkanı olmadığını beyinlerine yazdılar. Bin yıl sürecek dedler. Bin yıldan önce bu etki bitmez dediler.

        Bu güzide milletimin içinde bu travmaya yakalanmammış, hastalığı kabul edip, yatak döşek yatmak yerine Rabbimden gelen can baş üstüne bana bu derdi veren dermanını verecektir diyip besmele çekmiş ve yola çıkmış bazı insanlar tarafından bu travma atlatılmış hastalıktan eser kalmamış şükürler olsun.

         Yaradan Rabbim şahit bu yazıyı yazarken asla ve asla bir partiyi bir kişiyi yüceltmek, havalara sokmak, terazinin kefesini onun tarafına ağdırmak niyetlisi değilim. Bu yazımın amacı sadece ülkemin ve milletimin insanlarının birilerinin oyunu neticesinde neler yaşadığına tanıklık etmektir. Bu tip yazıların şimdi pek ehemmiyeti yol diye düşünen aklı kendinden ileride giden bazı insanlar olsa bile yıllar geçtikten sonra ne denli önemli olduğunu anlayacaktır. Keşke yaşadığım zaman bir 12 eylülü yazmış olsaydım, yada sıcağı sıcağına Özal’ın ölümünün ardından konuşulanları kaleme alsaydım, yada Varşova paktının çöktüğünü, tankların üzerinde komünizme karşı çıkılırken dünyanın bakış açısını yazmış olsaydım. Yada keşke bu satırları post modern darbe denilen 28 şubat döneminde o anki duygu düşünce ve hissiyatım içinde yazmış olsaydım.

         Bu nedenle yerelden genele süren bu yazı yazma ve tarihe bırakma geleneğine biraz önce dediğim gibi küçümseme hastalığı olan serçe beyinlilere rağmen yazmaya devam edeceğim.

          Gelelim konumuza.

          28 şubat döneminde ve daha sonraları bilindiği şeklinde sadece asker değildi bu işi yapan. Hatta kraldan daha çok kralcı olan sivillerde en az bu darbe sever askerler kadar bu işin içindeydi.

           Uzun uzun süze neler yaşadığını anlatmak sizleri sıkar ve tekrara düşeriz. Cidden özellikle o dönemi yaşamammış veya yaşadığında çok küçük yaşta olanların bilmesi gereken kısmı şudur b darbenin. İnsanın özellikle maneviyatını yıpratmak için ne senaryolar yazıldı ne düzenler kurulduğudur.

           Kılınan namaz, tutulan oruçla nasıl uğraştılar, sakal ile türban ile nasıl uğraştılar, nasıl askeri, dekanı, savcısı, polisi, miti… Birleşti. Nasıl hep beraber Müslüman’ın üzerine yürüdüler bunların bilinmesi gerekir. Tehdit şantaj ile her gün birkaç vekili istifa ettirip hükümeti devirtme oyununu nasıl başardıklarını hakkı olanın değil entrika ile olmayanın hükümet yapıldığını bilmesi gerekir.

            Ama en çokta Fadimeler, Müslimler, Emireler, kalkancılar kalkmayancılar çıkarıp bir senaryo ile birine tecavüzcü diğerine mağdur rolü verip her gün ekranlarda ağlattıklarını ve Müslüman böyledir işte ya tecavüz eden ya uğrayandır algısını yerleştirenleri bilmesi lazım. Nerede şimdi bu figüranlar diye sormuyorum çünkü hepsi çıktı gün geçtikçe zaman içerisinde ortaya. Af edersiniz bilmem nereden alınıp başına türban bağlanıp, şalvar cübbe giydirilip oyununu oynayanların nerelere döndüğünü de herkes biliyor, ne yaptığını da.  Bunlar tarihe vesikadır vesika…

        Selam ve dua ile…                                                                                                        


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
KAPLANN  -  05-03-2015 - 10:39
28 Şubat \"devrim\"i, en fazla kültürel alana darbe vurmuş, kültürel alanı bitirmiştir. Medeniyete, medeniyetler ittifakına bu kadar vurgu yapan AK Parti hükümeti, ne yazık ki, yaşanan bu çok yönlü bitişi, çözülmeyi göremediği için, kültür alanında tam bir fiyasko ve hezimet ile karşı karşıyayız... Oysa bilim, düşünce, sanat ve hayatı da içine alacak şekilde en geniş anlamıyla kültür\'de varlık gösteremeyen bir toplumun, uzun vadede, varlığını sürdürebilmesi bile zordur.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net