22 Ekim 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
ŞİDDETİ ENGELLEMEK İSTİYORUZ
ŞİDDETİ ENGELLEMEK İSTİYORUZ
Bülbül'e Haddini Bildirdik
Bülbül'e Haddini Bildirdik
Perşembe Pazarı Açılıyor
Perşembe Pazarı Açılıyor
Eşini Bıçakla Yaralayan Şüpheli Tutuklandı
Eşini Bıçakla Yaralayan Şüpheli Tutuklandı
  YAZARLARIMIZ
MKE LOJMAN ve SOSYAL TESİSLERİ
31 Ağustos 2015 Pazartesi Bu yazı 42810 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

         MKE personelinin iskânına yönelik, Cumhuriyetin başlangıç yıllarında fabrikaların kurulmasıyla birlikte, iki katlı olarak Almanların inşa ettiği lojmanlar vardı. Şimdiki Adliye Sarayının karşısındaki Otopark olarak kullanılan yerde bulunan bu lojmanların, şu anda yerinde yeller esmektedir!  

Yaylacık Mahallesinde şimdiki Cumartesi Kapalı Pazarının yerinde, yapılmakta olan yeni Vilayet Konağının karşı aşağısına doğru, tek katlı ve bahçeli ‘’ Çelik Evleri ‘’ dediğimiz işçi lojmanlar vardı.

Hacı Hidayet Doğruer Eski Hastanesinin önünde, şimdiki Umut Sitesinin bulunduğu yerden aşağıya doğru da yarım bahçeli ‘’ Tip Onikiler ‘’ dediğimiz işçi lojmanları bulunuyordu.

Şimdiki Yaylacık Emniyet Polis Karakolunun ön alt kısmından karşıda İş Okulu (Endüstri Meslek Lisesi) yanına ve Baks Geçit hizasına kadar olan yerde yine tek katlı ve geniş bahçeli ‘’ Memur Lojmanları ‘’ vardı.

Şimdiki Migros’ un bulunduğu yerde, o zamanki halinde dere kanalını üzerinde ve baraka tarzında ‘’ MKE Kooperatifi Satış Mağazası ‘’ bulunuyordu.

Kırıkkale Lisesi – Migros’ un karşısında şimdiki halen mevcut müstakil tek katlı bahçeli lojmanlar da ‘’ Müdür Evleri’’ olarak tanımlanırdı.

Çantepe Askeri Tesislerine ait yerin Yeni Mahalle tarafında bulunan şimdiki üç katlı ve altı adet olan ‘’ İşçi Lojmanları ‘’ tek – tük oturanların dışında kaderine terk edilmiş durumda.

Daha sonraları modern tarzda 1960 lı yıllarda, mevcut İşçi Lojmanlarından Yeni Mahalleye doğru önce yedinci bloktan on ikinci bloğa ve 1970 li yıllarda da on üçüncü bloktan itibaren Pazartesi Kapalı Pazarının önüne kadar olan yere beş katlı olarak ‘’ İdareci Blokları ’’ inşa edilmiştir.

Lojmanlardan başka tren hattının alt kısmında, şimdiki Asude Kent Sitesinin altından Uno (Eski Akcan Un Fabrikası) na kadar olan yerde ‘’ Fidanlık ‘’ dediğimiz, Orta Anadolu da yetişen tekmil meyvelerin üretildiği, tabir caizse bir çiftlik konumunda olan bahçeler mevcuttu. Burada üretilen o envai çeşit meyveler, ücreti mukabili MKE personeline satılırdı. Şu anda maalesef ve ne yazık ki buradaki o meyve ağaçları kesilerek odun yapılmış bulunuyor. 

Fidanlığın iç kısmında önce yapılan ‘’ Eski Havuz ‘’ ve ‘’ Piknik Sahası’’ ile sonradan modern tarzda yapılan ‘’ Yeni Havuz ‘’ ile ‘’ Restoran ‘’ bölümleri, MKE personeline indirimli olmak üzere halkın hizmetine açık bulunuyor.

Yine Almanların eğlence mekânı olarak yaptığı şimdiki Kültür Merkezi dediğimiz yerdeki            ‘’ Fabrikalar Sineması ‘’ idi. Şu anda Açıkhava Düğün Salonu olan yerde de ‘’ MKE Yazlık Açıkhava Sineması ‘’ bulunuyordu.

O yılların Kırıkkale’ sinde bloklarda ikamet ediyor olmak adeta bir ayrıcalıktı. Kurum personeli olarak saygın bir görevde bulunanlara mahsus bir mekân olarak tanımlanmaktaydı.

Lojmanların akıbetiyle ilgili de birkaç cümle bahsedelim. Başlangıcından günümüze neredeyse Cumhuriyetimizle yaşıt olan bu ata yadigârı tarihi evler, son günlerini hüküm sürmektedir. Sanırım kamuoyunun da bununla pek fazla bir ilgi ve bilgisi olmasa gerek. Taa ki dün (Perşembe günü) Kale Haber’ de sür manşetten haberi yapılarak gündeme gelmiş bulunuyor.

Konunun teknik detay ve ayrıntılarına girmem söz konusu değildir. Ama şunu üzülerek ifade etmek istiyorum. Şu anda ilk etapta yapılmış olanların tamamı, (Müdür Evleri) hariç yıkılmış vaziyettedir! Sadece altı adet üç katlı İşçi Blokları ile devamındaki beş katlı İdareci Blokları kısmen ikamete açık bulunuyor. Onlarda oturanlara da tahliye talimatı gönderilmiş durumda. Bu demek oluyor ki, seneye bu zamana, şu anda mevcut kalanların da yerinde yeller esecek!

Öğrendiğim kadarıyla bu araziye TOKİ talip oluyor. MKE Genel Müdürlüğü ve Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile TOKİ arasındaki pazarlık görüşmelerinde, TOKİ’ nin taleplerini ( arazinin tümüne blok lojman yapmak isteği) ni MKE’ nin kabul etmemesinden dolayı sonuçsuz kalıyor.

Bunun üzerine diğer görüşme Kırıkkale Belediyesi ile yapılmış bulunuyor. Bu görüşme sonucu lojmanların bulunduğu toplam arazi üzerine, kuruma ait mevcut ev sayısı kadar (ki bu sayı 564 konut olarak tespit edilmiş), kuruma bu sayı kadar lojman teslim edilmesi, kalan boşluğun ise yeşil alan olarak değerlendirilmesi hususunda Belediye ile mutabakata varılmış bulunuyor.

17 Eylül de Proje İhalesi tamamlanacak olan yeni oluşumda, 40 bin m2. Park alanı ile birlikte ve genel toplamda 152 bin m2. Alan resmen Kırıkkale Belediyesine devredilmiş bulunuyor.

40 bin m2. lik alana Kırıkkale Belediyesi’ nin MKE ile yaptığı protokole istinaden, Kırıkkale’ nin en büyük, en modern, Sosyal Yaşam Merkezleri – spor alanları – bisiklet ve yürüyüş yolları olan, büyük bir şehir parkı yapılması planlanıyor.

Bunun gerçekleştirilmesi hususunda da Kırıkkale Belediye Başkanı Sayın Mehmet SAYGILI ile MKE yetkililerinin gayet iyi bir görüş birliği içerisinde olduklarını öğrenmiş bulunuyorum.    

Bu noktada ben şahsen şunu belirtmek istiyorum. Yarım asrı geçen bir yaşam zamanını geride bırakmış olduğum bu şehrin kuruluş tarihine şahitlik eden, gelecek nesillere nereden nereye gelindiğinin belgeseli niteliğini taşıyan bu binalarımızın hiç değil bazılarının, geçmişimizi geleceğe taşıması amacıyla ‘’MÜZE’’ tarzında muhafaza edilmesi görüşümü, buradan kamuoyu ile paylaşmak isterim. Gerçi ilk yapılan lojmanlardan bugün eser kalmadığını ilk paragrafta üzülerek yazdım.

Bu bağlamda şu anda otopark olarak kullanılan Adliye karşısındaki yerin bir köşesine, o ilk yapılan iki katlı ve çift taraflı binanın bir maketi (eski resimlerden) yapılabilir. Ama hiç değilse mevcutlar içerisinden birkaçı ayrılabilir. Kaldı ki bu yerler aynı zamanda Belediyenin çeşitli sosyal amaçlı çalışmalarına mekân sahipliği yaparak değerlendirilebilirler.

Günümüzden şöyle 30 – 40 sene gerilere doğru gidelim. Günümüz gençliğinin öyle pek te bilemediği ve bizlerin de nereden nereye geldiğimizin bir belgesi olması hasebiyle bu açıklamayı yapmaya kendimi borçlu addettiğim içim yazıyorum. Saygılarımla,

 

NOT: Daha güncel olması açısından bugün bu yazımız yayımlanmış olup, önceden bildirilen   ‘’Salon Soygunu’’ yazım, 02 Eylül / Çarşamba günü yayımlanacaktır. Okuyucularımıza arz olur.

28 Ağustos 2015 – Cuma / 11.30.

* * * * *

* * * (Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin sürekliliği bağlılıktır. Bir evin sevinci  

            sevgidir. Bir evin zenginliği çocuktur. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı

          memnun olan gönüllerdir. ‘’Henry Taylor’’)             

                                                                                         KIRLANGIÇOĞLU Oktay.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
TEYMUR  -  06-07-2020 - 18:14
Kırıkkale Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte modern şehir yaşamının topraklarında filizlendiği bir şehirdir.Askeri fabrikaların kurulmaya başlandığı 1929 dan sonra halkın içinde yaşamını sürdürdüğü Sosyokültürel yaşam değil Ankara, İstanbul\'da bile yoktu.Eğitimli mi eğitimli bir şehirdi.Bir ilçe düşünün ve sayısını sayamacağınız kadar çok kapalı ya da açık sinema salonları olsun.60\'lı yıllarda Ülkemizin ünlü saz ve ses sanatçıları konserler vermek için akın akın bu şehre gelirlerdi. O zamanın erkek çocukları Herkül, Masist filmleri izleyerek cengaverleşti.Orta Anadolu\'nun Kavun ambarı bu şehirdeydi.Biz çocukluğumuzu Kayısı ormanı içinde (dikkatinizi çekerim orman) özgürce kayısıya doyardık.Kiraz, yenidünya ağaçları istemediğiniz kadardı.Siz şimdi hatırlamazsınız.Şehir içinde dolmuşların kalktığı yerde Dut ağaçları vardı.Dilediğimiz kadar serbestçe yerdik.Şimdiki yaşam yaşam mı?.Çocuklar yaşadıklarını sanıyorlar.Ellerinde kazgıç dağlara çiğdem toplamaya gitmemişler, çiğdemin ne olduğunu görmemişlerdir bile?. Çiğdem işte o yaşadığınız bu şehrin simgesidir.Ahılı\'nın, Hasandede\'nin sulu üzümleri, tahıl ambarı keskin Kırıkkaleyi de besler Anadoluyu da beslerdi.İçinden akan \"Öz\" dediğimiz derede balıklar oynaşırdı.Pirinç Evleri , Tip Onikiler\'in yaşamındaki güzelliği anlatmak yetmez.Kimse Stres nedir bilmezdi.Şimdiki çağın hastalığı oldu. Güzelliği (ev/yapı,çevre güzelliği farketmez) yıkar, yok edersiniz kucağınızda stresi bulursunuz.
mehmet  -  10-09-2015 - 14:53
Oktay beye yeni köşesinde başarılar diliyorum.Gönlüne,diline,kalemine sağlık.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Sadettin Şahin
Kırlangıçoğlu Oktay
Bahattin Akyön
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Ekim 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net