19 Ağustos 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
  YAZARLARIMIZ
DEĞERİNİ BİLMEK GEREK
13 Haziran 2015 Cumartesi Bu yazı 11894 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Geçen günlerde tesadüfen okuduğum ve hoşuma giden bir hikayeyi sizlerle de paylaşmak istedim.

            Vaktiyle bir bilge, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”

            Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Çırak teşekkür edip çıkar.

            Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü olarak semerciye gider: “Buna ne verirsiniz?” diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, “Bu…” der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”

 Çırak en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Çırak sorar: “Siz ne veriyorsunuz? ” “Ne istiyorsan veririm.”Çırak, ”Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: “Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Çırak “emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini” anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Bilge hocasının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. “Bundan ne anladın?” diye sorar. Çırağının verdiği cevap çok doğrudur:

 Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”

            Bu hikâyeyi okuduktan sonra düşündüm de değerini bilmediğimiz nice güzellikler var hayatımızda aslında. Ama bizler genelde elimizdeyken anlamıyoruz onların değerlerini sanki sahip olduğumuz bu şeyler sonsuza dek elimizde kalacak sanıyoruz. Hiçbir zaman kaybolmayacaklar, bitmeyecekler, gitmeyecekler gibi düşünürüz. Elbette az da olsa elindekilerin değerini bilen hisseden kuyumcularda vardır. Ama sayılarız çok azdır.

Neden hep böyle olur bilinmez. Hep kaybetmişken farkına varırız maddi manevi her şeyin değerini. İçten içe vefasızlığımızdan mıdır yoksa hamurumuzda nankörlük olduğundan mıdır?

Allah’ın bizler için yarattığı her şeyin kıymetini bilmeliyiz. Sağlığımızın değerini, sağlığımız bozulup hasta olunca değil sağlıklıyken bilmeliyiz. El birliğiyle yok etmeye çalıştığımız doğanın bin bir türlü güzelliklerinin kıymetini tamamen yok olunca mı anlamamız gerek? Ya da savaşlarla yerle bir ettiğimiz bu güzel dünyayı ve barışı elimizden gidince anlayacağız değerini galiba.

Yine sevginin değerini sevgisiz kalınca anlarız. Sevdiklerimizin, yakınlarımızın kıymetini de ya onlar hakkın rahmetine kavuşunca ya da onlardan ayrılınca hissederiz. Mesela ben anneme, kardeşime sarılamıyorum artık, onlara dokunamıyorum, öpemiyor koklayamıyorum. Şimdi sadece ‘’ keşke’’ diyebiliyorum.

Keşke onlarla geçirdiğim zamanların kıymetini daha iyi bilseydim, daha çok zaman ayırsaydım, sevgimi gösterseydi, keşke daha çok mutlu etseydim diyorum.

Hayatta böyle biranda elimizdeki değerli varlıkları kaybedebiliyoruz ve yapabildiğimiz tek şey “keşke” demek oluyor. İşte bu yüzden artık sevdiklerimizin, sağlığımızın, doğanın, sevginin, barışın, dünyanın değerini bilelim bundan sonra. ”Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun yanında kıymetlidir” Hayatımızdaki tüm güzelliklerin değerini bilenlerden olup hak ettikleri kıymeti verenlerden olmamız ümidiyle…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ÜLKÜ  -  16-06-2015 - 11:03
Doğru söylüyorsun Fazlı abi.Yazımda da dediğim gibi umarım artık gerektiği zamanda değer verilir herşeye ...
Fazli  -  14-06-2015 - 00:01
Kardesim zaten hep bundan kaybetmiyormuyuz. İnsan elindekinin degerini kaybedince anliyor. Zamaninda anlasa zaten sorun kendiliginden cozulecek.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ağustos 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net