24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
LİYAKATLİ ADAY
10 Mart 2015 Salı Bu yazı 12734 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kayahan’ın bir şarkısı vardı. Kadınların doğum anıları, erkeklerin ise askerlik hatıraları hiç bitmez. Saatlerce anlatsalar, yine söyleyecek söz hep bulunur.

            Aslında sanatçı birde siyaseti katmalıydı bu şarkıya. Kadın erkek kim olursa olsun siyasette mutlaka söyleyecek bir sözü vardır.

            Askerlik demişken, şafak saymak vardır yapanlar bilir. Tabi bedelliler gün değil, askerlik şubesinin kapısında sıra beklerken saatle şafak saydılar. Olsun şafak saymayı duymuşlardır en azından. İşte siyasette de şafak neredeyse plakaya düştü. Yani artık seçim tarihine az kaldı.

            İşte bu safhada artık daha çok konuşulan konu siyaset oluyor. Ekranlardan tutun, (gerçi biz iliz kocaman ve pek çok ilden büyük bir iliz diye böbürlenirken bir ekranımız yok, sayısız ilçede olan televizyon kanalı bizde yok ama olsun) gazete manşetlerine kadar, emekliler parkında soğumuş çayı yudumlarken, kahvehanelerde okey aralarında, ev sohbetlerinde hep siyaset konuşulur oldu.

            Herkesin gönlünde tabi olarak bir siyasi parti var. Sevdiği, programını beğendiği, liderinin tutumu hoşuna giden, en azından sempati duyduğu bir parti var.    Herkesin elinde bir de liste var. Bu listede önce partinin adı var. Altında ilk üçe giren yani sıralamada kendine yer bulandan tutun, isminin karşısında kendine makam bulmak için bu listede diye yazan da var.

            İktidar partisinden muhalifine kadar hatta muhalefet bile olamayacak partilere kadar aday adayları çıktı. Aslında adayların çok olması demokrasi açısından son derece güzeldir.. Birkaç kişinin elinde değil ve bu bir kaç kişinin içinden seçmek zorundayız anlayışını yıkar çok adayın olması. Ama gerekli gereksiz o kadar çok aday çıktı ki kendi kendimize elimizde olmadan “yapma ya buda mı adaymış” diyesimiz geldi pek çoğu için.

            Özellikle psikolojik konularda güzel kitaplar yazan Doğan cüceloğlu’nun kitabındaki bir notundan söz etti bir arkadaşım. Dünyada ki verilen göreve liyakat esasına göre seçim yapılan birinci sırada ki ülke Amerika’ymış. Onlarda on görevden yedisinde bunu başarabilmişler.

            Yani bir göreve biri seçilirken “bu görevi en iyi bu yapar, bilgi birikim, kültür, eğitim açısından bu işin ehli bu” diyerek bu görevin verilme oranı onlarda onda yedi şimdi gerçekçi olarak bizi ele alalım.

            Önceliğimiz bir seçimi yaparken ne oluyor. Eğer seçilme durumundaysak bizden öne kimse geçemez pozisyonumuzu korurken, maalesef seçerken de objektif olamıyoruz. Kime yakın, kimin adamı konusu öne çıkıyor.

            Siyasette bize daha rahat dikte ediliyor. Hangi parti olursa olsun bizim önümüze çoktan seçmeli değil mevcuttan seçmeli konuluyor ve biz sözde seçtiğimiz sanıyoruz. Doğal olarak seçilen kişide kendisini vitrine koyana mutlak biat ediyor. Lidere rağmen kaç seçilmiş doğruları söyleme şansına sahip. En azından diyet borcu olarak sesini çıkarmıyor. Sesini çıkarmak için hafif kımıldayanların ise kafasına öyle bir tokmak iniyor ki daha da gelmiyor, gelemiyor davosa.

            Bu her partide böyle. A’sı, B’si yok. Hepsi aynı. Ben liyakati önceleyerek adayımı belirliyorum diyen bir siyasi partide yoktur. Lidere kimin daha çok yakın olduğu, genel merkezde kimin adamı varsa maalesef o oluyor. Burada yerel belirleyici olması gerekirken maalesef öyle değil realite. Efendim ön seçim veya temayül yoklaması yapıyoruz diyen çıkabilir. Ama ben Allah için soruyorum bunu söyleyecek il, ilçe başkanına “siz inanıyor musunuz? Sizin temayül yoklamasında delegelerin seçtiğinin sıralamasının aynı olacağına.

            Şimdi vekillikte böyle, Dün başkanlıkta, il genelde, belediye meclisinde öyleydi. Liyakatli değil, adamı olanın, mutlak itaat göstereceğin seçilmesi. Biz seçilirken de öyleydi. O dönemi de ayrı tutmuyorum. Liyakatsizlerin seçilmesi, seçilene de, seçene de, vatana da, millete de Kırıkkale^ye de zarar veriyor.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Mehmet Gençer  -  12-03-2015 - 21:50
Sayın A.Vural sen kölemisin. Eğer ALLAH cc. inanıyorsan Kuran\'a bak. (ARAF suresi-155. ayette, İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleride helak edermisin ALLAH\'ım ) diyor. Senin gibi mankurtlaşmış insanlar yüzünden, hırsızları aklayan vr onların hırsızlıklarına ortak olan beyinsizler yüzünden bizlerde helak oluyoruz. El insaf artık açın gözlerinizi. ALLAH \'tan korkun. Nokta caminin masrafını bir trilyon ikiyüz milyar göstermişler sadece 10 tane kamelya var. İncele ve hırsızları gör.
Zafer ÖNDER  -  12-03-2015 - 12:31
Kırıkkale milletvekili olacak kişi şehrin havasını suyunu iliklerine kadar çekmiş biri olmalı. Bu toprağın çocuğu olmalı yani yeri gelince halayın başını tutacak biri olmalı. Şehrimizin sorunlarını iyi okumuş, sorunların çözümünde kararlı hareket ederek yeri geldiğinde yumruğunu değil yüreğini masaya koyacak bir delikanlısı ve vatan millet sevdalısı biri olmalı...
a.vural  -  11-03-2015 - 23:29
kişilerin hiç bir önemi yok akp genel merkezi her şeyin iyisini bilir kimi seçerse bizde onu sececeğiz bu kadar basit şahıslar önemli değil genel merkez ne diyorsa o bize duşen üç sıfır yapmak kırıkkale yüzde yetmiş akp olur
AHMET EMİN YALÇINKAYA  -  10-03-2015 - 14:17
Sayın hemşerim sizin seçtiğiniz adamlar sizi adam yerine koymamasına ragmen hala gidip kıytırık kıytırık bu adamcıklara oy veriyorsanız sizin iyi bir derse ihtiyacınız oldugunu söylemem gerekiyor , ne demiş büyükler nush ile uslanmayanı etmeli tekdir,tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ekim 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net