25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
Sevda+Sızım
11 Haziran 2015 Perşembe Bu yazı 13833 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kim bilebilir ki,yarın aşık olacağınız adamla karşılaşabileceğinizi..Onlarca insanla tanışsanız da biri sizi alır götürür,sonuçta aşk dağıldıkça azalan bir şey değil ki;ne kadar çok insan severseniz asıl sevdiğiniz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli seversiniz.Bir de aşk,neden diye sorular sorup kendinize bir türlü cevap bulamadığınız dipsiz bir kuyudur.Kollarında kaybolduğunuz,kaybolma nedeninizin bile nedensiz olduğu sevmektir aşk.Çok aşık oldum ben çok..Birinin oturuşuna,birinin güzel bakışlarına,birinin sözlerine mesela;birilerinin aşkına aşık oldum,okulda ders anlatan hocalarıma da aşık oldum.Evli olan ve güzel evliliği olan insanlara da aşık oldum.Birbirini tüm kusurlarına rağmen kusursuz gören o insanlara da...Bir çocuğun küçücük şeylerle de ne kadar mutlu bir dünyasının var olduğuna,bir kızın süsüne püsüne,bir oğlanın kendinden emin yürüyüşüne de..Yani bu hayatta güzel olan her ne varsa ben bunlara aşığım ve ilerde evlensem bile bunlara olan aşkım asla bitmeyecek.Aşk güzel olan,Allah'ın tecellisini kendinde gösteren herkeste çok güzel ve bu aşk bitmez,bitmeyecektir de bizler son nefesimizi verene kadar..Çok sevdim ama asla sevilmedim.Yani beni sevmeleri sözde kalan bir oyunmuş.Ama ben o insana aşık oldum işte, bana güzel sözler söyleyen,yalan da olsa beni mutlu eden o insana aşıktım.İlk görüşte aşık olmuştum.Bakışları,esprileri ve gülüşü çok hoşuma gitmişti.Her şey çok güzel gidiyordu.Zaten hep güzel gider,gider de sonra olan olur.Hayatımda duymadığım hakaret,tonlarca küfür ve aşağılanma hepsini yaşadım.Adım adım gezdim aşkın yeşil,mavi,temiz yollarından, adım adım da kendimi hapsettim yanardağın lavlarında gözlerim kör olmuşcasına.E..ne demişler?Aşkın gözü kördür.Ruhsuz diyor kimileri,sen nasıl bir insansın haklısınız..Gerçekten haklı mısınız?Hep onun iyi bir insan olmasını istedim,kıskancım haddinden fazla,ortadan kayboldu ve başladım araştırmaya..Öyle küçük çaplı bir araştırma değil benim yaptığım a'dan z'ye alfabenin bitimine..Sonrası mı?Ölesiye nefret edildim.Anlamsız karmakarışık bir yol alıyordu olayımız..Düşünün kişiliğinize,insanlığınıza,kilonuza,türklüğünüze,kürtlüğünüze,aleviliğinize,sünniliğinize taşlar fırlatılıyor.Sanki ayrım yapıyorsunuz hani.Babama anlattığım adam sen kimsin be demeye başlamıştı.Sen Hadise misin,Hülya Avşar mısın demişti.Kendimden,kimliğimden soğumuştum.Tek istediğim sevmekti,sevilmekti,hayatı paylaşmaktı,onu kendi bataklığından kurtarmaktı.Ortak noktamız çoktu.Müzik,bağlama..Çaldığı bir kalbimdi bir de bağlaması.Okuduğu bölüme bağlandığı kadar bana bağlanmamıştı.Sözde anasına benden bahsettiğini,annesinin de söyle ona çok konuşmasın,sussun dediği insanım bu da yalandır ama ben yine de yazayım..Her şey boşmuş anlayacağınız..Hayatımın merkezi yaptığım insan beni hayatımın merkezinden etti.İnsanlardan soğudum,kaçmak istedim.Karşıma çıkma dedi,üstüne de çok gittim..Onun gözünde hiç değerim yoktu.Kara kalemle çizmeye çalıştığım adamı,şimdi de yazmaya çalışıyorum kara kalemimle.Seninle güzel şeylere imza atacağız,senle biz çok farklı olacağız diyen adam.Onlarca hayallerden bahseden sen benim sevgilimsin diyen adam şimdi başkasının sevgilisi.Öncesi de bu çocuğun memleketiydi hayatımda bu çocuk gitti yine hayatımda onun memleketi oldu..O karşıma çıkma dedi akrabasıyla aynı otobüste oturdum,başka bir memlekete gittim bir çocuk sevdim küçücük sarışın sevimli mi sevimli onun adı da o oldu,bir kafeye gittim arkadaşlarla onun memleketinden biri çıktı,okulda onun memleketine götürülmek istendim,karşına biri çıksın yine o memleketli,derste onca öğrenci var şu kaza nerenin diye sana sorulsun,oturduğun yerde koskocaman yazan memleketi,yolculuk yaparken yine o memleketli birisi,o memleketten sana gelen hediyeler,birine gidersin alakası yoktur ama o memleketin ekmeği,hiç unutmam ve beni en çok duygulandıran olay bir gün yetmişin üstünde bir dedenin yanıma yanaşıp saati sorması ve akabinde benim onun pardesüsündeki tiftik gibi bir şeyi almak isterken dedenin elimi tutuşu ve kızım sen bu ceketime dokundun ya bana bu memleketi hatırlattın orda oğlumla almıştık bu ceketi demişti yani tuhaf olan ben o dedeye bu yaptığım işle ölen oğlunu hatırlatıyordum.Trafik kazasında kaybettiği oğluyla almışlar giydiği ceketi.Ben de ağladım o an çünkü ikimizde yaralıydık ortak olan yara ve memleketti.Hep bu ve buna benzer olaylar devamlı yaşamaktayım işte.Düşünün ya; onca plakalı arabalar geçiyor o memlekete ait plakalı bir araba duruyor size bir yeri soruyor.Tuhaf değil mi?Bir markete giriyorsun nerelisin kızım sen ne yapacan amca,abi nüfusuna kaydedecen inanmazsınız tuhaf ya o da oralı çıkıyor yuh diyorsun.Sonra arkadaşların senin hasta olduğunu söylüyor,takıntılı olduğunu..Soruyorum olmayacak,çocuk zaten sevmiyor,ölesiye nefret ediyor.Tesadüf bir olur iki olur ben iki yıldır bunları yaşamaktayım..Söyleyin tuhaf değil mi?Unutmaya çalıştığını sürekli hatırlatan bir patron varken;söyleyin ben nasıl seveyim.Belli ki,Allahım böyle istiyor..Bana ruhsuz diyen arkadaşım sana cevap olsun ruhsuzum belki ama bil ki,çiçekle pasta gönderip sevdiğin kız kimse onun peşinden koş diyecek kadar cesurum.Neler neler yaptım hepsi boş..Çok sevdim ama sevilmedim ve bu yüzdendir garipliğim..Hayata ve insanlara aşık bir insanın yüreği ölü,içi hep matem havası.Sen de geçip sevdiğini söylüyorsun da ben bir daha sevebilme ihtimalimi düşünemiyorum.Söz de herkes sever de özü olmadıktan sonra neye yarar..Bu ruhsuz kız da çok sevdi bil ki,ölene dek de sevecek..Bak,bembeyazım o oldu,kara kalemim ben.O kağıdım oldu bense kalem.O bağlanır mı bilmem laf olsun torba dolsun vakit geçsin diye mi yaşar bilmem de ben yazayım da daha güzel aşklar olsun hiç bitmeyen,zorluklara rağmen yaşanabilecek masal gibi aşklar olsun derken okumayana da aşk olsun der aşkla okumanızı dilerim.Hoşça kalın! :)


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Adsız  -  11-06-2015 - 15:22
Bir çırpıda okudum. Size mi ait, gerçek yaşanmış duygularmıdır bilemiyorum. İnanırmısınız aşkı böyle yaşayan siz değilsiniz. Aşkının sebebine herşeye aşık olan bir siz değilsiniz. Bu durum dasece kızlara has bir durum da değil. Birlikte yürüdüğü 10 dakikalık yolu bir saate uzatan aşık erkekler de vardır. dokunduğu eşyaları adeta kutsal sayan, aşk dolu bir bakışta kaybolup giden, bembeyaz narin elini uzatıp canım için canın lazım dese, o anda canını avuçlarına bırakacak kadar seven ne erkekler vardır. Ve sonunda sizin yazdığını aynı akıbete uğrayan ne erkekler vardır. Hele bir de bir hatanız yoksa, içinize boğazınıza bir yumru saplanır, yutsanız yutulmaz. tıkanır durur. birazı hırs, birazı kızgınlık, bırakılmışlık, terkedilmişlik, verilen emeklerin boşa gitmişliği, zoruna gitmişlik, daha neler neler. Ama zaman geçiyor. en unutulmazlar bile unutuluyor. Yaralar kabuk bağlıyor. sonra gülüyor insan, kendi aşkıyla dalga geçiyor. Vay be... ne severmişsin sen gönül diyor. Sonra hadi, kalk kendine gel, daha yaşanacak onurla sürdürülecek koca bir hayat var. diyor içinden bir ses. Yine aşık oluyorsun yine seviyorsun ama bu kez daha temkinli, biraz daha az kaptırıyorsun. yıkılmayı göze alamıyorsun. Bir kere yıkılmak sana yetiyor. Bir daha kimse yıkamıyor. Ama seviyorsun. seveceksin, çünkü sevgisiz insan canlı insan değildir. Neyse.....Aşk dolu ak gönlüne, Aşkı bu kadar güzel yazan kara kalemine sağlık genç yazar. Sakın yazmayı bırakma, aşkı yaz, gezileri yaz, doğayı oynaşan kedileri hayvanları yaz, çocukları yaz, ama yaz.hoşçakalın
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net