16 Şubat 2020 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Uyuşturucu Şebekesine Operasyon
Uyuşturucu Şebekesine Operasyon
Çeşnigir'de Sona Doğru
Çeşnigir'de Sona Doğru
3 Bin Çocuğa Kanser Tanısı
3 Bin Çocuğa Kanser Tanısı
Kırıkkale'de Ufka Yolculuk Tanıtımları
Kırıkkale'de Ufka Yolculuk Tanıtımları
  YAZARLARIMIZ
AŞIRILIĞIN PEYGAMBERLERİ
12 Mart 2015 Perşembe Bu yazı 20368 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dört sıradışı! Adeta batı’yı sallayan adam. Aslında tüm insalığı desek abartmış olmayız. Dördünün ortak özelliği “KRİZ” ama neyin krizi .

           Nietzsche, doğalcıdır. 

           Heidegger, insan varoluşunu analiz eden ve felsefedeki belli bir geleneği yenileyendir.

          Foucault, Modern toplumla hesaplaşmamıza yardım edecek bir “yorumsalcı analitik “sunmak ister.

         Derrida,kendi zihnimizi net bir şekilde görmemizi sağlar.Bir çeşit ayna görevi yapar. Batı edebiyatı/düşüncesindeki şüpheciliği açığa çıkarmıştır. Aynı zamanda estetizmi.

        Nietzsche,bir ön varoluşçu,Heideger’e bir fenomenolojist,Foucault’ya da kendine özgü türden bir neo-pozitivist olarak nitelendirmek mümkün.Derrida’yı bu şekilde değerlendiremiyoruz zira bir kalıba sığmıyor.Diğer üçünü belli bir mantık dizgisinde ama o mantığı paramparça ediyormuş görüntüsü vermektedir.Çünkü Derrida’nın işi  normal düşünce kategorilerine saldırmak .Tek doğru Tarih ile Tek doğru yol yanyana gider.Nietzsche ile Heidegger –ve daha dolaysız ve tutkulu bir biçimde, Foucault ve Drrida işte bu görüşlere tek doğruculuğa,varolan ve sürdülegelene karşı mücadele verirler.Onları önemli kılanda aslında budur.Tek doğru yol’a/anlayışı eleştirmek.

 Peki kriz bunun neresinde !Kıta Avrupa felsefe geleneğinden ve bu gelenekle bağlantılı Teolojiden kaynaklanır,Kriz.Aklın ulaşabileceği muteber iyi, doğru ve güzel standartlarının ve bununla birlikte İncil’deki Tanrı Kelamı’nın yitirilmesidir.

       “Teolojik” (Tanrı bilim/din bilim) bakış açısında ,egemen kriz metaforu uçurumdur: Tanrı ya da yaslanabileceğimiz başka mutlakların olmadığı bir dünyada karaya oturmuş bir insanlık metaforu. Tarihselcilik bu Krizin ürünüdür. Tarihselcilik ebedi standartlar çöktüğünde ve tarihsel zamanın akışı dışında hiçbir şey kalmadığında ortaya çıkar.

        Tabiiki bunların içinde en çok ızdırap çeken Neitzsche. Çünkü Ben bir insan değilim Dinamitim der.V egerçekte de batı düşüncesini patlatmıştır. Böyle buyurdu Zerdüşt’ü “insanlığa verilmiş en büyük armağan “olarak nitelemiştir. Ecce Homonun özellikle zerdüşt’e ayrılmış bölümünde şöyle der: İnsanoğlunun yaptığı işlerin hepsi zavallıca, olağan. Goethe ile Shakespere “bu korkunç tutku içinde ,bu yüksekliklerde bir an bile soluk alamazlardı”Zerdüşt’le karşılaştığında,Dante,”yalnızca bir insandır;hakikati kendi yaratan, dünyayı yöneten bir ruh ,bir yazgı değildir, ”Vedaların şairleri “Zerdüşt’ün pabuçlarını bağlamaya bile layık değildirler. Hatta dünyadaki bütün ruhları bir araya getirseniz Zerdüşt’ün bir tek konuşmasını çıkaramazsınız. Bir sonsuz merdivendir onun inip çıktığı; herkesten daha ötesini görmüş, daha ötesini istemiş ve başarmıştır”.

        Neitzsche,elinde hırsız feneri bir kaçkın gibi Tanrı öldü ! Tanrı öldü ! Hepiniz katilsiniz ! Tanrıyı siz öldürdünüz! Buradaki feryat iyi anlaşılmalı aslında Tanrı karşıtı gibi değil …  

        Tanrının ölümü, değerlerin krizi, Kilise otoritesinin çöküşü. Aslında kriz anlayışının Neitzsche ve Heidegger’i Hristiyan karşıtı düşünürler değil de Hristiyanlık sonrası düşünürler olarak görmenin daha doğru olacağını sanıyorum. Peki bu kriz tarihselciliğin doğumuna sebep olmuşsa Tarihselcilik neye Kapı aralamış dersiniz tabiiki; moderizm/post modernizm ve ondan sonra Tarihin sonu ! iinsanlığın geldiği son nokta buysa geriye bir şey kalıyor tabiiki “Tanrı’yı kıyamete zorlamak”.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Baha  -  15-03-2015 - 19:34
Sayın Müdürüm yazın süper olmuş da bu siteye giriş yapan kaç kişi okur okuyanın kaçta kaçı anlar bilemem. Zira biraz üst perdeden giriş yapmışsın.
71 kırıkkaleli  -  13-03-2015 - 15:04
hocam tebrik ederim köşeniz güzel olmuş.değerli hocam biz sizi il müdürlüğüne gelecek derken bu hükümet sizi görevden aldı ben bir şey anlamadım siz bu hükümete çok çalıştınız şimdiki müdürler kapasite olarak çok düşük sizler gibi tejrübeli müdürleri görevden uzaklaştırdılar eğitim nasıl yükselecek anlamadım siz daha iyi anlarsınız
s.a  -  12-03-2015 - 14:24
üstad yazmaya başlamışsın başarılar dilerim. bir kapı açmışin da bakalım daha neler söyleyeceksin bekleyelim.
mertcan  -  12-03-2015 - 11:08
Hocam hangi entelektüel dergiye yazdınız bu yazıyı?
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Musa HACIBALOĞLU
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Şubat 2020 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net