28 Mayıs 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
Şİİ-SÜNNİ SAVAŞI
09 Nisan 2015 Perşembe Bu yazı 24026 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İki yıl kadar önce Ortadoğuda Satranç Hamleleri başlıklı bir yazımda, ortadoğuda hamlelerin müttefiklere göre değilde, çıkaralara göre şekilleneceğini karınca kararınca yazmaya çalışmıştım. Bu gün gelinen noktada dosların düşman, birbirlerine büyük şeytan diyecek kadar düşman olanların ise anlaşma masalarında yanyana oturduklarını görüyoruz. Avrupa ve ABD ile Lozan'da görünürde nükleer için masaya oturan İran, bu anlaşmadan zaferle çıktığını belirtirken, ABD başkanı Obama ise kendiler için her bakımdan başarı sayılabilecek bir anlaşma olduğunu açıklamışlardır.

 

Yazımızı biraz detaylandıralım. Türkiye'nin ortadoğu siyasetinde söz sahibi olmasını istemeyen küresel güçler. Türkiye'nin önüne her zaman ki gibi PKK/KCK kartını sürmüşler, bu yetmeyince de DHKP/C takviyesini yapmışlardır. Hatta azılı düşmanları İran'la anlaşarak Şii kartını sahaya sürmüşlerdir. Çünkü Ortadoğuda artık küresel güçler bildiğiniz gibi direkt olarak savaşa girmiyor, en karlı yolu seçiyorlar. Terörle dizayn yoluna gidiyorlardı. Şii yayılmacılığıyla her türlü sahaya girmeye hazır İran, İngiliz ve ABD'nin bölgede başrol oyuncusu İsrail. Görünürde bıraksalar hemen birbirlerine saldıracak (mış) gibi duran bu iki azılı düşman aslında en iyi ticaret partnerleridir. Güya İran'a ateş püsküren hava operasyon planları yapan ama aynı zamanda da yıllardır İran'a el altından silah satan İsrail'e nedense kimse ambargoyu delme veya hani düşmandınız sorusunu sormuyor. Acem-Siyonizm ittifakı, Türkiye'nin Katar ve Suudiler ile giriştikleri Suriye-Irak ve Yemen politikalarına karşı bölgeye sayıları ellibini bulan şii ordusunu sürmekten çekinmemişlerdi. İranın bölgedeki operasyonlarına ne İsrail, ne ABD ne de İngilizlerin sesi çıkmıyor Irak'ı ve Suriye'yi adeta İran'a teslim ediyorlardı. Peki ama ne karşılığında. Hatta acem siyonizm ittifakı o kadar ileri dereceye vardı ki, tarafların anlaşma yaptıkları otelin, I.Dünya Savaşında Osmanlı'nın yıkılış planlarının yapıldığı İsviçre'nin Lozan kentindeki Beau-rivage Palace isimli otelde yapılması ne kadar dikkat çeken bir tesadüf değilmi?

 

Bölge'ye hızlı bir giriş yapan Şiilere karşı amansız saldırıları olan DAEŞ (IŞİD)  ise her ne olduysa Şii'lerle enteresan bir flörte başlamıştır. Şii lider Mukteda koalisyon güçlerinin Işide karşı operasyonlarının kabul edilemez olduğunu açıklarken bölgede saflar Şii-Sünni olarak ayrışıyor. Türkiye, Katar ve Suudiler'e karşı İran ile güya gizli destekçileri olan İsrail, ABD ve İngiltere yer alıyordu. Almanya'da ajanlarıyla Türkiye'yi karıştırmaya çalışarak bu ekibe destek olanlardan biridir.

 

Şer odakları sadece ortadoğuyu değil ülkemizi de karıştırmakta boş durmuyorlardı. Bir anda tüm ülkemiz karanlığa bürünüyor, Cumhuriyet Savcımız DHKP/C teröristleri tarafından şehit ediliyor. Savcımızı Şehit edenlere birileri haince alkış tutuyor. Akabinde yapılan operasyonlarda Polonya asıllı Alman ama İngiliz vatandaşı Alman BND ajanı dokumanlarıyla birlikte ele geçiriliyordu. (Polonya asıllı İngiliz pasaportlu ama Alman...künyeye dikkat lütfen) Adam gözaltına alınırken bile pişkin pişkin slogan atmaktan geri durmuyordu. Kısaca birileri dışardan birileri içerden ülkeyi kaosa sokmaya çalışıyorken içimizden bazı hainlerde onlara alkış tutuyor, destek veriyor. Bir dost sohbetinde yaklaşan seçimler ile son olaylar hakkında sohbet ederken, şöyle bir konuşma geçmişti aramızda; Bunlar iyileşme sancılarıdır, Hipokrat'ın dediği gibi "tatlı tatlı kaşınıyorsa, iyileşiyor demektir" Ortadoğudaki kurtlar sofrasının en eski oyun kurucusu Osmanlı'nın mirası olan Türkiye, yeniden arenada eski yerini almak istiyorsa, bunun için bazı diyetleri göze almalı ve cesaretle kendini kabul ettirmelidir. Cesur olmalı, dik durmalı, birlik olmalı ve en önemlisi uyanık olmalıdır.

Herkesin safını belli ettiği şu son günlerde bize düşen devletimizin yanında, karınca misali Hz.İbrahim safında olduğumuzu tüm nemrutlara ve firavunlara göstermektir. Yaklaşan seçimlerin ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını dilerim.

 

Dip Not: Çözüm süreci hakkındaki görüşüm hala değişmedi, PKK bir terör örgütüdür, Apo terörist başıdır.

 

Sağlıcakla…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
eksen kayması  -  12-04-2015 - 12:23
avrupa ülkeleri Türkiye\'yi İran yanlısı eksen kayması ile suçlamadılarmı. Nükleer müzakere konusunda İran\'ı Türkiye korudu. Şimdi ne olduda Türkiye\'nin İran tutumu değişti, yada kim değişti, ne değişti?
Abdullah ERTEKİN  -  10-04-2015 - 08:20
Haklısın be yeğen ağzına sağlık \"Gün birlik ve beraberlik Günü\"
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Nusret Kılıç
Erol Serkan Kılıç
Sevda Vapur
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net