22 Temmuz 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Düğünde silah atanlara operasyon
Düğünde silah atanlara operasyon
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
  YAZARLARIMIZ
KOREDE NE İŞİMİZ VARDI?
03 Temmuz 2010 Cumartesi Bu yazı 11330 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

“Nihayet gemiye biniyoruz.Geminin güvertesine çıkınca Amerikan bayrağını selamlıyoruz.Daha kendi memleketimizden çıkmadan dost olsa da yabancı bir milletin bayrağını selamlamak o kadar zoruma gitti ki neredeyse selamlamadan geçecektim.Fakat terbiyem buna müsaade etmedi.Keşke şu bayrak Türk bayrağı olsa diye düşündüm.İçeriye girmiştik fakat bayrak meselesi içimi kemirmeye başlamıştı. Büyük bir kompartıman da vazife taksimi başlamıştı. Bizi yemek kartlarını damgalamakla vazifelendirdiler. Hemen bize birer zımba teslim ettiler. Saat altıyı geçiyordu. Güverteden İzmir i seyrediyorduk. Güneşte sanki İzmir e inmiş güzelliklerini İzmir in güzelliklerine katmış gibi görünüyor. İzmirliler akşam seyrine çıkmaya başlamıştı. Atatürk heykelinin yanına gelince sanki o tarih yaratan büyük adam milletine bundan evvelki düşmanı denize döktüğü denizi değil de milletinin bağrından kopan ve herbirisi icab ederse kendisi gibi tarih yaratacak kendi öz torunlarını gösteriyordu.Şu sırada bizde onun ırkından olduğumuzla iftihar ediyorduk.Evet bu gün denizler aşırı memelekete gidiyorduk. Niye , Ne için gidiyorduk?Bunun sırrını keşfedemeyen arkadaşlar pek çoktu.”

09 Haziran 1954
Halil ALKAN

Bu satırları babamın günlüğünde okuduğum da çok merak etmiştim başka bir milletin bayrağı selamlattırılarak dünyanın öbür ucuna bu ülkenin çocukları neden gönderilmişti.Kore denilince benim gözümün önüne ikinci dünya savaşını anlatan Amerikan filmlerinde gördüğümüz türden birkaç eşya geliveriyordu. Annemin “Baban Kore den getirmiş.” diye izah ettiği birkaç eldiven asker çantası falan. Birde içerisinde çekik gözlü insanlarla çektirilmiş asker fotoğraflarının değişik mimari yapıya sahip evlerin resimlerinin olduğu bir albüm. Ve babamın masal niyetine dinlediğimiz anıları. Oysa İnternet te Kore savaşı ile ilgili herhangi bir siteyi açtığınızda savaşla ilgili bilgilerin yanında hala kayıp yakınlarını arayan insanlara rastlayabiliyorsunuz. Kore savaşına dair fotoğraflarını anılarını paylaşan ve başkalarının da paylaşmasını isteyen pek çok kimse var. Bu sitelerde gördüm ki meğer sadece benim babam değil Kore ye her giden oraları anlatırmış. Hepsi dağları ,denizleri ,ormanları anlatmışlar . Anadolu nun bağrından kopup dünyanın öbür ucuna barış götüren askerlerimizin hepsi tamamen yabancısı oldukları bu ülkenin iklim şartlarından çok etkilenmişler.

“Mesela memleketimize mevsimin de her tarafı kaplayan bir sarılığın ahengini ancak bahçe ve bağlar bozuyor. Halbu ki burada yeşilliği bozan bir renk dahi göremezsiniz. Hele şu içersinde yaşadığımız sonbahar da memleketimiz ne kadar canlıdır. Burada ne bir meyve ağacı ne de kehribarı andıran bir üzüm teveği göremezsiniz.Alabildiğine çam ormanları uzanıyordu sarp kayalarda. Çam ormanlarının rengine bürünmüş siyahtı yeşilliği bozan. Tek bir şey vardı; harb zamanın da dağlara düşen topların yeri. Yeşil bir elmanın üzerin de ki kurt yeniklerini andırıyordu.Hülasa ne muhitin yeşilliği ne de çam ormanlarının kokusu insanı canlandırmıyordu.Ben yeşilliği canımdan çok sevdiğim halde bıkmıştım.Tabiat bu memlekete güzellik değil yeşillik bahşetmişti.Diğer bütün nimetleri ise esirgemişti.Acaba bu topraklarda yaşayan kimseler yeşillikten hoşlanıyor muydu? Bence hayır…”

23 Eylül 1954
Halil ALKAN

Bir tabiat aşığının böyle şeyler yazması sizcede şaşırtıcı değilmi .Sevmemişsin orda yeşili dedim. Öğrendimki savaş zamanı o yeşilliklerin içerisinde keskin nişancılar varmış .Pek çok askerimiz de bunların kurşunları ile şehit olmuşlar.Bu sitelerde dikkat çeken bir başka şey ise birkaç densizin yazdığı ”Kore dekiler şehit mi?, Şimdi Çanakkale dekiler ile bunlar bir tutulurmu?” gibi abuk sabuk sorular.

O askerler ki bilmedikleri bir ülkeye tanımadıkları mazlum bir millete yardım etmek için deniz aşırı ülkelere gittiler. Pek çoğu belki köyünden daha önce hiç çıkmamıştı.centti değerleri kimilerine göre. Ama tıpkı Çanakkale şehitleri gibi komutanları ölmeyi emretmişti onlarada.Asil ve kahramandılar.Gittiler, gördüler, dönmediler.Elbette Allah yolunda şehittiler.Yattıkları yer nur olsun.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
araştırmacı  -  04.07.2010 - 13:48
sema hanım babanızın anılarını daha geniş vermeniz mümkün mü. bu anılar aslında gerçek bilgi ve tarihi olayları yansıtır.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Temmuz 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net