07 Ağustos 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sizlerin Hakları Yenmez Yedirilmez
Sizlerin Hakları Yenmez Yedirilmez
MHP'de  Kongre Zamanı
MHP'de Kongre Zamanı
Ataseven'den Yerinde İnceleme
Ataseven'den Yerinde İnceleme
Trafoda Çıkan Yangın Söndürüldü
Trafoda Çıkan Yangın Söndürüldü
  YAZARLARIMIZ
YALNIZLIK SAHİP OLDUĞUM TEK ŞEY
29 Ağustos 2015 Cumartesi Bu yazı 20853 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Franz KAFKA’nın başı bozuk cümleleri.

                Kitaplar,içimizdeki kalenin gizli odalarını açan anahtarlar gibidir.

                Bence sadece bizi bıçaklayan veya yaralayan türden kitapları okumalıyız. Eğer okuduğumuz kitap kafamıza şöyle sağlam bir darbe indirip bizi kendimize getirmiyorsa,onu okumanın ne anlamı var? Böyle bir kitap bizi daha mutlu etmeye mi yarar? Emin olun, eğer kitap diye bir şey olmasaydı, gerçek mutluluk işte o zaman mümkün olurdu.Okuduğumuz zaman bizi mutlu eden kitaplar, yazmak isteseydik kendimizin de yazabileceği türden kitaplardır.Ancak, bizim ihtiyacımız olan kitaplar;okuyunca bizleri bir felakete uğramış gibi sarsan,derin bir hüzne boğan, kendimizden daha çok sevdiğimiz bir kişinin zamansız ölümü gibi kahreden ve herkesten uzak, karanlık ormanlara sürülmüş gibi hissettiren kitaplardır.Bir kitap, insanın içindeki donmuş denizlere vurulan bir balta gibi olmalıdır.Kafka’nın kitağları da bizi mutlu edenlerden değil.

                 Hakikat dediğimiz şey bir uçurumdur. Ve insanların yapması gereken, tıpkı havuza girerken yaptığımız gibi, günlük hayatın gereksiz meşgalelerinden oluşan o titrek tramplenden atlayıp, boğulmamak için nefesini de iyi ayarlayarak, derinlere dalmak ve nihayetinde hayatın iki kat aydınlatılmış yüzeyine çıkmaktır.

                 Kolay anlaşılan bir insan olmayı asla arzu etmiyorum. İnsanların zihninde tamamen akışkan, değişken ve algılanamayan bir şey olarak yer etmek istiyorum.

                  Tüm günahların kendisinden türediği iki büyük günah vardır: sabırsızlık ve tembellik.

                  Kötülük dikkatimizi dağıtan her şeydir.

                  İnsanlarla yaşamaktan acizim. Konuşmaktan aciz.Sadece ve sadece kendimle meşgulüm.Kendim hakkında düşünüyorum.Duygusuz, düşüncesiz ve korku doluyum.Hiç kimseye söyleyecek bir sözüm yok.Hiç!

                 “Özgürsün demek ?” diye sordu kız.”Evet , özgürüm”,dedi Kral ve o anda hiçbir şey özgürlüğünden daha değersiz görünmedi kendinse.

                    Tarihin akışını seyredip onun üzerine düşündükçe şunu anlayacağımızı bilmiyorlardı: Değişim önce ruhta başlar, sonra hayatlarımıza yansır.Gidecek bir yer var;ama ona giden bir yol yok.Yoldan kastım Tereddüttür.

                    Sanat, gerçeğin etrafında döner. Ancak, bunu yaparken yanıp tutuşmamaya çok dikkat eder. Sanatın gücü, daha önce fark edilmemiş karanlık ve ıssız yerlerde pırıl pırıl parıldayan ışık demetlerini keşfetme yeteneğinde yatar.

                   Yeraltından yeryüzüne çıkmak için herkesin kendince yöntemleri vardır. Benimkisi ise yazmaktır.İşte, olur da devam edersem eğer, devam edebileceğim tek yolun oturup yatmak değil de oturup yazmak olmasının sebebi budur.Huzur içerisindeyken yazmaktan ziyade, yazarken huzur bulmak benim için çok daha kolay.

                 Soruldukları anda kendi kendilerini cevaplamayan sorular, hiçbir zaman cevaplanmazlar.

                Aylaklık tüm kötülüklerin kaynağı ve tüm erdemlerin tacıdır. İçimde bir korku, aşılabilmesi imkansız bir korku var:mutlu olma korkusu.

                İnziva kendimizi tanımanın bir yoludur. Ben kendi içine kapanık, sessiz, çekingen ve huzursuz biriyim. Benim yalnızlığım insanlarla dolu. Saklanmak için bir sürü yer vardır;kaçmak için ise, sadece bir tane, Ama kaçış ihtimalleri, tıpkı saklanma yerleri gibi, hesaplanamayacak kadar çoktur.En kötüsü de sahip olmadığın şeylere ait olmaktır.

              İnsan kapının önünde durup içeri girmek için ne kadar tereddüt ederse, o kadar yabancılaşır. Sahip olmak yoktur, var olmak vardır sadece: vereceği son nefese, nefessiz kalmaya hasret bir varoluş. İnsanların tüm kusurları; sabırsızlıklarından , yaptıkları bir işte izledikleri yöntemi daha vakti gelmeden önce terk etmelerinden ve üzerinde tartıştıkları sözde bir meseleyi sözde bir çözüme kavuşturmalarından ileri gelir.

               Kafka’nın Milena’ya yazdığı ve hissettiklerinde  “ Aşk çelişkiler tiyatrosudur”der. “Milena ya mektuplar” diye yayınlanan kitabında  milena’ya büyük bir aşkla bağlı.

               Umutsuzluk ve hiçliğin karanlık dehlizlerinde kıvranan varoluş sorunsalını vuzuha kavuşturamamış bir derviş edasıyla inleyen bir adam Kafka.Evlenip iyi bir aile babası evinin erkeği olup ta büyük sözler eden,  büyük davaların yaratıcısı, büyük filozof/düşünür bir Allah’ın kulu yoktur yeryüzünde. Büyüklükle, huzursuzluk, sürekli şüphe içerisinde olmak sanki ikiz kardeş gibidir. İşte Sokrates, Tolstoy, Mevlana, vb. gibi.Çünkü konfor ve mutluluk düşünmenin düşmanıdır.İnsan hayatını neyle takas ederse onu yaşar.

                Ve şu sözleriyle bitirelim; Burada yazdıklarımı hiç kimse okumayacak. Hiç kimse bana yardım etmeye gelmeyecek. Tüm insanlara bana yardım etmeleri emredilse bile, herkes tüm kapı pencerelerini kapatıp yatağına girer ve yorganının altına saklanıverir. Tüm dünya o geceliğine bir otel olur adeta.

                  Huzur mu istiyorsun ?

                  Az insan, az eşya.

                                                                                                            Şuayb BÜTÜN


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Halil Eşmebaşı
Erdal Geyikçi
Başar Özdemir
Ahmet Tarlabölen
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  06 Ağustos 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net